Հարկավոր է համընդհանուր տուժողի՝ հայ հասարակության անունից դատապարտել ամբողջ մի հանցավոր համակարգ

Putin “Türk ruleti” mi oynuyor!

GÜRCÜSTANIN BAŞ NAZİRİ BAKI İLƏ İRƏVAN ARASINDA NECƏ “BALANS” YARATDI?

CIA’in Suriye’deki Operasyonları-2: CIA’in Suriye Faaliyetlerini

İsrail Hayfa limanını Çin’e açtı ABD’yi kızdırdı Rusya S300leri Suriye’de konuşlandırdı!

Gündem 28 Eylül 2018
384

2016’da İngiltere başbakanlık koltuğuna oturduğunda Pekin’e ilk resmi ziyarette bulunan Theresa May’in Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’e “Kurduğumuz, küresel stratejik ortaklığı daha ileriye taşımak istiyoruz” sözleri aynı zamanda Birleşik Krallık ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin gizli ikili askeri anlaşmalarının ilanıydı. Bir Kuşak Bir Yol-One Belt One Road-OBOR” projesinin satır aralarına gizlenen bu ortaklık, Çin’in dünyanın diğer bölgelerindeki yatırımlarının önünü açıyor. Bu zaviyeden bakıldığında “Çin diye yazılır İngiltere diye okunur” ifadesi abartıya kaçmaz. Rusya da bunun farkında.

İsrail Çin yakınlaşması neredeyse altmış yıllık süreci kapsıyor. İsrail’in Çin’e 1970-1992 yılları arasında 3-4 milyar dolar tutarında askeri malzeme, silah ve teknoloji sattığı biliniyor. Günümüzde de bu durum farklı değil! Çin, İsrail için; büyüyen çevre teknolojileri pazarı konumunda. Çin teknolojik devrimini ve büyümesini İsrail’e borçlu. Bu nedenle Pekin yönetimi; Asya’nın bölgesel gücüyken küresel aktöre dönüşümlerini sağlayan İsrail’e müteşekkir. Nasıl müteşekkir olmasın? Eğer bugün Çin dünyanın jandarması ABD’ye askerî ve ekonomik açıdan meydan okuyabilecek kapasiteye ulaştıysa savunma sanayiinde, başta orta ve uzun menzilli füze sistemleri olmak üzere pek çok İsrail savunma teknolojisinin Çin’e satılmış olmasının payı büyük. Küresel güç olma yönündeki en iddialı atılımı ve 60’tan fazla ülkeyi kapsayan Tek Kuşak Tek Yol projesinde, İsrail’i de unutmadı. Çin’in İsrail ısrarını Yahudilerin kara kaşı kara gözünün hatırına sanmayın. İki ülke ilişkilerinin temel parametreleriden birisi de Çin’in Doğu Türkistan’da ve sınırının bulunduğu komşu ülkelerde her geçen gün tırmandırılan İslami radikalizmden duyduğu endişe. Nitekim Çin’in bu korkusunu; Washington Report on Middle East Affairs; Çin-İsrail ittifakının temelinde Çin’in “İslami radikalizmi nötralize etme” çabasının yattığı, Pekin’in Doğu Türkistan’daki 20 milyonu aşkın Müslüman nüfustan son derece rahatsız olduğu şeklinde gündeme taşımıştı.

İsrail ABD’yi ve Rusya’yı kızdıracak yeni adım attı. Çinli şirketlerin, İsrail’in en büyük limanı Hayfa Limanı’nı devralması, Aşdod kentinde yeni bir liman inşa etmek için açılan ihaleyi kazanması; uzun yıllardır Ortadoğu’ya demir atan ABD donanmasının, stratejik limanı kullanmaktan vazgeçmesi anlamına gelebilir. İsrail nükleer denizaltılarının da bulunduğu askeri deniz üssüne çok yakın konumdaki Hayfa limanının Çinli SIPG şirketince işletilecek olmasının, Akdeniz’de faaliyet gösteren ABD 6. Filosu tarafından bir tehdit olarak algılanmasına yol açabileceği yüksek ihtimal. ABD ve İsrail orduları arasındaki işbirliğine de ciddi darbe vurması muhtemel bu gelişme sadece Amerika’yı rahatsız etmiyor. Rusya’da bu konuda endişeli. Rusya hava kuvvetlerine ait, Il-20 model Rus askeri uçağının İsrail uçaklarının neden olduğu kargaşa sırasında düşürülmesi ve onbeş tecrübeli personelin hayatını kaybetmesi Rusların tedirginliğini köpürttü. Putin hıncını almak istercesine Rus askeri yetkilerle toplantı yaptı ve tekrarında İsraillilere musemaha gösterilmeceğini açıkladı. En önemlisi, Rusya’nın Suriye’ye S-300 hava savunma füze sistemlerini yerleştirileceğinin ilan edilmesiydi. Rusya İsrail’in limanlarını Çin şirketlerine teslim etmesinden hoşnut değil, çünkü Çin demek İngiltere demek. Çin; enerji ithalatını çeşitlendirmede oldukça başarılı. Enerji temininde kara ve deniz yollarını iyi kullanıyor. Milyarlarca dolarlık yatırımın eski dünyanın altyapı ve ticaret hatlarını yeniden oluşturmak için harcandığı bu projenin, bir jeostratejik hedefi olup olmadığı konusu ise özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin küresel platformlardan çekilme politikası neticesinde daha da tartışılır hale geldi. Uzun lafın kısası Ortadoğu’da işler karıştı. Gel de şimdi Erkin Koray’ın unutulmaz bestesi “Oooff aşk yüzünden/
Arap saçına döndüm/
Çöz beni arap saçı/
Çivi çiviyi söker/
Budur bunun ilacı/
Budur bunun ilacı”nı hatırlama!

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39

Yorumlar