Temmuz’da S-400’ler Geliyor

BREXIT EUROSKEPTİKLERİ YILDIRABİLİR Mİ?

Mısır Suriye İhvan hareketi ne için oluştu

Şu an Türkiye ve İran ile diyalog zor ve faydasız

İran’ın Suriye’deki yeni oyunundan önce

İran 11 Haziran 2019
63

İran ile ilgili bilgi ve hareketlerin çoğu; Suriye’den çekilmeyi ve Irak-İran savaşında olduğu gibi zehri yudumlamayı kabul edeceğini vurguluyor. Bunun gerçekleşmesi ise kendisini mümkün kılacak, İran’ın gurur ve kibrine uygun ve mollalar rejiminin onurunu az da olsa korumaya özen göstereceği kesin olan ABD’nin kabul edeceği bir mekanizmaya bağlıdır. Nitekim son zamanlarda,Tahran ile müzakere için ön koşullara gerek olmadığı ve Washington’un rejimi değiştirmeye çalışmadığı yönündeki açıklamalar başta olmak üzere ABD yönetimi tarafından yapılan açıklamalarda İran’a karşı söylem ve tutumda bir yumuşama görülmektedir.

İlk adımları Fatimiyyun Tugayı’nın çekilmesi ile başlayan İran’ın Suriye’den çekilmesi, kelimenin tam anlamıyla bir geri çekilme değil varlığının ve kontrolünün özüne dokunmayan ve bu ikisinin fiili olarak varlığını sürdüreceği formalite bir çekilme olacaktır. ABD ve İsrail’in de aralarında bulunduğu uzak ve yakın bütün ülkeler İran’ın Suriye’deki varlığını ve kontrolünün sürdüğünü hissedecektir. Çünkü bu, İran’ın İsrail’in talebiyle Rusya’nın gözetiminde Golan’daki ateşkes hattından 80-100 km geriye çekilmesine benzeyen bir çekilme olacaktır. Bu kısmi geri çekilmenin ardından İran’ın bölgedeki varlığı çözülmüştü

İran’ın Suriye’den muhtemel çekilmesi her ne kadar uzak vadede yaşanabilecek çatışmalardan az da olsa kaçınma amacını taşısa da ABD-İsrail taleplerine karşılık olarak gerçekleşmemektedir. Bilakis amacı; İsrail’in İran’ın Suriye topraklarındaki mevzilerini hedef alan saldırılarını durdurmak, İsrail-İran arasında yaşanabilecek ve Tahran’ın istemediği bir hesaplaşma ya da askeri çatışmayı engellemektir. Aynı şekilde İran’ın Suriye’den çekilmesinin arkasında yatan önemli bir başka neden de İran’ın Suriye’deki varlığının engel olduğu Esed rejiminin bölgesel ve küresel çevresi ile ilişkilerini yeniden normalleştirme çabalarını desteklemektir.

Geri çekilme fiili olarak İran’ı destekleyen bazı askeri birliklerin ve milis güçlerin çeklimesinden ibaret olacak. Varlığını sürdürebilmek için gerekli askeri-güvenlik gücü temsil edecek olan geri kalan güçler, Esed ordusunun bir parçası haline gelecek. Bu güçler; Esed rejimi içerisinde İran’ın en önde gelen adamı olan Mahir Esed’in yönetimi altında olan Cumhuriyet Muhafızları içerisindeki 4. Tümen gibi güvenli ve orduya ait üslere yerleştirilecek. Ek olarak; bir grup İranlı askeri ve güvenlik uzmanı da Suriye’de kalabilir ki bu hiç kimsenin üzerinde durmadığı bir meseledir. Suriye’de kalacak birliklerden ya da uzmanlardan oluşan bu askeri gruplar; Suriye’deki gelişmeleri takip eden, analiz eden ve buna göre planlar hazırlayan, Tahran’ın taktiklerini yöneten, gerektiğinde Suriye’de onun adına savaşan bir operasyon odası gibi hareket edecek.

Bu grup; Suriye rejiminin tepe noktasından başlayıp rejimin kontrolü altındaki bölgelerde rejime ve topluma ait bütün siyasi, askeri, güvenlik ve ekonomik kurum ve yapılara kadar genişleyen hiyerarşik bir yapı tarafından desteklenecek. Nitekim İran da Esed rejimi ile 40 yıla uzanan ilişkilerinde bunun için çalışmış ve 2011 devriminden sonra ise geniş ve doğrudan müdahaleleri ile buna daha çok odaklanmıştır. Bunun sonucunda; liderler arasında kendisine bağlı kişiler, doğrudan kendi emri altında çalışan askeri ve güvenlik kurumlar ve yapılar elde etti. İş adamlarından, sosyal ve dini şahsiyetlere rejimin seçkinlerini kontrol etmeyi başardı.

Rejimin kontrolü altındaki bölgelerde ekonomik, insan ve kültürel varlığını; arazi ve emlak satın alarak, şirketler kurarak, yatırımlar elde ederek, Fars Şiiliği propagandası yapmak için dini ve kültürel kurumlar açarak, Şii grup üzerindeki kontrolünü arttırarak, ülkede ve özellikle de Şam kırsalı ve Deyrizor’da yoğun bir Şiileştirme kampanyası yürütürekpekiştirdi. İran’ın diğer gruplar ile ilişkilerini güçlendirerek, Lübnanlı Hizbullah örgütünün Suriyeli ikizini yaratma çabasıyla kurulan Suriye Hizbullah’ı başta olmak üzere son yıllarda milisçi bir siyasi yapı geliştirerek nüfuzunu güçlendirdi.

İran’ın Suriye’den şekli olarak çekilmesi, mollalar rejiminin 1979’daki doğuşundan bu yana farklı bölümlerini hayata geçirdiği yeni bir oyundur. Humeyni’nin liderliğinde mollalar rejimi, Şah Muhammed Rıza Pehlevi rejiminin temsil ettiği baskı rejiminin alternatifi vaadiyle İran halkını kandırdı. Şah rejiminden zalim ve baskıcı bir rejim kurdu. Üstelik ondan daha çok aşırılıkçı ve fanatik oldu. Halkın Mücahitleri vb. gibi devrim ortaklarını kandırıp onları yönetimden uzaklaştırdı ve tasfiye etmeye çalıştı. İran-Kontra skandalı ve İsrail’in Suriye’deki güçlerini ve üslerini hedef alan bütün saldırılara karşı sessiz kalması ile İsrail’le ilişkisi ortaya çıkmadan önce Arap komşularını kardeşlik ve onları koruma, İsrail saldırılarına karşı destekleme, Filistin meselesinde yardım etme yalanları ile aldattı. Müslüman kardeşlerini kardeşlik ve eşitlik sloganları ile kandırdı. Pratikte ise bunun yerine sonuçları Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen’deki yıkımda açıkça görülen silahlı müdahaleler ile onlara devrimini ihraç etmeye çalıştı.

İran’ın dünyaya oynadığı oyunun en açık örneği; “Devrim Rehberi” Ali Hamaney’in nükleer silah hakkındaki fetvasıdır. Hamaney bu fetvasında şöyle der:”Bu silahların kullanımı haramdır ve insanlığı bu büyük beladan koruma çabası herkesin sorumluluğu ve görevidir”. Bu fetva, sahibinin yönettiği İran rejiminin nükleer güç elde etme yolunda hızlı adımlarla ilerlediği bir zamanda yayımlandı. Kamuoyunu yanıltmak, nükleer programı ile ilgili İran’la müzakereler yürüten uluslararası güçleri etkilemek için kullanıldı.

İran’ın Suriye’den muhtemel çekilmesi meselesinde bu kandırma siyasetinin bir kez daha tekrarlanmaması için buna karşı dikkatli olma ve gereken önlemleri alma, İran’ın Suriye’den şekli olarak değil gerçekten çekildiğinden emin olmak uluslararası toplum, İran ile müzakereleri yönetecek ülkeler ve İran’ın bölgesel komşularının sorumluluğudur.
Fayez Sara
Suriyeli gazeteci-yazar

Şarkulavsad

Yorumlar