Milli Hərəkatçılar Birliyi öz varlığını elan etdi

Türkmenler referandumda evet diyebilir Haşdi Şabi Kerkük’e saldırabilir!

Armenia Sets Conditions For Renewed Talks With Azerbaijan

Hasan Oktay: Çin 5 e bölünmeli

İRAN’IN DAĞLIK KARABAĞ SORUNUNA YAKLAŞIMI VE KARŞI KARŞIYA KALDIĞI İKİLEMLER

Gündem 2 Ekim 2020
289

27 Eylül 2020 tarihinde Ermenistan ile Azerbaycan arasında sıcak çatışmalar yeniden başlamış, akabinde Azerbaycan, meşru müdafaa hakkı çerçevesinde, Ermenistan tarafından on yıllardır işgal altında tutulan topraklarının bir kısmını ele geçirmiştir. Böylece Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki gerilim yeniden tırmanmıştır. Bilindiği üzere Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki gerilimin en büyük sebebini Dağlık Karabağ sorunu oluşturmaktadır. Bu sorun aslında SSCB döneminden kalma bir mirastır. 1922 yılında Ermenistan ve Azerbaycan SSCB’ye katılmak durumunda kalmış, Dağlık Karabağ da 1923 yılında Azerbaycan Cumhuriyeti’ne bağlı özerk bir bölge statüsü kazanmıştır. Ancak bu durumu Ermenistan hiçbir zaman kabul etmemiştir. Bu mesele 1980’lere kadar hasır altı edilebilmiş olsa da SSCB’nin zayıflamaya başladığı 1980’li yıllarda Dağlık Karabağ bölgesi Azerbaycan ile Ermenistan arasında önemli bir anlaşmazlık noktası haline gelmiştir. Nitekim 1987 yılında Ermeni çeteleri Dağlık Karabağ’daki Azeri nüfusa karşı saldırılar düzenlemeye başlamıştır. İlerleyen süreçte kriz giderek tırmanırken Ermenistan, Dağlık Karabağ nüfusunun çoğunluğunun Ermenilerden oluştuğunu ileri sürerek bu bölgeyi topraklarına katma yönünde girişimlerini hızlandırmıştır. SSCB’nin dağılmasının ardından çatışmalar yoğunluk kazanırken Moskova’nın da desteğini alan Ermenistan güçleri Azerbaycan güçlerine üstünlük sağlamış ve neticede Azerbaycan topraklarının yaklaşık beşte birine tekabül eden Dağlık Karabağ bölgesini ve çevresini işgal etmiştir. Ancak uluslararası hukuka da aykırı olan bu işgal Azerbaycan tarafından hiçbir zaman kabul edilmemiştir. Öte taraftan başta Minsk grubunun çalışmaları olmak üzere pek çok diplomatik girişim Dağlık Karabağ sorununa çözüm bulmaktan uzak bir görünüm sergilemiştir.
İran’ın Dağlık Karabağ sorununa yönelik dış politikası ise basit gibi görünse de aslında oldukça karmaşıktır. Bu anlamda İran’ın Azerbaycan ve Ermenistan ile ilişkilerinde ve Dağlık Karabağ sorununda rol oynayan iki farklı ve birbirleriyle çelişen düzlem bulunmaktadır. Bu düzlemlerden ilki İran’ın devrim ideolojisiyle de örtüşen İslami dayanışma olarak nitelendirilebilecek bir yaklaşımın en azından görünürde sürdürülmesi gerekliliğidir. Azerbaycan halkının çoğunluğunun Şii olması ve bunun yanında İran’daki Azeri Türklerinin Azerbaycan- Ermenistan gerilimine yakın ilgi göstermesi -ki Azeri Türkleri İran’ın pek çok bölgesinde Azerbaycan yanlısı gösteriler düzenlemiştir- İran’ın dış politikada açık bir şekilde Ermenilerden yana tavır almasına engel olmaktadır. Hatta son bir haftadır tırmanan mevcut krizde İranlı devlet adamlarının Azerbaycan ile ilişkilere önem veren ve arabuluculuk öneren

bir söylem benimsemesi ve İran topraklarından Ermenistan’a silah sevkiyatının gerçekleştirildiğine dair iddiaları kesin bir şekilde yalanlaması İran’ın hassas bir dış politika zemininde olduğunu göstermektedir. İranlı devlet adamları her fırsatta Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne saygı duyduklarını ve Azerbaycan ile iyi ilişkiler kurmayı arzuladıklarını deklare etmektedir. Öyle ki İran Rehberi Ali Hamaney’in dört eyalet temsilcisi Dağlık Karabağı’ın Azerbaycan’a ait olduğunu ifade eden bir deklarasyona dahi imza atmıştır. Her ne kadar İranlı devlet adamlarının söylemleri tam olarak İran’ın tutumunu ve dış politikasını yansıtmasa da en azından Dağlık Karabağ sorununda manevra olanaklarının dar bir çerçevede olduğunu göstermektedir.
İran’ın Azerbaycan-Ermenistan gerilimindeki ikinci düzlemini ise jeopolitik meseleler, güç dengeleri ve güvenlik sorunları oluşturmaktadır. Bu ikinci düzlemin anlaşılabilmesi için XIX. yüzyıla kadar gitmek gerekmektedir. XIX. yüzyıl Osmanlı Devleti ile benzer şekilde İran için de çözülme yüzyılı olup özellikle Rusya’nın kuzeyden saldırıları İran için büyük kayıpları beraberinde getirmiştir. Nitekim Rusya ile İran arasında imzalanan 1813 tarihli Gülistan Antlaşması ile İran, Kuzey Azerbaycan denilen bölgeyi Rusya’ya kaybetmiş, böylece Azerbaycan ikiye bölünmüştür. 1828 yılında Rusya ile İran arasında imzalanan Türkmençay Antlaşması ile de Rusya Kuzey Azerbaycan bölgesindeki topraklarını genişletmiştir. Böylece Kuzey Azerbaycan bölgesi Rus topraklarının bir parçası haline gelmiş ve bu durum, birkaç istisnai dönem haricinde, 1991 yılında Azerbaycan’ın bağımsız olmasına kadar sürmüştür. Azerbaycan’ın bağımsız olması İran’ın Rusya’ya karşı kaybettiği toprakların travmatik anılarını yeniden canlandırmıştır. Dahası İran yönetimi kendi içerisinde yer alan Azerbaycan Türklerinin (İran’daki Türk nüfusunun ne kadar oldukça tartışmalı bir konu olmakla birlikte bu nüfusun yaklaşık olarak İran nüfusunun %30’unu oluşturduğu söylenebilir) yani Güney Azerbaycan’ın, kuzeydeki Azerbaycan ile birleşmeye çalışmasından endişelenmiştir. Nitekim, Güney Azerbaycan topraklarında 1945’de kurulan Azerbaycan Milli Hükümeti İran’ın kaygılarının temel gerekçesini oluşturmaktadır. 1946 yılına kadar Güney Azerbaycan’da Rusların da destek vermesiyle hakimiyet kuran Azerbaycan Milli Hükümeti ABD’nin İran’a açık desteği ve SSCB’nin geri adım atması neticesinde sona ermiştir. Ancak bu olay İran’ın Azerbaycan’a yönelik güvenlik kaygılarında önemli bir yere sahiptir. Dahası 1992 yılında Azerbaycan’ın başına geçen Ebulfeyz Elçibey’in Güney Azerbaycan ile Kuzey Azerbaycan’ı birleştirme ideallerinin olması ve Güney Azerbaycan’a yakın bir ilgi göstermesi İran’ın güvenlik algılarını daha da hassas hale getirmiştir. Günümüze kadar gelen süreçte de İran, Azerbaycan’dan her zaman kuşku duymuş ve bu sebeple de güçlü bir Azerbaycan devletinin

bölgedeki dengeleri bozacağı varsayımından hareketle Ermenistan yanlısı sayılabilecek bir dış politika izlemeyi tercih etmiştir. Ayrıca İran’ın Rusya ile stratejik olarak yakın olma gerekliliği Ermenistan meselesine yönelik politikalarını da Azerbaycan aleyhine olarak etkilemiştir. Zira Moskova, Dağlık Karabağ sorununda Ermenistan’ın en büyük destekçilerinden biridir.
İran’ın Dağlık Karabağ sorunu ve Azerbaycan-Ermenistan gerilimi ile alakalı olarak yürüttüğü dış politikada pek çok farklı boyut bulunmaktadır. Bunlar arasında devrim ideolojisi, İran için önemli bir dış politika enstrümanı olan İslami dayanışma söylemi ve İran topraklarında önemli sayıda Azerbaycan Türkünün bulunması, İran’ın açık bir şekilde Azerbaycan karşıtı bir konum almasını engelleyen faktörlerken; etnik ve jeopolitik kaygılar, güvenlik sorunları ve Rusya’yla stratejik iş birliği İran’ın Ermenistan’a daha yakın bir konum almasının gerekçelerini oluşturmaktadır. İran Dağlık Karabağ sorununu çözmüş ve önemli bir güç olabilecek bir Azerbaycan’dansa Ermenistan ile gerilimi devam eden ve bölgede etkinlik kurmaktan uzak olacak bir Azerbaycan’ı tercih etmektedir. Ancak bu tercihin İran için önemli maliyetlerinin olacağının da bilinmesi gerekmektedir. Her şeyden önce Dağlık Karabağ sorunun devam etmesi Azerbaycan ve İran’daki Azerbaycan Türklerinde milliyetçi duyguların canlı kalmasına yol açacaktır. Bu durum aslında İran’ın tam da korktuğu şeydir. Bu anlamda Dağlık Karabağ sorununun devam etmesi İran için çok da pragmatik olmayabilir. Ayrıca İran’ın Azerbaycan ile yapıcı ilişkiler kurması bölgedeki tansiyonun düşmesi ve istikrarsızlıkların giderilmesi açısından da önemli bir adım olacaktır. Bu durum zaten halihazırda derin bir ekonomik krizde olan İran için önemli fırsatlar da sunacaktır. Öte taraftan Azerbaycan’ın da İran’ın kaygılarını dikkate alan ve onları gideren bir dış politika izlemesi gerekmektedir. Zira Azerbaycan’ın uluslararası hukuk tarafından da haklı olduğu Dağlık Karabağ sorununda komşu ülkelerden alacağı her türlü destek sorunun çözülmesine katkı sağlayacaktır.
Hazırlayan: Murat CİNGÖZ, Akdeniz Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Doktor Adayı, Adana ATÜ Ar. Gör.

YARARLANILAN KAYNAKLAR
Al Jazeera, Iran reassures Azerbaijan, slams ‘rumours’ of arms to Armenia,
https://www.aljazeera.com/news/2020/9/30/iran-says-recognises-azerbaijan-territorial- integrity
Abdolsalam Salimi Poor ve Mustafa Melih Ahıshalı, İranlı uzmanlar Tahran’ın Dağlık Karabağ sorununa yaklaşımını eleştirdi, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/iranli-uzmanlar-tahranin- daglik-karabag-sorununa-yaklasimini-elestirdi/1917236
Brenda Shaffer, “The Islamic Republic of Iran’s Policy Toward the Nagorno-Karabakh Conflict”, The International Politics of the Armenian-Azerbaijani Conflict. Palgrave Macmillan, New York, 2017. 107-124.
BBC Persian, Nemayendegani Ayetullah Ali Hamaneyi der Çahar Estan:Garebağ Mütealag be Cumhur-i Azerbaycan Est, https://www.bbc.com/persian/iran-54342771
BBC News, Ebulfez Elçibey: Karabağ’ı geri almak isteyen, Rusya ve İran’la yıldızı barışmayan Türkiye sevdalısı Azeri lider, https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-53873112
BBC News, Dağlık Karabağ neden önemli, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki sorun ne zaman ve nasıl başladı?, https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-54330024
Fardin Bayandor, İran Karabağ savaşında Ermenistan’ı destekledi mi?,

İran Karabağ savaşında Ermenistan’ı destekledi Mi

Hakkı Uygur, Dağlık Karabağ İşgali ve İran’ın Yaklaşımı, https://iramcenter.org/daglik- karabag-isgali-ve-iranin-yaklasimi/
Sadık Sarısaman, “Güney Azerbaycan’da Kurulan Azerbaycan Milli Hükümeti ve Türk Kamuoyu”, Karadeniz İncelemeleri Dergisi, S.13, C.25, 2018, 163-184.

Yorumlar