Ankara Berlin yakınlaşması Alman istihbaratını nasıl vurdu?

Liberman Ermənistana niyə getmədi?

Moskova İsrail’e nasıl karşılık verecek

Министерство Нефти Ирана бросил вызов Американским санкциям

İran’ı Sovyetler Birliği’nin Akıbeti Mi Bekliyor?

Gündem, İran, Rusya 1 Nisan 2018
155


Çok kültürlülük ve çok etniklilik tarih boyunca başat devlet formlarından bir tanesi olarak kendisini göstermiş, ulus-devlet yapılarının güçlenmeye başladığı 17. Ve 18. Yüzyıllarda yerini homojen ulus anlayışına bırakmaya başlamıştır. 20. y.y.’ın başlarına kadar etkili olan bu anlayış 1917 Ekim Devrimi ile birlikte, enternasyonalist bir ideolojik temele sahip olan Sovyetler Birliği’nin kuruluşuyla ve Balkanlarda Yugoslavya ile birlikte yeniden çok kültürlülük ve çok etniklilik dünya çapında bir örneklik olarak kendisine yer bulmuştur.
Bugün itibariyle, Sovyetler Birliği’nin ve Yugoslavya’nın çöküşünün ardından çok kültürlü ve çok etikli devlet formunun son örneklerinden bir tanesi İran’dır. İran, tarihsel bağlamda taşıdığı coğrafi anlam ve değer ile çok farklı etnik grubun ve kültürün yaşam alanı niteliğinde olmuştur. Günümüzde bu nitelik İran İslam Cumhuriyeti’nin yönetimi altında sürdürülmektedir. İran İslam Cumhuriyeti’nin ilanından önce Fars ırkçılığını esas alan bir yönetim anlayışına sahip olan Pehlevi iktidarı boyunca bu çok etnikli ve çok kültürlü yapı Fars kimliğinde eritilmeye çalışılsa da başarılı olunamamıştır. İslam Devrimi’nin ardından, tüm etnik gruplara eşit haklar ve yaklaşım beklentisi hakim olmuşken İslam Cumhuriyeti yönetimi Pehlevi iktidarına benzer biçimde etnik grupları Şii-Farsizm ve İrancılık kimlikleri temelinde asimile etme arzusunu taşımıştır.
Bu bağlamda, İslam Devrimi’nin hemen ardından başta Kürtler, Beluçlar, Türkler ve Araplar olmak üzere pek çok etnik grup yeni rejimin asimilasyonist politikalarına karşı tepkilerini ortaya koymuşlardır. Özellikle, din adamları ve medyada kullanılan söylemlerde etnik gruplara yönelik hakaretler ve resmi söylemde etnik grupların inkarına varan görüşler etnik grupları tahrik etmiş ve tepkiye sevk etmiştir. Bunun güncel örneği İran’ın Huzistan bölgesinde Ahvaz şehrinde yaşanan olaylardır. Nüfusunu Arap etnisitesinin oluşturduğu Ahvaz’da, İran devlet kanallarından bir tanesinde Arapları yok sayan ve dışlayan bir yayına tepki olarak başlayan kitlesel protesto hareketi silahlı çatışma boyutuna evrilmiş durumdadır.
İran’da, etnik gruplar bağlamında yaşanan gerilimler ve tepkiler Sovyetler Birliği’nin son dönemlerinde yaşananları akla getirmektedir. Ekonomik açıdan son derece ciddi olumsuzlukların yaşandığı, toplumsal özgürlükler bağlamında halkın önemli taleplerinin rejimin baskısına rağmen ifade edilmeye başlandığı İran’da, defalarca inkara ve hakarete maruz kalan etnik grupların tepkilerini yükseltmeleri olasılık dahilindedir. Arap, Beluç ve Kürt hareketlerinin silahlı niteliği, Türk hareketinin ise entelektüel ve kitleselleşme yeteneği ve karakteri İran’da yakın dönemde etnik gerilimin artışını gündeme getirebilecektir. Bu noktada, İran rejimi bu durumu kontrol altına alabilmek adına etnik gruplar arasında gerilim potansiyelleri yaratmayı hedefleyebilecektir. Bu şekilde, etnik gruplar tarafından ortak hedef olarak belirlenen Şii-Farsist baskı rejimi başat hedef olmaktan çıkacak ve etnik grupların enerjileri birbirleri arasındaki çatışmalara yöneltilmeye çalışılacaktır. İkinci olarak ise İran rejimi bu süreçte etnik gruplar içerisinde mezhebi veya ideolojik taassuba sahip kesim ve gruplar ile bu hareketleri pasifize etmeye çalışacaktır.
21.y.y.’ın son çok etnikli ve çok kültürlü yapılarından bir tanesi olma olasılığı ile karşı karşıya olan İran, yaşadığı ekonomik ve toplumsal sorunların şokunu atlatamadan etnik hareketlerle de karşı karşıya kalmış durumdadır. İran rejiminin bu süreçte ortaya koyacağı hamleler, rejimin dönüşümü, siyasal eğilimler arasındaki uzlaşma veya gerilimler bu sürecin akıbetini belirleyecek; bunun sonucunda İran 21. y.y.’da Sovyetler Birliği örneğini yaşayabilecek veya kapsamlı bir dönüşüm ve değişim sürecinden geçerek varlığını devam ettirebilecektir.
Çağatay BALCI
Karim Asgari
Kafkassam İran Masası

Yorumlar