“Hadisə Rusiya-Türkiyə əlaqələrini daha da gücləndirəcək” – SORĞU

Biz kendimizi yaktık, siz yanmayın

Çin’in dış politikası: Kapasiteni fazla aşikar etme

Kirli oyundaki derin tuzak

İran’daki genel seçimlere ‘boykot’ darbesi

Gürcistan, İran 18 Şubat 2020
30

İranlıların büyük bir bölümü arasında, ekonomik yaptırımlar, siyasi kargaşa ve askeri çatışma olasılıklarının gölgesinde bu hafta yapılacak genel seçimlere yönelik boykot ve kayıtsızlık durumu söz konusu.

AFP’nin aktardığına göre Tahranlıların bir kısmı, ülkede yaşam standardını yükseltmek için verdikleri sözleri yerine getiremeyen politikacılardan memnun değil.

62 yaşındaki Bari, “Kesinlikle oy kullanmayacağız!” diyerek tepkisini dile getirirken, kızı da politikacılara olan güvenini kaybettiğini ve Cuma günü sandık başına gitmeyi düşünmediğini vurguladı. Bugün mevcut durumun İran’da yaşayan herkes için zor olduğunu belirten Bari, “Bıktık. Gidişattan memnun olmadığımızı göstermek için mesaj vermek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, 2017 yılında yeniden seçildiğinde daha fazla sosyal ve bireysel özgürlük vaadinde bulunurken İranlıların Batı ile işbirliğinin meyvelerini toplayabileceklerine dair güvence verdi. Ancak İranlıların çoğu, 2018 yılında ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesi ve İran’a yeniden yaptırımlar uygulamasıyla kötüleşen ekonomi yüzünden hayatlarının olumsuz etkilendiğine inanıyor. Ayrıca ABD Başkanı Donald Trump’ın ‘azami baskı’ politikasının durumu daha da kötüleştirdiğini düşünüyorlar.

Bari kızı Keyana ile birlikte zenginliğin ve fakirliğin uç noktalarda yaşandığı Tahran’ın en iyi mahallelerinden biri olan Tecriş’de yürüyordu. Sokaklarda bir yandan güneş gözlüklü, şık giyimli kadınlar spor arabalarını sürerken bir yandan da esnaf satış yapıyordu.

Siyah saçları örtüsünün altında uçuşan Keyana, “İş yok, gelecek yok” ifadelerini kullanırken artık yetkililere güvenmediğini ve hayal kırıklığına uğradığını belirtti.

Geçtiğimiz ay Ukrayna uçağının İran Silahlı Kuvvetleri tarafından düşürülmesini inkar eden İranlı yetkililer, uluslararası baskının ardından bu durumu kabul etmek zorunda kaldı. Bu olay sonucunda İranlıların yetkililere olan güvenini sarsıldı.

Çinilerle süslü Tahran Kapalı Çarşısı’nın girişi, taştan kubbeler altında yüzlerce sokak ve dükkandan oluşan bir labirent şeklindeki tarihi pazara açılıyor.

Alışverişe gelenler kalabalıklar halinde çarşıya akın ederken, bakır eşyalar, nevresimler, halılar ve giysiler arasından beğendiklerini alıyorlar. Çarşının girişinde duran ve iki yıldır işsiz olan 38 yaşındaki Emir Muhteşem, seçimlere katılımı onaylanan adaylar arasında belirli bir vizyonun olmamasından duyduğu endişeleri dile getirerek, “Adayların hiçbirinin herhangi bir planı varmış gibi görünmüyor. Ne muhafazakârlar ne de reformistler artık güvenilir değiller. Onlar için önemli olan tek şey oy almak. Seçimlerin hiçbir faydası yok” diye konuştu.

Muhteşem’in yakınlarındaki bir halı satıcısı da onunla benzer düşüncelerini ifade etti. 30 yaşındaki Mahmud adlı halı satıcısı, “Ruhani’ye oy verdiğimizde hayallerimiz vardı. Ama hiç biri gerçekleşmedi” şeklinde konuştu. Yetkilileri ‘yalan söylemekle’ suçlayan Mahmud, “İnsanlar huzursuzlar. Karar vericiler yoksa neden oy kullanayım ki? Verdiğimiz oyların meşruiyeti olmadıkça oy kullanmayacağız” ifadelerini kullandı.

Tüm bu rahatsızlıklara rağmen muhafazakar kişiler, seçimlerde oy kullanmayı düşündüklerini belirtti.

Çarşıdaki bir dükkanda çalışan 55 yaşındaki Hasan Gül, “Kesinlikle oy kullanacağım, ama kime oy vereceğime henüz karar vermedim. Tüm milletvekillerimiz ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor. Ama kimse ne kadar başarılı olabileceğini bilmiyor” şeklinde konuştu. Ayrıca genel seçimler sonucu seçilecek milletvekillerinin ‘gençlerin sorunlarını çözmek için’ çalışacaklarını umduğunu belirtti.

Tahran’ın güneyindeki en fakir mahallelerden biri olan Nazi Abad’da ise geleneksel çarşaf giyen bir ev kadını, oy verme görevini yerine getireceğini söyledi. Dini açıdan oy kullanmanın önemli olduğunu söyleyen kadın, “Özellikle ülkemizin etrafı düşmanlarla sarıldığından oy kullanmak önemlidir. Bizim için hayatta en önemli olan şey güvendir. Güven olduğunda ekonomi de düzelecektir” yorumunda bulundu.

Fakat aynı mahalledeki gençler, bu ay 41’inci kuruluş yıldönümü kutlanan İslam Devrimi’nde özgürlüklerin artırılmasına duydukları özlemi dile getirdi.

Ülkedeki mevcut duruma karşı çıkan 20 yaşındaki Kamran Beluşzade ise yaptığı değerlendirmede, “Seçimler sadece sembolik bir konu haline geldi. Bu sistemi desteklemiyorum ve oy vermeyeceğim” dedi. Hava sıcaklığının sıfırın altında olduğu bir günde titreyerek açıklama yapan Beluşzade, “Daha 25 yaşına gelmeden kendimi umutsuz ve zayıf hissediyorum” diye konuştu. Genç adam, masraflarını karşılayamayacağı için bir yuva kuramamaktan ve anne-babasına bakamamaktan duyduğu endişeyi de sözlerine ekledi.

Elinde askılı elbise kılıfları ve cep telefonu taşıyan moda tasarımcısı Bari Ağazade ise ülkedeki durumdan hükümeti sorumlu tutarak, “Açıkçası oy vermek istemiyorum çünkü bu sorunlarımızı çözmeyecek” ifadelerini kullandı.

Ağazade, “Bu hükümetin ve bu sistemin kadınlarla hiçbir ilgisi yok. Bununla birlikte kişisel özgürlüklerimiz de yok. Seçimleri boykot ederek en azından protestolarımızı ifade edebiliriz” dedi.
Londra-Tahran/Şarku’l Avsat

Yorumlar