Ahvaz saldırısı ve 88. kuruluş yıldönümünde Suudi Arabistan!

Rus uzman: Aliyev ve Nazarbayev SSCB’nin başına geçseydi ülke dağılmazdı

İranı ahvazda kim vurdu ?

İdlib anlaşmasına Amerika təhlükəsi

İRAN’DA REFERANDUM GÜNDEMİ

Gündem, İran 15 Şubat 2018
76

İslam Devrimi’nin 39. Yılını dolduran İran’da devrim yıldönümü kutlamaları süreci, ülkede toplumsal alanda yaşanan gelişmelerin resmi düzeyde yansımalarının gözlemlendiği önemli bir süreç olmuştur. İslam Cumhuriyeti rejiminin en üst makamı olan Rehberlik makamında bulunan Ali Hamaney’in devrimin yıldönümü münasebetiyle yaptığı açıklamalar ve verdiği mesajlar, İran halkının en temel problem olarak tanımladığı ekonomik sorunlara ilişkin değerlendirmeler ve bu sorunların yetkili makamlarca en kısa sürede çözülmesi gerektiği yönünde vurgular içermiştir. Yine ekonomik sorunlar başta olmak üzere, yolsuzluk ve ayrımcılık gibi sorunların da İran rejimini düşmanlarının saldırısına ve halkı manipüle edebilme imkanına elverişli hale getirdiğini ifade eden görüşler de resmi yetkililer ve din adamları tarafından dile getirilmiştir. Bu durum İran rejiminin, toplumsal alanda mevcut olan hoşnutsuzluklara kayıtsız kalmadığını fakat bu hoşnutsuzlukların devrim ve rejim ilkelerinden taviz vermeden ve bu ilkeler çerçevesinde çözümlenmesi yönünde bir tutum geliştirdiğini bir kez daha göstermiştir. Zira devrimin yıldönümü ile ilgili gerçekleştirilen yayınlarda ağırlıklı olarak İran halkının, bugün yaşadığı tüm sorunlara rağmen devrim ilkelerine ve ruhuna bağlı olduğu, İslam Devrimi’nin İran halkının tarihi bir zaferi olduğu ve bu zaferi ilelebet muhafaza edeceği gibi söylemler gözlemlenmiştir.
Buna karşın, devrim öncesi dönemi tecrübe etmemiş olan, küreselleşme sürecinin etkilerini yoğun biçimde hisseden yeni jenerasyon ile devrim öncesi ve devrim sonrası süreci tecrübe ederek rejimin yapısı ve uygulamaları bağlamında eleştirilere sahip olan kitleyi ifade eden reformcular açısından ise devrimin yıldönümü, bu kitleyi temsil eden Cumhurbaşkanı Ruhani’nin referandum açıklaması ile farklı bir anlam kazanmıştır. Devrim yıldönümü kutlamaları sırasında ülkede mevcut ekonomik ve sosyal sorunların çözümü için referandum seçeneğinin değerlendirilebileceğini ifade eden Ruhani, halkın taleplerin belirleyiciliği zemininde bir tavır ortaya koymuştur. Bu durum özellikle rejim taraftarı/muhafazakar toplumsal kesim ve bürokraside ciddi tepkilerin oluşmasına neden olmuş, reformcu kesim ve muhafazakar kesim arasındaki gerilime yeni bir boyut eklemiştir.
Bugün itibariyle Hasan Ruhani, yapmış olduğu referandum açıklaması ile siyasal ve toplumsal gündemi uzun bir süre için temelden etkileyecek olan bir süreci başlatmıştır. Söz konusu süreç ilerleyen günlerde şu gelişmeleri ortaya çıkarabilecektir:
• Ruhani’nin, reformcu kitle tarafından vaatlerini yerine getiremeyen lider söylemi ile hissettiği baskının hafiflemesi ve kitlelerin referandum girişimi için bizatihi harekete geçmesi
• Rejimin ve muhafazakar kanadın bu girişimi sert tepki ile karşılaması ve referandum girişimini rejime yönelik bir tehdit olarak tanımlaması ve sonucunda İran’da siyasal ve toplumsal kriz olasılığı
• Rejimin ve muhafazakar kanadın bu girişimi halkın ekonomik ve sosyal taleplerinin karşılanma arayışı olarak tanımlaması ve yapısal dönüşüm için devrim ve rejim ilkeleri çerçevesinde muhafazakar-reformcu uzlaşmasının ortaya çıkması
İran’da hukuk sosyolojisi açısından değerlendirildiğinde, farklı dünya görüşü ve hassasiyetlere sahip olan kitleler arasındaki zihinsel ayrımın artması ve kanunların bu gerilimden bağışık kalabilmesi mümkün değildir. Bugün mevcut olan toplumsal profil ve anayasa/kanunlar arasındaki uyumsuzluk İran siyasi ve idari sisteminde bir dönüşümün kaçınılmazlığına işaret etmektedir.

Çağatay BALCI/Kafkassam İran Masası Uzmanı

Yorumlar