Temmuz’da S-400’ler Geliyor

BREXIT EUROSKEPTİKLERİ YILDIRABİLİR Mİ?

Mısır Suriye İhvan hareketi ne için oluştu

Şu an Türkiye ve İran ile diyalog zor ve faydasız

İran’a galip gelen Suudi Arabistan

Gündem, İran 9 Haziran 2019
116

İran’ın ekonomik durumunu ortaya koyan raporlarla karşılaştırıldığında Suudi Arabistan’ın büyüme göstergeleri, İran rejimi ile Suudi Arabistan arasında dönen savaşta galip ile mağlup tarafı belirlemede güvenilecek tek göstergedir. Bunun haricindeki diğer bütün göstergeler medyatik tüketim için kullanılan göstergelerden ibarettir.

İran rejimi 40 yıldır Suudi Arabistan’ı liderlikten ve bulunduğu ilk sıradan uzaklaştırmak için savaşmakta, onu zayıflatmaya ve dışlamaya çalışmaktadır. Bunun için de devrimini ihraç etmeyi anayasasının zorunlu bir ilkesi haline getirmiştir. Bu hedefi gerçekleştirmek ve kendisini İslam ümmetinin lideri tayin etmek, teokratik devletinin eski ihtişamını geri getirmek için ülkesinin bütün maddi ve manevi kaynaklarını kullanmış ve görevlendirmiştir. Öyle ki sonunda Suudi Arabistan halkı en parlak ekonomik dönemini yaşarken İran halkı yoksullaştı ve abluka altında kaldı. Bu göstergeler; İran rejimini hayallerinden ışık mesafeleri uzaklaştırmış ve sonuç olarak bu rejimin kazanıp kazanmadığını belirleyen gerçekleri ve şok edici rakamları ortaya çıkarmıştır.

Radyo Farda’nın haberine göre; Dünya Bankası 6 Haziran Perşembe günü yayınladığı Küresel Ekonomik Beklentiler raporunda İran’ı, büyüme oranları sıralamasında alt sıralarda yer alan Nikaragua’dan önce listenin sonlarında bir yere yerleştirdi.

2018 yılının ortalarında Dünya Bankası, İran’ın 2019 yılında 4.1 oranında büyüyeceği tahmininde bulunmuştu. Ama sadece birkaç ay sonra ocak ayında, bu oranı -3.6 şeklinde revize etti. Şimdi ise bu rakamı yüzde -4.5’e düşürdü.

Dünya Bankası bu olumsuz büyüme oranının temel nedenini ise ABD yaptırımlarına ve özellikle de İran’ın petrol ihracatına uygulanan yasaklara bağladı.

İran kalkınma projelerini finanse etmek ve temel malları desteklemek için büyük ölçüde petrol gelirlerine güvenmektedir. (El-Hurra sitesi)

Buna karşılık Dünya Bankası, Suudi Arabistan’ı küresel ekonomi büyümede görülecek yavaşlamanın dışında tuttu. Hatta büyüme oranını yükseltmesi, yatırımları çekmesi, iş ortamını iyileştirmesi ve petrol gelirlerini arttırması için Suudi Arabistan ekonomisinde yüzde 1.7 oranında bir yükseliş yaşanacağı tahmininde bulundu. Küresel Rekabet Edebilirlik raporlarında ise Suudi Arabistan 13 sıra yükselip G-20 ülkeleri arasında 26. sıraya yerleşirken İran, geçen yıla göre gerileyerek 89. sıraya yerleşti.

Suudi Arabistan’da kişi başına düşen gelir ile İran’dakini karşılaştırmaya ise gerek bile yoktur. Yine de latife babında 10.000 Suudi Arabistan Riyali’nin değeri 2600 dolar iken 10.000 İran Riyali’nin değerinin şu anda sadece 10 cent olduğunu bilmemiz yeterlidir. Aynı şekilde sadece bir hatırlatma olarak 1979’da yani devrimden önce 10.000 İran Riyali’nin 150 dolar olduğunu da belirtelim.

Kısaca bütün bunlar bu rejimin; Suudi Arabistan’ı ekonomik olarak zayıflatmak, İslam ve Arap dünyasındaki lider konumundan uzaklaştırmak için hegemonya ve kontrol girişimleri, vekalet savaşları aracılığıyla 40 yıl boyunca yapmaya çalıştıklarının nihai sonucudur.

Bu rakamların dışındaki bütün göstergeleri bir kenara bırakın. Çünkü hepsi, İran’ın araçlar elde etme başarısını ölçen göstergelerdir. Ama bunlar, o araçların hedefe ulaşmada başarılı olduğu anlamına gelmemektedir.

İran’ın elde etmekle övündüğü bütün başarılar gayeler değil daha fazla araçtır. Oysa araç elde etmek ve kazanmak konusunda ne kadar başarılı olsanız da eğer bunlar sizleri gayelerinize yaklaştırmıyorsa kaybetmişsiniz demektir. Zamanla bu araçlar sizin için bir yük ve omuzlarınıza çokmüş bir ağırlık haline gelir. İran kendisine belirli bir hedef saptamıştı. O da Suudi Arabistan’ı zayıflatmak, izole etmek ve konumunu kaybetmesi için gücünü ve ekonomik büyümesini etkilemek. Bunun için kullandığı araçlar ise çeşitli ve farklıydı. Bir tanesi başarısız olduğunda ondan vazgeçip bir başkası ile değiştirmek zorunda kaldı.

İran 40 yıl içerisinde vekillerinden oluşan bir ordu kurdu. Suudi Arabistan’ı çevreleyen her bir noktada ve Suudi Arabistan toprakları içerisinde terör ve yıkımın bütün türlerini yaydı. Suudi Arabistan’ı bunlarla meşgul etmek, sahip olduğu kaynakları bu saldırıları engellemek ve Suudi Arabistan’ın egemenliğini savunmak için tüketmesini sağlamak amacıyla milyarlarca dolar harcadı. Bu, kullandığı birçok araçtan sadece birisiydi. Sonuç; İran halkı yoksullaşıp liderlerine karşı ayaklanırken Suudi Arabistan halkının artan refahı ve liderlerine olan bağlılığı, ekonomik büyümesine işaret eden bu rakamlardır.

İran 40 yıldır Avrupa, Rusya, Çin, eski ABD yönetimi ile stratejik ittifaklar kurmaya çalıştı. Anlaşmalar imzalamaya, diplomatik ve medyatik ağlar örmeye, Suudi Arabistan’ı zayıflatacak ve ona karşı yürüttüğü diplomatik savaşında kendisini koruyacak ve yardımcı olacak araçlardan yararlanmaya çalıştı. Elde ettiği tek şey ise abluka ve ambargoya maruz kalmak oldu.

İran’ın Safevi Şiiliğini yaymak, vicdanları satın almak ve halkların sevgisini elde etmek için kullandığı diğer duygusal yöntemleri, bütün o açıklamaları, Ruhani, Kasımi ya da bizzat Hamaney’in sayıklamalarını bir kenara bırakın çünkü nihai ve asıl sonuç bu rakamlardır.
Sevsen Şair
Şarkulavsad

Yorumlar