Bulgaristan seçimlerinde Türkler HÖH dedi!

ABD destekli PYDsiz el Bab Türkiye için kebap!

Sultan Selimin 40 bin Alevi öldürme yalanı…

Türkmənçay müqaviləsi

İran Savunma Gücü

Gündem, İran 1 Eylül 2019
92

22 Ağustos 2019 tarihinde İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Ulusal Savunma Sanayi Günü milli silah olarak Bavar-373 hava savunma sistemini tanıttı. Ruhani Bavar-373 hava savunma sisteminin Rus yapımı S-300 sisteminden üstün olduğunu S-400 sistemine yakın olduğunu açıklamıştır. Bu açıklamanın arkasından İran Savunma Bakanı Emir Hatemi Bavar-373 hava savunma sisteminin seri üretime geçileceğini ve en kısa süre içerisinde orduya teslim edileceğini ifade etmiştir.
Hatemi daha sonra Bavar-373 hava savunma sisteminin 400-450 kilometreden aynı anda 100 kadar füze ve hava araçlarını tespit ve takip edebileceğini, aynı anda 12 füze ile 6 ayrı hedefi vurabileceğini, “karadan-havaya” olan Sayyad-4 füzelerinin kullanılabileceğini açıklamıştır.
Bavar-373 hava savunma sisteminin seri üretime geçmesiyle birlikte İran’ın dış politikasında ve Ortadoğu’daki askeri ve siyasi konularda ciddi etkileri olacaktır. 20 Haziran’da Hürmüz Boğazı yakınlarında İran Devrim Muhafızları (DMO) tarafından ABD, RQ-4 Global Hawk İHA’sının düşürülmesi İran’ın bundan sonra ABD ve bölgedeki müttefiklerine karşı mücadeleye hazır olduğunu ve bu mücadeleyi sürdürmek için gereken askeri ekipmanlara sahip olduğunu göstermiştir. Bavar-373 hava savunma sisteminin seri üretime geçmesi ile birlikte bu etkinliğin daha da artacağı bilinmektedir.
Ayrıca bu sistemin seri üretime geçmesi ile beraber Moskova’dan alınan savunma sistemlerine bağlı kalınmayacak ve dış politika konusunda dışa bağlılığını azaltmış olacak. İran, bu sistemleri Hizbullah gibi terör örgütlerine ve Şam yönetimine vermesiyle bölgedeki kontrolü tamamını elinde bulundurmuş olacak. İran’ın ABD gibi süper güçlere karşı bu sistemleri kullanması, ülke savunmasını güçlendirmeye başlaması Ortadoğu’nun tamamında askeri ve siyasi dengeleri değiştireceği ön görülmektedir. Bu tür sistemlerin savunma silahları olması İran yönetiminin güvende hissedeceği için bölgede daha sert politikalar üretmesine sebep olacaktır.
Sonuç olarak ise İran’ın kısa vadede yerli üretimi olan Bavar-373 hava savunma sistemiyle ülke hava sahasının güvenliğini mutlak bir şekilde sağlaması düşük bir ihtimal olarak görünmektedir. Ancak bu gelişme, Tahran’ın bu yönde bir amaca ve bunu gerçekleştirecek imkana sahip olduğunu göstermiştir. Ekonomik, siyasi ambargolar karşısında baskı altında olmasına ve bunun sonucu olarak silahlanma konusunda istediği seviyeye ulaşamayan İran, silah teknolojisi alanında bağımsızlık için mücadele verdiğini ve bundan sonra da bu yönde ilerleme niyetinde olduğunu göstermektedir. İran’ın bu alanda atacağı her adım ve elde edeceği her başarı İran’ın dış politikadaki tutumunun ve bölgedeki siyasi ortamın değişmesine hatta bazen daha da sertleşmesine yol açacaktır.

İstanbul Gelişim Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler 4.sınıf öğrencisi ve Kafkassam Stajyeri Mücahit Pıçak

Yorumlar