ABD “MERKEZİ İSTİHBARAT TEŞKİLÂTI”NIN SURİYE’DEKİ FALİYETLERİ VE BU FAALİYETLERİN BÖLGESEL GÜVENLİĞE ETKİLERİ RAPORU

Rusya’yı çıkmaza sokan Putin’ce refleksler

ANGELA MERKEL AZƏRBAYCANA NİYƏ GƏLİR?

Çin koronayı Güçlü ittifaka mı çevirmek istiyor

İran karşıtlığı zayıflatılacak, dikkatler ABD güçlerine çevrilecek

Gürcistan 26 Şubat 2020
74

İranlı General Kasım Süleymani’nin öldürülmesi sonrasında Haşdi Şabi çatısı altındaki İran destekli Şii gruplar ve siyasi partilerin Irak yönetimi üzerindeki etkisinin zayıflamaya başladığına dair ufukta işaretlerin belirdiği bir dönemde söz konusu gruplar çözümü, Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr ile pazarlık masasına oturmakta buldu.

Pazarlık masasında, Irak’taki sokak hareketleriyle birlikte ülke içinde giderek yükselen İran karşıtlığının önüne geçilmesi ve buna karşı Sadr’ın yeni hükümette elde edeceği kazanımlar var.

Reuters’ın aktardığı habere göre, İran destekli milis gruplar ve siyasi parti temsilcileri ile Sadr Hareketi lideri Mukteda es-Sadr, İran’ın Kum kentinde Lübnan Hizbullah’ı ve Tahran yönetiminin sponsorluğunda bir araya geldi.

Irak’ta bir talimatıyla milyonları sokağa dökebilen Sadr ile İran destekli gruplar bir anlaşma metni imzaladı.

Reuters’a toplantıyla ilgili bilgi veren Iraklı üst düzey yetkililer ve milis gruplara bağlı kaynaklar, söz konusu grupların Sadr’a, yeni Irak hükümetinin kuruluşunda daha büyük yetkiler tanıma ve Şii silahlı milis gruplarının ruhani liderliğinde daha geniş bir rol tanıma vaadinde bulunduğunu söyledi.

Buna karşılık Sadr’ın, Irak sokaklarında patlak veren İran ve hükümete karşı muhalefeti zayıflatmak için destekçilerini kullanması ve protestoların yönünü ABD güçlerinin Irak’tan çekilme taleplerine çevirmesi gerekiyor.

İran ve Lübnan Hizbullah’ı sponsorluğunda imzalanan anlaşma, İran destekli gruplar ile rakip olan Sadr’ı uzlaştırarak Irak’ta Şii nüfuzunu korumayı amaçlıyor.

3 Ocak’ta Irak’taki milis grupların sorumlusu Ebu Mehdi el-Muhendis ve Süleymani’nin ölümüyle sonuçlanan ABD hava saldırısı sonrasında milis gruplar içinde kargaşa yaşandı. Sadr da aynı şekilde dengesini kaybetti. Sadr, daha önceki yıllarda hükümet karşıtı ayaklanmalara liderlik etti ancak Ekim ayında patlak veren spontane ve lidersiz gösterilerde siyasi elitlere karşı son öfke dalgasını kontrol edemedi.

Yetkililer ve milletvekilleri, daha önce ABD ile savaşan, İran müdahalesini eleştiren ve önce protestolara destek vererek daha sonra bu desteği geri çeken ve fırsatçılığıyla bilinen Sadr’ın, bu anlaşma ile yeni hükümette kendine büyük bir nüfuz alanı hazırladığını ifade ettiler. Önceki hükümet geçen seneki protestoların baskısı altında istifa etmişti.

Süleymani’nin öldürülmesinden sonra İran ve Hizbullah yetkilileri İran yanlısı milis liderlerine Sadr ile aralarındaki farklılıkları bir kenara bırakmaları talimatını verdi. İki taraf Şii safları içinde yaşanan iktidar mücadelesi çerçevesinde geçen yıl parlamentoda çatıştılar ve bakanlıklar konusunda fikir ayrılığına düştüler.

İki taraf Sadr’ın İran’ın Kum kentinde din eğitimini sürdürmek için kullandığı yeni evinde bir araya geldi.

Kum’a giden ve isminin açıklanmasını istemeyen Sadr’ın yardımcılarından biri, “İran, protesto baskısı altında Şii iktidarın çöküşünü ve desteklediği grupların zayıflamasını önlemek için Sadr’ı tek çözüm olarak gördü. Sadr’ın sokağı kontrol edebilecek bir halk tabanı var. Bunu kullanmak istediler” dedi.

İran ve Sadr’ın talebi

Toplantıda konuşulanlar hakkında bilgi sahibi olan farklı milis kaynaklar, İran’ın, Saddam Hüseyin döneminde hükümete karşı isyana önderlik eden bir geçmişe sahip ve etkili Şii din adamlarından oluşan bir aileye mensup olan Sadr’dan gösterileri kontrol altına almada destekçilerini kullanmasını istediğini kaydetti. Sadr da buna karşılık bir sonraki hükümeti seçme özgürlüğü ve İran destekli partilerin tercihlerine itiraz etme hakkına sahip olma talebinde bulundu.

Sadr’ın yardımcısı, “İran buna karşı gelmedi” dedi.

Milis gruplara bağlı iki kaynak, Sadr’ın, parlamentodan bu hafta kabinesini oylamasını isteyen Muhammed Tevfik Allavi hükümetindeki iki bakanlığı kontrol etmeyi talep ettiğini söyledi.

Söz konusu iki kaynak, milis grupların, Sadr’ın ABD’ye muhalefet etmede sembolik bir rol üstlenebileceği konusunda anlaştıklarını belirtti.

Haşdi Şabi çatısı altında bulunan ve ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Nuceba Hareketi Sözcüsü Nasr eş-Şammari, “Direniş grupları, direnişin ana sesinin Sadr olması hususunda anlaştılar. Gruplar buna karşılık onun (Sadr) aldığı kararları destekleyecek” dedi.

Şammari ve milis gruplara bağlı iki kaynak, Irak’taki milis grupların Sadr Hareketi’ne bağlı Seraya es-Selam Komutanı Dua el-İsavi’ye askeri stratejilerinin koordinasyonunda daha büyük roller verilmesi meselesini inceleme taahhüdünde bulunduklarını aktardı.

Hükümet yetkilileri ve milletvekilleri, Allavi tarafından sunulacak hükümet üzerinde büyük bir etki sahibi olacağını söylüyor. Allavi, bağımsız adayların bakanlıkları üstleneceğini belirtmişti.

“Hükümet geçerse Sadr’ın lehine olacak”

Bir hükümet yetkilisi, “Eğer bu hükümet geçerse Sadr’ın lehine olacak. Sadr, bağımsızları tercih ediyor. Çünkü onlar zayıf olur ve böylece Sadr onları kendi çıkarları doğrultusunda kullanabilir. Sadr’ın bir silahlı grubu var ve insanları sindirme gücüne sahip” ifadelerini kullandı.

Kürt ve Sünni siyasiler, bakanlıkları kaybetme korkusuyla Sadr’ın savunduğu yapıya muhalefet ediyor.

Sadr yakın zamanda siyasi kazanımlar elde edebilir. Ancak İran destekli gruplarla yaptığı anlaşma, birçok destekçisinin öfkesine neden oldu.

Iraklı gösterici Mehdi Abduzzehra, Bağdat’ta polislerin arkadaşlarına ateş etmesini izlediği esnada, “Devrimimizi çaldılar… Milis gruplar ve Seraya es-Selam” ifadesini kullandı.

Protestolara katılan ve bazen göstericileri güvenlik güçleri ve milislerin şiddetinden koruyan Sadr’ın destekçileri, liderlerinin talimatıyla protesto çadırlarını terk etti ve daha sonra geri dönerek göstericilere saldırdı.

Sadr, Şubat ayı başlarında bir dizi çelişkili açıklamalarda bulundu. Sadr önce ABD güçlerinin çekilmesi talebiyle büyük bir protesto çağrısında bulundu, daha sonra destekçilerine hükümet karşıtı protestoları terk etme talimatı verdi, akabinde de destekçilerinden tekrar meydanlara geri dönmelerini ve protestoları ‘alkol ve diğer rezil görüntülerden arındırmalarını’ istedi.

Sadr destekçileri bazı protesto alanlarında kontrolü ele geçirdi, göstericilerle çatıştı ve bazı kişilerin ölümüne sebep oldu.

Bağdat’ın Sadr bölgesindeki bir aşiretin lideri olan Şeyh Şiya el-Behadli, “Sadr’ın protestolardan çekilme çağrısını reddettik ve ona kızdık” dedi.
strong>Şarku’l Avsat Bağdat

Yorumlar