KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. İran
  4. »
  5. İran ABD ile gizli görüşmeler mi yapıyor

İran ABD ile gizli görüşmeler mi yapıyor

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 7 dk okuma süresi
28 0

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatibzade, 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması amacıyla Nisan 2021’de başlayan ve geçtiğimiz Cuma günü yedinci turunda sona eren müzakerelerde ABD ile doğrudan müzakerede bulunmadıklarını söyledi.

Hatibzade, İran ve ABD müzakere heyetlerinin, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler Servisi Genel Sekreter Yardımcısı ve Siyasi Direktörü Enrique Mora’nın aracılığıyla gerçekleşen görüşmeler hakkında yazılı ve sözlü mesajlaşmalarda bulunduklarını, daha fazlasının da olmadığını söyledi.

Öte yandan ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyi (CFR) tarafından çevrimiçi düzenlenen bir panelde, “Washington, Avrupalı ​​müzakereciler aracılığıyla İran’a Tahran’ın nükleer programında kaydettiği ilerleme konusundaki rahatsızlığını doğrudan iletti” dedi. Müzakerelerin iyiye gitmediğini söyleyen Sullivan, “Yıl boyu umduğumuzdan daha zorlu olduğu ortaya çıkan nükleer anlaşmaya geri dönmenin bir yolunu henüz bulamadık. İran nükleer programında hızlı bir tempoda ilerleme kaydediyor” ifadelerini kullandı. Sullivan, Washington’dan Tahran’a arabulucular ile gönderilen mesajların içeriği hakkında daha fazla ayrıntı vermekten ise kaçındı.

İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) yakın yarı resmi Fars haber ajansı, geçtiğimiz hafta müzakereleri yakından takip eden, ancak kimliği açıklanmayan bir kaynaktan, ‘müzakere sürecinin yavaş ilerlemesine rağmen devam ettiği’ açıklamasını aktardı. Fars haber ajansının aktardığına göre, ABD heyeti Avrupalı ​​arabulucular aracılığıyla iki taslak sundu ve İran heyeti bunlara 12 sayfalık bir yanıt verdi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hatibzade, Keyhan gazetesinin, İran’ın uranyum zenginleştirme oranını yüzde 90’a çıkarabileceği tehdidiyle ilgili bir sorusuna şu yanıtı verdi:

“İran, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) bir üyesi. Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nda (NTP) yer alan taahhütlerine uyuyor. Yaptığı her şey uluslararası anlaşmalara uygun. UAEA, tüm adımlarımız konusunda bilgilendirildi ve bu adımlarımızı izledi. Bu adımlar UAEA kuralları dışına çıkmamıştır ve bu yolda devam edeceğiz. Uranyum zenginleştirme oranı, İran’ın barışçıl faaliyetlerine dayanmaktadır.”

İran şuan yüzde 60, yüzde 20 ve yüzde 5 oranlarında uranyum zenginleştiriyor.

Grossi, ‘bulanık tablo’ konusundaki endişelerini dile getirdi

UAEA Direktörü Rafael Grossi, geçtiğimiz hafta Associated Press (AP) haber ajansına yaptığı açıklamada, İran’ın daha yüksek oranda uranyum zenginleştirmesinin nükleer silaha sahip olduğu anlamına gelmediğini, ancak bu zenginleştirme seviyesinin doğrulanması için ortak çabalara ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Nükleer silah üreten ülkeler dışında hiçbir ülkenin bu kadar yüksek uranyum zenginleştirme düzeyine ulaşmadığının da altını çizen Grossi, UAEA’nın İran’ın özellikle santrifüjlerle ve faaliyetleriyle ilgili karşı karşıya olduğu ‘bulanık tablo’ konusundaki endişelerini dile getirdi.

İran ile UAEA arasında ‘açık ve berrak’ bir ilişkinin olduğunu söyleyen İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hatibzade, “UAEA ile ilişkilerimiz teknik çerçevede olduğu sürece sorun yok” şeklinde konuştu. UAEA ile İran, geçtiğimiz Çarşamba günü UAEA ile varılan anlaşma sonrası UAEA’nın TESA Karaj santrifüj bileşeni üretim atölyesine gözetleme kameralarını yeniden kurmasına izin verdi. TESA Karaj tesisi daha önce bir sabotaj saldırısına uğramış, İran saldırıdan İsrail’i sorumlu tutmuştu.

Hatibzade, dün, İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü Behruz Kemalvendi’nin Viyana’da yaptığı görüşmeden sonra Tahran’ın kameraların kurulumuna onay verdiğini söyledi. Hatibzade, İran’ın TESA Karaj tesisindeki sabotaj saldırısından bu yana bir takım önlemler alması gerektiğini UAEA’ya bildirdiğini aktardı.

İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü Kemalvendi, geçtiğimiz Pazar günü bu gönüllü adımın üç şartın yerine getirilmesinden sonra atıldığını açıkladı. Kemalvendi söz konusu adımları, ‘tesise yönelik saldırının kınanması, sabotaj saldırılarına yönelik adli ve güvenlik soruşturmaları gerçekleştirilmesi, gözetleme kameralarının teknik ve güvenlik incelemelerinin yapılması’ olarak sıraladı. Tahran’ın Viyana’daki müzakerelerde Batı ülkelerinden UAEA için baskısı gördüğüne veya bu adımların müzakerelerle ilişkilendirildiğine dair iddiaları da reddeden Kemalvendi, “Müzakerecilerimiz ellerini doldurmuş gibi görünüyor” dedi.

Diğer taraftan Avrupa troykasını Cuma günü sona eren yedinci turunda Viyana müzakereleri sırasında bir medya kampanyası başlatmakla suçlayan Hatibzade, “Son müzakereler sırasında, Avrupa ülkelerinden bazılarının kapalı kapılar ardındaki müzakerelerde olanlarla ilgili son müzakerelerde önceki dönemlerden daha fazla kamu diplomasisi ve medya kampanyası yürüttüğünü görüyoruz. Bu ülkeler, çabalarını ve enerjilerini müzakerelere odaklamak yerine medya kampanyalarına çevirdiler. Görüldüğü üzere bazı basın kuruluşları müzakereler hakkında yanlış ve uydurma bilgiler yaydılar” ifadelerini kullandı.

Cuma günü sona eren yedinci turun sonuçlarına değinen Hatibzade, “Viyana’da geçtiğimiz günlerde yapılan yoğun görüşmelerin ardından bugün üzerinde mutabık kalınan iki yeni metnimiz var. Bu metinler, önceki metinlerle birlikte İran’ın görüşlerini de dikkate alıyor. Şimdi, gelecekteki görüşmelere devam edeceğimiz bazı metinlere sahibiz” şeklinde konuştu.

İran, müzakerelerin iki haftayı aşkın bir süre önce yeniden başlamasından bu yana çok az ilerleme kaydedilmesinin ardından, Avrupalı ​​güçlerin bir anlaşmaya varmak için sadece haftaları kaldığını açıkladıktan sonra mevcut tutumunu sergilemeye başladı.
Şarkulavsat

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir