Yunanistan ormanları Fetöcü askerleri kaçırmak için Amerikalılarca kundaklandı!

Абхазия будет отдыхать 120 дней в 2017 году

Her Şeyin Sorumlusu Yunus Emre mi? İbn Arabi mi? Şeyh Bedreddin mi?

Armenia Nixes Pakistan’s Ties With CSTO

Irak seçimlerinin ardından

Gündem 23 Mayıs 2018
72

Irak seçimlerinin ardından siyasi parti liderleri yeni hükümeti kurabilmek amacıyla görüşmelerde bulunmaya başladılar. Irak Bağımsız Yüksek Seçim Komiserliği’nin açıklamış olduğu nihai seçim sonuçlarına göre 329 sandalyeli mecliste Şii lider Sadr’ın desteklediği ittifak Sairun 54 milletvekili ile birinci, Haşdi Şabi komutanlarından Hadi Amiri destekli Fetih 47 milletvekili ile ikinci, Başbakan İbadi’nin Nasır ittifakı 42 milletvekili ile üçüncü sıraya yerleşti. Türkmenler ise Kerkük’te 3 sandalye kazandı. Şii lider Mukteda es-Sadr’ın liderliğini yaptığı siyasi ittifak birinciliği kazansa da tek başına hükümeti kuramayacak. Çünkü Irak anayasasına göre, seçimden sonra mecliste en büyük ittifakı kuran grup hükümeti kurabilir. Ayrıca Sadr, kendisi aday olmadığı için de Başbakan olamayacak. Ancak yeni kurulacak hükümetin oluşumunda etkin rol alacağı, liderlik ettiği ittifakın kararlarına ise kendisinin yön vereceği yapılan değerlendirmeler arasında.
Nihai sonuçlar elde edildikten sonra ülkede kurulacak yeni bir koalisyon hükümeti için görüşmelere başlandı. Sadr’ın görüştüğü ilk siyasetçi Ulusal Hikmet İttifakının lideri Ammar el- Hekim oldu. Necef’te gerçekleştirilen bu görüşme sonucunda hükümet kurma çalışmaları için ittifak kurma kararı alındı. Sadr’ın daha sonra Bağdat’a gelerek Başbakan İbadi ve Fetih ittifakı lideri Hadi Amiri ile ayrı ayrı görüşmelerde bulunduğu haberlere yansıdı. Seçimlerde birinci sıraya yerleşen Sairun ittifakı lideri Mukteda es-Sadr ile seçimi üçüncü tamamlayan Nasr ittifakı lideri ve Başbakan Haydar el-İbadi’nin Bağdat’ta bir araya gelerek yaptıkları görüşme sonrasında ortak açıklamada bulunuldu. Yapılan açıklamaya göre yeni hükümetin bir an önce kurulması konusunda görüş birliğine varıldığı ifade edildi.
BasNews’in haberine göre Mukteda es-Sadr, kurulacak yeni hükümetin tüm Iraklıların hukukunu gözeteceğini ve Irak’ı inşa etmek isteyen herkese ellerinin açık olduğunu söyledi. Sadr açıklamasının devamında ise; “Toplantıda yeni kurulacak hükümetin ortak, güçlü ve bütün Irak halkına güven verici olması için görüş alışverişi içinde olduk. Irak’ın inşası, halkın huzuru için elimizi herkese uzatacağız. Halkımızın özlemlerini dikkate alan bir hükümetin oluşumu için çalışmalarımızı hızlandıracağız. Bir sonraki evrenin önemi ve Irak halkının kararını ve meşru hedeflerini Irak’ta gerçekleştirmek için ortak çabalarımızı sürdüreceğiz. Bölgede istikrar içinde doğal görevlerimizi yerine getireceğiz.” dediği belirtildi. Bu açıklamaları ile Sadr, mezhepçiliği ön plana almadan Irak halkının bütününe yönelik hizmet edecek bir koalisyon hükümeti kurma çabasında görülüyor. Çünkü Irak’ın kendi içerisinde birlik olamaması durumunda iç çatışmaların önünün kesilemeyeceği bu nedenle beklenen istikrarın ülkede sağlanamayacağının farkında. Bilinen o ki Irak’ın temel sorunları arasında mezhep ayrımcılığı, siyasi gruplar arasındaki görüş ayrılıkları ve beraberindeki çatışmalar yer almaktadır. Diğer taraftan Irak, çıkar çatışmalarından doğan dış müdahalelerin de etkisinde. Bilindiği gibi özelikle ABD ve İran, bölgede kontrolü ellerinde tutmak istiyorlar. Tabiki bu durum Irak siyasetine yansımakta ve yön vermektedir.
Ayrıca gelen bilgilere göre, Mukteda es-Sadr, Haydar İbadi’nin üyesi olduğu Irak İslami Dava Partisi’nden istifa ettiğini ilan etmesi şartıyla başbakanlığa aday olmasına razı olacağı ifade ediliyor. Ancak Sadr’ın bu şartına karşılık İbadi’nin nasıl bir tavır sergileyeceği henüz belli olmuş değil..
Öte yandan Ulusal Hikmet Koalisyonu sözcüsü Muhammed Cemil Mayyahi tarafından yapılan açıklamada, Sairun, Fetih, Ulusal Hikmet ve Nasır koalisyonlarından ortaya çıkacak bir 4’lü hükümet ittifakı kurulabileceği de haber kaynaklarınca duyuruldu.
Peki Irak anayasasına göre hükümetin kurulma süreci nasıl işliyor?
Resmi seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından 90 gün içerisinde hükümetin kurulması gerekiyor. İlk olarak Cumhurbaşkanının (Fuat Masum) 15 gün içinde ilk oturumu yapmak üzere meclisi çağırması ve yapılacak bu ilk oturumda meclis başkanı ile iki yardımcısının belirlenmesi gerekiyor. İlk oturumun ardından meclis, 1 ay içinde ülkenin yeni cumhurbaşkanını seçecek. Ayrıca 15 gün içinde de mecliste en çok sandalyeye sahip olan siyasi grup, cumhurbaşkanı tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilecek.
Yeni başbakanın kuracağı kabinenin 30 gün içinde meclisten güven oyu alması gerekiyor. Meclisin kabineyi onaylamaması halinde cumhurbaşkanı 15 gün içinde başka bir siyasi grubun başkanına hükümeti kurma görevini verecek.
Öte yandan şaibelerin damga vurduğu Irak seçimleri sonuçlarına karşı Kerkük’teki Türkmenler ve Arapların tepkileri sürüyor. Özellikle Tükmenler bu konuda oldukça hassas ve kararlı davranıyorlar. 12 Mayıs tarihinden beri büyük bir kararlılıkla sürdürdükleri gösterilerine Ramazan ayında bile geri adım atmadan devam ediyorlar. Tükmeneli haberden edindiğimiz bilgilere göre binlerce vatandaş Ticaret Bakanlığının gıda deposu önünde eylem yaparak seçim sandıklarının dışarıya çıkmasını engelliyorlar. Onlar için seçim sandığındaki oylar, seçimlerde yapılan hile ve şaibelerin en önemli kanıtı oluyor. Bu nedenle sloganlar atarak, pankartlar açarak günlerdir tuttukları nöbetlerine Ramazan ayında da devam ediyorlar. Aynı kaynaktan verilen bilgilere göre, hukuki yollardan da haklarını aramaya devam eden Türkmenler, Türkmen eylemci gençlerden bir heyet oluşturarak Birleşmiş Milletler Irak Misyonu Kerkük Bürosu’nda Siyasi İşler Müsteşarı Helena Habraken ile bir araya geldiler. Heyet tarafından, Parlamento seçimlerindeki hilelerle ilgili Habraken’e yaklaşık 100 bin imzalı bir mektup sunuldu. Eylemcilerin barışçıl yollar izlemesini memnuniyetle karşıladığını belirten Habraken, oyların elle sayılması gibi meşru haklarını talep etmelerini de anlayışla karşıladığını belirtti.
Yine konuyla ilgili olarak Kerkük’te basın toplantısı düzenleyen Vali Rakan Said, seçimlere hile karışması dolayısıyla seçmen ile seçim komiserliği arasında bir güvensizlik oluştuğunu ifade ederek, seçim sonuçlarını reddettiklerini belirtti ve şöyle devam etti: “Kesin sonuçlar ilan edilmesine rağmen oy pusulalarının elle sayılması talebimizden vazgeçmiş değiliz. Ne yazık ki tüm olup bitenler Kerkük’teki etnik gruplar arasındaki barışı tehdit etmeye başladı.”
Konuyla ilgili olarak bir başka önemli açıklama da Bağımsız Yüksek Seçim Komiserliği Meclis üyesi Said Kakai tarafından geldi. Kakai açıklamasında, Kerkük’teki seçim merkezlerinin % 67’sinin kesin sonuçlarla uyumlu olmadığını ifade ederek ayrıca diğer altı ayrı kentteki seçim merkezlerinin %12 ile %67 oranında uyumlu olmadığını sözlerine ekledi. Kakai açıklamasının devamında Bağımsız Yüksek Seçim Komiserliği seçim yasası gereği uygulanması gereken parmak izi sistemi oy kullanımını ülkedeki 12 milyon seçmene kullandırtmadığını iddia etti. Bu sistemin kullanılmamasının ise seçimlerde büyük hilelerin ve şaibelerin yapıldığına kanıt olduğuna işaret eden Kakai, yapılan sözleşme gereği seçim komiserliği elektronik oy cihazlarının program şifrelerini teslim etmesi gerekirken şu ana kadar şifrelerin teslim edilmediğini ve bu durumun da seçimlerde hile ve şaibenin yapılmasına kolaylık sağlamış olacağına dikkat çekti.
Bölgeden gelen son haberlere göre, yapılan itirazlara Irak Bağımsız Yüksek Seçim Komisyonu bir açıklama getirerek kendilerine yapılan itiraz başvurularını değerlendirdiklerini ve gelen tüm şikayetleri de ele aldıklarını ifade etti. Buna bağlı olarak Anbar, Musul, Selahaddin, Bağdat ve Erbil’de 103 oy sandığının sonuçlarını iptal ettiğini duyurdu.
Güler Gülmez kafkassam uzmanı

Yorumlar