Tut ellerimi sımsıkı…

Irakta Şii milisler niye ayrışıyor

Sarp Sınır Kapısı’nı geçici olarak kapatma kararı

İranda seçkilər: yeni prezidentlə savaş, yoxsa barış gələcək

İNGİLİZ MİLLİYETÇİLİĞİ İSKOÇ MİLLİYETÇİLİĞİNİ KÖRÜKLÜYOR

Gündem 4 Şubat 2020
297

31 Ocak 2020 tarihinde Birleşik Krallık Avrupa Birliği’nden çekildi. Çekilme anı Avrupa Birliği karşıtları tarafından gerçekleştirilen kutlamalara şahit oldu; Londra’da gerçekleşen kutlamalarda bazı katılımcıların Birleşik Krallık bayrakları ile birlikte İngiltere bayraklarını sallamaları dikkatimi çekti; oysa Brexit kutlamalarında daha fazla sayıda İngiltere bayrağı kullanılabilirdi; zira Brexit bir milliyetçilik ifadesidir ve bu milliyetçilik İngiliz milliyetçiliğidir. Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden çekilme kararı ne Kuzey İrlanda halkının ne de İskoçların tercihidir; Brexit kararının alınmasında ne Kuzey İrlanda milliyetçiliğinin ne de İskoç milliyetçiliğinin rolü olmuştur.
31 Ocak 2020 tarihinde Kuzey İrlanda ve İskoçya kendi iradeleri dışında, kendi tercihlerinin aksine Avrupa Birliği dışına sürüklenmiştir. Kuzey İrlanda, belki de şiddet içerikli yakın geçmiş nedeniyle, bu duruma daha ılımlı, temkinli yaklaşır görünmektedir ama İskoçya, belki de şiddet içerikli geçmişin 17. yüzyıldan öteye taşınmamış olmaması nedeniyle, tepkisini de kızgınlığını da net bir şekilde ifade etmektedir.
Brexit’in İskoçya’da yarattığı tepki ve kızgınlık, İskoçya’nın ikinci kez bağımsızlık referandumu istemesi ile somutlaşmaktadır. Oysa 2014 yılında İskoçya’da bağımsızlık referandumu gerçekleştirildi ve referandumda seçmenin çoğunluğu tercihini bağımsızlıktan yana kullanmadı. Ama İngiliz milliyetçiliği İskoçya’daki referandum sonucuna rağmen İskoç bağımsızlık meselesinin rafa kalkmasına, sebep olduğu Brexit nedeniyle izin vermedi. İngiliz milliyetçiliği Brexit nedeniyle rafa kalkmasına izin vermediği İskoç bağımsızlık meselesini, bu sefer de ikinci bir İskoç bağımsızlık referandumuna izin vermeyerek körüklüyor. İkinci bir İskoç bağımsızlık referandumu için Londra’nın izin vermesi şart; Londra’nın izni olmaksızın yapılacak bir referandum sonuç doğuramaz; hal böyle olunca Londra’nın izin vermemesi İskoç milliyetçiliği nazarında İngiliz milliyetçiliğinin İskoç halkının iradesi önüne engel koyması olarak okunuyor; tepkiler iyice artıyor. Bu tepkiler öyle güç kazandı ki, Londra ikinci bağımsızlık referandumuna izin vermiyor olmasına rağmen, İskoç milliyetçiler ikinci referandumdan vazgeçecek gibi değil; şimdi de istişare referandumunu gündeme getirdiler; sonucu bağlayıcı olmayan, halkın nabzını ölçmeye yönelik referandum önerisi bu. Ancak İskoç milliyetçiliği bu referandumdan çıkacak bağımsızlık yanlısı sonucun istişare sonucu olmayı aşarak Londra’ya yönelik baskı artırıcı faktör olacağını iyi biliyor; istişare referandumundan çıkan sonuç güçlenen İskoç milliyetçiliğinin taze bir kanıtı olarak sunulacak.
Geçtiğimiz günlerde İskoçya Parlamentosu’nun aldığı karar, İskoç milliyetçilerin İngiliz milliyetçiliğinin ürünü olan Brexit’e ve Londra’daki İngiliz milliyetçiliğini temsil ettiğini düşündükleri hükümete karşı tepkisinin boyutunu gözler önüne serdi. İskoçya Parlamentosu Brexit’e rağmen Avrupa Birliği bayrağının Edinburg’ta Parlamento binası önünde dalgalanmaya devam etmesine karar vererek şaşkınlık yarattı. Avrupa Birliği’ne üye olmayan bir devletin resmi kurumlarında Avrupa Birliği bayrağının dalgalandırılması olacak iş değil ama İskoçlar bunu oldurdu.
Ülkede yaşananlar, gözlemlenenler İngiliz milliyetçiliği ve İskoç milliyetçiliği arasındaki gerilimin daha fazla artacağına işaret ediyor; burada anahtar rolü ise Londra’daki hükümet, İskoçların nazarında İngiliz milliyetçiliğinin temsilcisi olan hükümet üstlenecek; Londra İskoçya’dan gelen taleplere “hayır” der, İskoçların sesine kulak tıkarsa sonuç İskoç milliyetçiliğinin daha da körüklenmesi olacak.
Doç. Dr. Dilek YİĞİT

Yorumlar