Amerika’nın pişman mı Rusya bekliyor mu

Rusya: Atatürk’e Ukrayna milliyetçileri değil, Sovyet Rusyası yardım etti

Türkiye’den Lübnan’a destek ziyareti

Akdeniz Krizi Savaşa Dönüşür mü?

İmil Emin: Ukrayna arenası ve dünya savaşı

Gündem 8 Nisan 2021
20

Tıpkı İkinci Dünya Savaşı’nın fitilinin Avusturya topraklarında ateşlenmesi gibi, üçüncü dünya savaşının fitili de Ukrayna’da mı ateşlenecek?

Ortadoğu’nun gürültüsü ve sıcak dosyalarının ortasında, tarafların dünya savaşına yol açabilecek kadar tehlike derecesinin arttığı Ukrayna topraklarındaki Amerikan-Rus sahnesini yeterince gözlemleyemedik gibi görünüyor.

Washington’un yapılan referandumda Kırım Yarımadasının Ukrayna’dan ayrılıp Rus kucağına geri dönmeye evet oyu vermesinden beri, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e düşman olduğu, Ukrayna-Rusya çatışmasına yol açsa bile durumu değiştirmeye çalıştığı bir sır değil.

ABD Başkanı Joe Biden, 2 Nisan’da Ukraynalı mevkidaşı Volodymyr Zelensky ile ilk temasını gerçekleştirdi. Başkan Biden, kendi ifadesiyle, Donbass ve Kırım’daki gizli Rus saldırganlığı karşısında ABD’nin Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne değişmez desteğinin altını çizdi.

Bu, Rusya’nın işlerine bir müdahale olarak kabul edilebilir mi?

Çevresinde olup bitenlerin farkında olan Moskova’nın, bilhassa Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba’nın “Amerikan yönetiminin belirli ve doğru adımları” olarak adlandırdığı adımların uygulanması için ABD’ye yaptığı çağrının ışığında, senaryoları büyük olasılıkla hazırdı. Dışişleri Bakanı Kuleba ayrıca Ukrayna’nın temel beklentilerden birinin, Donbass ve Kırım Yarımadasındaki işgalin sona ermesinde önemli olan daha etkili ve acil bir Amerikan katılımı olduğunu da belirtti.

Dolayısıyla bu, resmi olarak Rus egemenliği altındaki bölgelere doğrudan bir Amerikan askeri müdahalesi için açık bir çağrıdır ve çatışmaları daha tehlikeli ve sıcak bir üst seviyeye taşıyacaktır.

Ukrayna satranç tahtasında yaşanan hareketlenmede heyecan verici ve rahatsız edici olan, Biden’ın Zelensky ile olan görüşmesini bitirir bitirmez Ukrayna ordusunun Donbass Halk Cumhuriyeti topraklarına karşı yoğun bir bombardıman başlatmasıdır.

Olaylar gerçekten çılgınca hızlanıyor. 1 Nisan’da Ukraynalı mevkidaşını arayarak Rusya ile askeri bir çatışma durumunda ABD’nin Ukrayna’yı destekleyeceğine dair garantiler veren ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin’in nasıl böyle bir açıklama yaptığını insan bilemiyor. Öte yandan ABD liderliği de Avrupa’daki hazırlık düzeyini en üst seviyelere çıkardı.

Rus siyasi analist Aleksandr Nazarov’un sorduğu gibi, NATO önümüzdeki Mayıs ayında Rusya’ya yönelik bir saldırı mı planlıyor?

Geçen hafta Çarşamba akşamı, ABD Genelkurmay Başkanı General Mark Milley, Ukrayna Genelkurmay Başkanı Ruslan Khomchak ve Rusya Genelkurmay Başkanı Valery Gerasimov ile telefonda görüştü.

Üçü arasındaki görüşmeyle ilgili ayrıntılar haberlerde yer almadı, ancak son birkaç gündür gözlemlenenler, her iki tarafta da her an beklenmeyecek şeyler yaşanmasını öngören bir askeri hazırlığa işaret ediyor.

Bahsi geçen temastan birkaç hafta önce, Donbass üzerinde Amerikan ve İngiliz insansız keşif araçlarının yaptığı uçuşlar, burada yoğun bir faaliyet olduğunu ortaya çıkardı. Aynı şey büyük ölçüde Kırım Yarımadası sınırı boyunca da görüldü.

Bu arada, NATO’nun Karadeniz bölgesinde düzenleyeceği “Avrupa’nın Savunucusu” adlı tatbikatın hazırlıkları da hızla sürüyor. ABD bu tatbikat kapsamında Avrupa’ya yaklaşık bin 200 birim askeri teçhizat aktaracak.

Öte yandan Rusya’nın kıskanılacak bir sükunet, azami ölçüde ve kapsamda net, keskin bir kararlılıkla verdiği tepkiyi tüm dünya gördü. Geçtiğimiz Cuma, Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, Ukrayna topraklarında Amerikan güçlerinin var olma ihtimaline işaret eden haberler için, bunun “kabul edilemez ve uygunsuz” olduğu ve “bu senaryonun gerçekleşmesi durumunda, Rusya sınırı yakınında gerilimlerin artmasına yol açacağı” yorumunu yaptı.

Moskova, eski ABD başkanı Theodore Roosevelt’ın (1901-1909) “Barıştan bahset, ama elinde de büyük bir sopa bulunsun” prensibini takip ediyor gibi görünüyor. Zira Rus ordusu çoktan Kırım’a ve Ukrayna sınırına bir dizi askeri birlik ve teçhizat sevk etmeye başladı.

Bu hamlelerden sonra Washington, Rusya’nın niyetlerini sorgulama fırsatını kaçırmadı. Bunun üzerine Kremlin’den, Rusya’nın kendi toprakları ve sınırları içinde silahlı kuvvetlerini serbestçe hareket ettirdiği ve kimsenin bu konulara ve iç sorunlarına karışamayacağı açıklaması geldi.

Rusya, gerçekten de iç sınırlarını koruyan taraf gibi görünüyor, ancak aynı zamanda komşusu Ukrayna ve arkasındakilere, özellikle Rusya yakınlarına füze sistemleri konuşlandırmayı düşünmemeleri konusunda mesajlar gönderiyor.

Washington, trilyonlarca borçla iyileştirilmeye çalışılan allak bullak olmuş bir ekonomi ve kötü bir virüse karşı şiddetli bir savaş verirken, küresel bir savaşa yol açabilecek bir askeri maceraya atılma lüksüne sahip mi?

Hiç kimsenin buna kesin ve tatmin edici bir cevabı yok. Ama herkesin dağın zirvesinden yuvarlanarak büyüyen kartopu senaryosunu izleyeceğine dair korkular var. Peki, siz ne diyorsunuz?

İmil Emin
Mısırlı yazar şarkulavsat

Yorumlar