AZƏRBAYCANDA KRIMI RUSİYA ƏRAZİSİ KİMİ GÖSTƏRƏN MALLAR SATILIR

Yunanistan’ın Eastmed blöfü(!) ve Türk Akımı

Nikola Paşinyanın “Mənim addımım” bloku galib gəldi

NİKOL PAŞİNYAN QARABAĞ KLANINI SİYASİ SĞHNƏDƏN UZAQLAŞDIRACAQ

İdlibte neler oluyor

Gündem 30 Eylül 2018
106

Birkaç gün önce Türk heyeti ile Tahrir el Şam, Türkistan İslami Partisi ve ve Ulusal Kurtuluş Cephesi arasında görüşme gerçekleştirilmiş ve mutabakatı kabul edip silahsızlandırılmış bölgeden ağır silahları çekmeleri tekrar istenmiş.
Şam-Halep ve Halep-Lazkiye Otoyollarının ulaşıma açılacağı bu yolların Rusya ve Türkiye birliklerince gözetim altında tutulacağı söylenmiş.
Bu gerçekleşirse Muhalif bölgesinin yarıya yakını önemli ölçüde ağır silahtan arındırılacak ve hem ılımlılar hem cihatçılar iyice Türkiye sınırına doğru sıkışacak ve olası bir askeri harekatta direniş gösterebilecekleri oldukça geniş bir alandan ve hazırlanmış ve yıllardır cephe hattı olan önemli mevkilerden vazgeçmiş olacaklar.
Rus birliklerinin bölge içlerine girmesi ve Muhalifler’in ağır silahları ve militanların bir bölümünü çekmesi bir anda İdlib’in yarıya yakınını Dera’daki uzlaşan ve Rusların aracılığı ile kısmi özerklik elde eden ve her an tehlike altında olan uzlaşma bölgelerine çevirir.
Muhaliflerin tamamen bu otoyolların gerisine çekileceği yönünde de söylentiler var.
Ruslar, silahsızlandırılmış 15-20 kilometrelik bölgeye Suriye Ordusu kısmının dahil olmaması için ısrarda bulunmaktaymış.
Şu ana kadar ne ılımlılar ne de cihatçılar mutabakata varılan silahsızlandırılmış bölgeden çekilmek için herhangi bir çaba içerisinde. Suriye Ordusu’nun da iddia edilenin aksine kendi silahsızlandırılmış bölgesinden aslında ağır silahları ve birlikleri çekmediği söyleniyor.
Ulusal Kurtuluş Cephesi ile Tahrir el Şam arasında “Ulusal Ordu” kurabilmek için görüşmeler olduğu da söyleniyor.
Ruslar, silahsızlandırılmış bölge içerisindeki Muhalif karargahlarına ve üslerine de girmek ve denetlemek isteğinde bulunmuş ancak hem Türkiye hem de Muhalifler buna karşı çıkmış.
Rusya ve Suriye açıkçası ciddi kayıp verebilecekleri yerleri olabildiğince çatışmadan uzak durarak ele geçirmek veya olası harekat esnasında herhangi bir direniş gösteremeyecek halde olmaları için büyük çaba içerisinde.
Muhalifler, otoyolların batısına atıp cihatçı ve ılımlıları dar bir alanda sıkıştırıp birbirlerine düşürmek, yıllardır cephe hattı olan, tahkim edilmiş, son dönemde iyice savunma hatları ve mayın tarlaları ile sarılmış bölgelerden rahatça kurtulmak maksadındadır.
En kötü ihtimalle de Rus askeri polisinin devriye maksadı ile ağır silahlardan ve cihatçılardan, ılımlı Muhalifler’in bir kısmından arındırılmış Muhalif hatlarına hatta karargahlara ve üslere girebilmesi istihbarat toplamaktır hem de bu esnada İdlib’te iyice sıkışan tarafların birbirleri ile olan sürtüşmelerinin artmasını keyifle izlemektir.
Rusya hem bizi hem de Muhalifleri ateşkes, uzlaşma, mutabakat, devriyeler, silahsızlandırılmış bölge gibi meseleleri kullanarak bertaraf etmek çabası içerisindedirler.
İdlib için askeri harekat olur olmaz veya kısmen olur belli olmaz ancak Rusya, Türkiye/ılımlı Muhalifler ve cihatçı Muhalifler arasında büyük bir savaşın yaşanması ve iki Muhalif kesiminde ağır şekilde bu mücadeleden zarar görmesi sonrasında ise hali hazırda dış kısmını silahsız ve etkisiz hale getirdiği İdlib’i uzlaşma veya zaten yıpranmış ve dışa doğru olan savunma hatları zayıflamış ılımlı Muhalifleri dağıtıp savaşta nihai zaferi sağlamak istiyor.
Türkiye mutabakatta Rusların istediği ölçüde başarı göstermezse bu bahane ile harekata başlayıp şiddetli bir savaşın içerisine girebilirler, bu durumda da Türkiye gözlem noktalarının yanından geçip buraları ada gibi ortada bırakmak, işlevsiz hale getirmek, zaten şiddetli bombardıman ve saldırı altında olan Muhalifler’in ve halkının moralini Türkiye’nin harekatı önleyememesini kullanarak iyice bozmak ve Türkiye’ye doğru çözülmeyi sağlamaya çabalayabilirler.
Rusya, bu süreçte Muhalifler’in kendi kendilerine iyice dağılmalarını sağlamaya çabalıyor bunla hem Muhalifleri hem de uzun vadede bu meseleden başarısız çıkabilecek bir Türkiye’yi siyasi olarak zor duruma düşürmeye çalışıyor.
Bundan sonra savaşın nasıl sona ereceği yada tekrar parlayıp parlamayacağında Türkiye’nin sergileyeceği tutum ve olası savaşta Muhalifler’in ne kadar dirayetli olacağı etkili olacak.
Rusya ve müttefikleri ister topla tüfekle saldırsın isterse sadece diplomasi ile bölgede ilerlesinler kazanç elde etsinler, Türkiye bölgeyi korumak için ısrarcı olmadığı ve Muhalifler dirayetli olmadığı sürece hiçbir anlam ifade etmiyor çünkü her halükarda savaş kaybedilmiş oluyor.
Çağdaş Gündem

Yorumlar