KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Gündem
  4. »
  5. İbrahim Maraş: TAVSİYE GERÇEKLERİ

İbrahim Maraş: TAVSİYE GERÇEKLERİ

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 3 dk okuma süresi
15 0

Gençlere tavsiyemiz, birilerini rahatsız etmiş anlaşılan. Öncelikle şunu söyleyeyim, bizim hiçbir fakülte veya akademisyeni karalama veya değersizleştirme derdimiz yok. Türkiye’de İlahiyatların neye dönüştürülmeye çalışıldığı çok açıktır.
Tavsiye mesajım, reklam değil bilakis tespit ve yapılan reklamlara karşı bir eleştiridir. Yine aynı şekilde anketlerde gençlerin İslami İlimler’den ziyade İlahiyat ismine yöneldiğini açıkça gördükleri halde bunu görmezlikten gelip yok farkımız diyenleredir.
Bu ironik mesajın muhatabı; hiçbir şey olmamış gibi davranan, kendi anabilim dalının bilim dalına indirgenmesinden, kadro daraltılmasından rahatsız olmayan, İlahiyatların neden ve nasıl İslami İlimlere çevrildiğini bilmeyen veya bilmezlikten gelenleredir.
Doğrudan İslami İlimler olarak kurulanlar ilk kurulduklarında İlahiyatlarla aynı programı uyguluyordu. Sonradan zorla yeni programa ve anabilim dalı yapılanmasına geçirildiler. Farkında olunmadan İlahiyat olarak açılanlar da tek tek değiştiriliyor.
Amaç, büyük bir takiyye ile, İlahiyatlardan ve İslami İlimlerden felsefe, sosyoloji, psikoloji gibi derslerin ve bu derslerle ilgili kadroların kökünü kazımak. Nasçı bakış açısını akılcı bakış açısının yerine ikame etmek.
Hiçbir resmi yazı olmadan sözlü baskıyla isimlerini değiştiren ve imza makamına fakültelerin kendileri istedi diye sunulan isim değişikliği meselesine vesile olan herkesin ve susanların durumu apaçık ortada iken benim tavsiyemi eleştirenler önce kendilerine baksınlar.
İlahiyat programlarının ve isim değişikliği meselesinin İstanbul’daki bir cami odasında iki-üç vaiz tarafından nasıl planlandığını bilmeyenler veya bilmezlikten gelenler, bildiği halde susanlar konuşmasınlar.
İlahiyatların önemli bir kısmının cemaat ve tarikatların merkezi haline nasıl getirildiğini görmeyenler, görmezlikten gelenler veya susanlar veyahut da takiyye yapanlar asla konuşmasınlar.
Tavsiyeyi eleştirenler, benden çözüm önerisi istemişler. Benim yıllardır yaptığım eleştiri ve sunduğum önerileri rüyalarında bile yapamayacak olanlar çıkmış arz-ı endam ediyorlar ve bir de utanmadan bu bir tercih meselesi değil “devlet iradesi” diyorlar.
Hele bir de Yüksek Lisans ve Doktoralarda bilim sınavının yapılması yorumuma itiraz edenler var ki, bilimsel nesnelliğin ne olduğunu bilmeyecek cehalette oldukları için bunlara bir şey diyemiyorum. Tek söyleyeceğim husus şudur; eleştirel ve nesnel düşüncenin olmadığı yer üniversite değildir.

İbrahim Maraş

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.