Türkiye İsrail ilişkilerini İran nasıl görüyor?

Doğu Akdeniz’de Türkiye-Libya Anlaşması dünyada neler olmaya/değişmeye başladı

Сохранение присутствия ИГ* в Сирии выгодно для США, считает политолог

Küreselleşme Sürecinde Türkiye ve Yeni Bir Vizyon İhtiyacı

İbrahim Maraş: HÜRRİYET Mİ, KÖLELİK Mİ?

Gündem 8 Temmuz 2021
34
MAKEDONYA'DA SINAVSIZ ÜNİVERSİTE

Bir şeyi yanlış bildiğini veya biliyor olabileceğini düşünmemek köleliktir. Aynı şekilde doğru olan bir inanca kanıtsız sahip olmak da bir çeşit köleliktir. Çünkü bunlar doğruyu biliyor gözükseler de, gerçekte bilmemektedirler. Sadece o şeyin doğru olduğuna dair bir zanları ve kalplerinin sükûnu bulunmaktadır. Hatta bunlar inandıklarının doğruluk nedeni hakkında bir çabaya da girmezler.
Hâlbuki Tanrı, insanın özgür olmasını, inisiyatifi ele almasını ve somut bir varlık olarak evrende var olan İlahi düzeni devam ettirmesini ve güzelleştirmesini ister. Tanrı, tabir caizse, insanın, kendisinin yeryüzündeki gölgesi olmasını ister. Bu gölge olma hali, Tanrı adına hükmetmek değil, Tanrı gibi hükmetmektir. Elbette insan, Tanrı olamaz. Ama bu dünyada; gücü yettiğince; adalet, merhamet ve sorumluluk bilinci ile hareket edebilir.
Tanrı, insanı, kendine ve başkasına kölelikten kurtarmaya çağırır. Bunun için insana akıl vermiştir. Akıl ile emanet, iman eşitlenmiştir. Aklın ilâhî özü, hür olmayı ve hür olarak inanmayı gerektirir. Onun için, makbul olan; önce bilgi sahibi olmak veya var olan inancını bilgiyle kanıtlamaktır.
Maalesef günümüzde birçok kişi imanı tanımlarken aklı dışlamakta, güya kalbi devreye sokmaktadırlar. Gerçekte kalbin akıldan ayrı bir anlamı yoktur. Buna rağmen bu kişiler, kalp ile tasdikten “kanıtsız doğru inanca sahip olmayı” anlarlar. Hâlbuki bu, hakiki bir iman değil, taklidi bir imandır ve insanı köleleştirir. Köleleşmiş insan ise, Tanrı’nın istediği ve ona yüklediği ideal düzeni kuramaz.
İbrahim Maraş

Yorumlar