KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. İran
  4. »
  5. Hüda Hüseyni: İran ne zaman Azerbaycan’a meydan okusa İsrail bundan yararlanıyor

Hüda Hüseyni: İran ne zaman Azerbaycan’a meydan okusa İsrail bundan yararlanıyor

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 7 dk okuma süresi
155 0

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün yakın tarihli bir raporuna göre 2018-2022 döneminde Azerbaycan‘ın İsrail‘in en çok silah ihraç ettiği ikinci ülke olduğu tespit edildi.

İsrail’in bu süredeki silah ihracatında Azerbaycan’ın payı yüzde 9,1 idi. İlk sırada İsrail’in silah ihracatının yüzde 37’sini oluşturan Hindistan var. Filipinler ise (yüzde 8,5) ile üçüncü ülke.

Bu dönemde, İsrail’in küresel silah ihracatındaki payı yüzde 2,3 olarak gerçekleşti.

Aynı zamanda Azerbaycan, İsrail devletine enerji arzını artırdı ve Ukrayna savaşından sonra İsrail’in enerji talebinin yüzde 40’ını karşılar hale geldi.

Tüm bu pragmatik nedenlerin yanı sıra, iki ülke arasındaki yakın ilişkinin tarihi ve kültürel temelleri de var; Azerbaycan, Krasnaya Sloboda (Kırmızı Kasaba) olarak bilinen bölgede yaşayan Kafkasya’daki son Yahudi cemaatine ev sahipliği yapıyor.

Aynı şekilde 19’uncu yüzyılın sonlarından beri Azerbaycan’da (çoğunlukla Bakü’de) büyük bir Avrupalı ​​​​Yahudi topluluğu yaşıyor.

İki ülke arasındaki iş birliği, diğer ülkelere yönelik dış politikalarını da etkileme potansiyeline sahip ve son İsrail-Türkiye yakınlaşması bu potansiyeli en iyi şekilde gösteriyor.

2010 yılında İsrail donanmasının Gazze’ye insani yardım taşıyan bir Türk gemisini hedef aldığı Mavi Marmara olayının ardından iki ülke ilişkilerinde derin bir kopukluk yaşanmıştı.

2016 yılında İsrail ve Türkiye, İsrail’in olayda hayatını kaybeden aktivistlerin ailelerine yaklaşık 20 milyon dolar ödemesi şartıyla uzlaştı.

Buna rağmen, ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasının ardından 2018 yılında Türkiye İsrail ile ilişkisini kestiği için bu uzlaşı uzun sürmedi.

Bölgesel siyasetin bir diğer önemli dönüm noktası, Ağustos 2020’de İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Fas arasında Washington’ın desteğiyle imzalanan İbrahim Anlaşmalarıydı.

Başlangıçta, Türkiye’nin tepkisi olumsuz oldu ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan BAE ile ilişkileri kesmekle tehdit etti.

Ancak Dağlık Karabağ’da savaş patlak verdiğinde Ankara ve Kudüs, Azerbaycan’ı savunmak için aynı safta yer aldı ve görünen o ki bu, her iki ülkeye de birlikte neler başarabileceklerini hatırlattı.

Aralık 2020’ye gelindiğinde Erdoğan yönetimi, İsrail ile diplomatik çekişmenin kendisini rahatsız edici bir duruma soktuğunu keşfetmişti.

On yıllık gergin ilişkilerden sonra hükümet rotasını değiştirdi ve bozulan ilişkileri onarmak için çalışmaya karar verdi.

Bu değişimin bir parçası olarak Türkiye, İsrail ile ilişkilerini geliştirmeye karar verdi ve hatta daha önceki eleştirilerine rağmen İbrahim Anlaşmalarını sessizce kabul etti.

Azerbaycan, normalleşme sürecinde potansiyel bir köprü rolü oynamak için iyi bir konumdaydı ve Aralık 2020’de Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov; “Bakü, Tel Aviv ile Ankara arasında arabuluculuk yapabilir” dedi.

Daha sonra Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev, Bakü’nün üçlü müzakerelere ev sahipliği yapabileceğini açıkladı.

İkili ilişkilerdeki bu çözülme, 10 yılı aşkın gerilimin ardından geldi. İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Mart 2022’de Türkiye’ye yaptığı ziyaretin ardından iki ülke dışişleri bakanlarının karşılıklı ziyaretleri ilişkilerin ısınmasına yardımcı oldu.

Geçen yılın haziran ayında Türkiye ve İsrail birlikte çalışarak, İran’ın Türkiye’yi ziyaret eden İsrailli turistleri kaçırma ve onlara karşı saldırı planlarını engelledi.

İki ay sonra, iki hükümet diplomatik ilişkileri tamamen eski haline getirdiklerini açıkladı.

Ardından, Ekim 2022’de Türkiye ve İsrail savunma bakanları arasında yapılan bir toplantı, normalleşme sürecinin ilerlemesine yardımcı oldu.

Benny Gantz’ın Ankara ziyareti, 10 yılı aşkın bir süre sonra bir İsrail savunma bakanı tarafından yapılan ilk ziyaret olması nedeniyle dikkate değerdi.

Ayrıca bir İsrail ekibi, şubat ayında Türkiye’nin güneydoğu kesiminde meydana gelen büyük deprem sonrası arama kurtarma faaliyetlerinde 19 Türk vatandaşını kurtardı.

İsrail Dışişleri Bakanı Eli Cohen’e teşekkür eden Erdoğan, Türkiye’nin İsrail’in yaptığı yardımları her zaman hatırlayacağını söyledi.

Azerbaycan, Türkiye-İsrail normalleşmesini ana dış politika hedeflerinden biri haline getirdi.

İran İslam Cumhuriyeti’nden gelen tehdidin seviyesi yükselirken, Bakü en yakın müttefikleri arasındaki bağları güçlendirmek için bundan daha iyi bir zamanlama bulamazdı.

İran, Azerbaycan ve İsrail arasında artan gerilim, son ikisi arasındaki stratejik ortaklığı güçlendirdi.

Eylül ayında Ermenistan ve Azerbaycan sınırında yaşanan çatışmalardan iki hafta sonra, eski İsrail savunma bakanı Benny Gantz Azerbaycan’ı ziyaret etti ve burada Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Azerbaycanlı mevkidaşı Zakir Hasanov ile görüştü.

İbrahim Anlaşmaları, Türkiye ile İsrail arasındaki yakınlaşma ve Azerbaycan ile İran arasındaki gergin ilişkiler, Azerbaycan-İsrail ortaklığına yeni bir boyut kazandırdı.

İsrail, Ağustos 1993’te Bakü’de büyükelçilik açmasına rağmen yakın zamana kadar Azerbaycan, İsrail’in kendisine daimi bir büyükelçi atama talebini her zaman reddetti.

Bu durum, Azerbaycan’ın yaklaşık 30 yıl sonra aynı şekilde karşılık verme (büyükelçilik açma ve büyükelçi atama) yönünde nihayet tarihi bir karar almasıyla değişti.

Azerbaycan’ın baştaki tereddüdü, diğer Müslüman ülkeleri üzmek ve rahatsız etmek, Bakü ile Tahran arasındaki ilişkilerin bozulmasından İsrail’i sorumlu tutan İran’ı kışkırtmak endişesinden kaynaklanıyordu.

Hüda Hüseyni Lübnanlı gazeteci-yazar ve siyasi analist

https://www.indyturk.com/node/636361/d%C3%BCnyadan-sesler/i%CC%87ran-ne-zaman-azerbaycana-meydan-okusa-i%CC%87srail-bundan-yararlan%C4%B1yor

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir