Hazim Jerri Al-Shammari: Sincar neden Bölgesel Çatışmanın Merkezinde
Sincar, Bölgesel Çatışmanın Merkezinde
Ankara’nın Mesajları, Washington’un Hesapları, Tahran’ın Rolleri ve Bağdat’ın Zor Seçenekleri
Yazan: Doç. Dr. Hazim Jerri Al-Shammari
Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi Araştırmacısı
⸻
Giriş
Sincar dosyası, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, Haşdi Şaabi güçlerinin Sincar’a girmesi hâlinde Ankara’nın “dosyayı bir gün içinde sonuçlandırabileceği” yönündeki açıklamalarının ardından yeniden bölgesel gündemin üst sıralarına taşınmıştır.
Bu açıklama; Suriye’deki gelişmelerden, İran’ın bölgesel rolünden ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Orta Doğu politikasından bağımsız olarak okunamaz. Ayrıca Sincar’ın, rekabet hâlindeki bölgesel projelerin kesiştiği jeopolitik ve güvenlik düğüm noktası olmasıyla doğrudan ilişkilidir.
⸻
Birinci Bölüm: Sincar… Politikaya Dönüşen Coğrafya
Sincar, Ninova vilayetine bağlı sıradan bir ilçe değildir. Aksine:
• Irak ile Suriye arasında stratejik bir geçiş noktasıdır,
• Yıllardır PKK varlığıyla ilişkilendirilen bir güvenlik koridorudur,
• 2014’ten bu yana kırılgan bir güvenlik alanı olup istikrarsız dengelerin üretildiği bir sahadır.
Ankara’nın bakış açısından Sincar, PKK unsurlarının Kandil Dağları, Kuzey Suriye ve Batı Irak arasında hareket ettiği, Türkiye’nin ulusal güvenliği açısından arka cephe niteliği kazanan bir bölgeye dönüşmüştür.
⸻
İkinci Bölüm: Suriye Dosyasıyla Bağlantı
Uzun yıllar süren çatışmaların ardından Suriye sahası, nüfuz haritalarının yeniden şekillendiği bir sürece girmiştir. Bu süreç:
• Geniş çaplı askerî operasyonların azalmasını,
• Kontrol alanlarının pekiştirilmesini,
• Gayrinizami silahlı yapıların hareket kabiliyetinin sınırlandırılmasını içermektedir.
Bu bağlamda Türkiye, PKK’nın Suriye’den Irak’a yeniden konuşlandırılmasından ve Sincar’ın alternatif bir alan ya da güvenli sığınak hâline getirilmesinden endişe duymaktadır. Dolayısıyla Sincar’daki her güvenlik gelişmesi, Ankara’da Suriye sonrası denklemin bir parçası olarak okunmaktadır.
⸻
Üçüncü Bölüm: İran ve Sincar… Sessiz Nüfuz
İran, Sincar’a şu çerçevede bakmaktadır:
• Tahran’dan Akdeniz’e uzanan nüfuz kuşağının bir halkası,
• Doğrudan çatışmaya girmeden yerel aktörler aracılığıyla yönetilebilecek bir alan.
Tahran, Sincar’da açık bir çatışmayı teşvik etmemektedir; ancak belirsizliğin sürmesinden faydalanarak örtülü nüfuzunu muhafaza etmekte ve Türkiye’nin tek başına belirleyici olmasını sınırlandırmaktadır.
⸻
Dördüncü Bölüm: Washington… Hesaplı Sessizlik
Amerika Birleşik Devletleri, Sincar dosyasını şu anlayışla ele almaktadır:
• Krizleri yönetmek, fakat kesin çözüme gitmemek,
• Büyük bir patlamayı önlemek, ancak sorunların kökünü tamamen kazımamak.
Washington, Türkiye’nin PKK üzerindeki baskılarını bütünüyle reddetmemekte; buna karşın Irak’taki hassas dengeleri bozabilecek geniş çaplı askerî operasyonlara da mesafeli durmaktadır. Bu nedenle Sincar’ın, gerektiğinde siyaseten kullanılabilecek bir baskı alanı olarak kalmasını tercih etmektedir.
⸻
Beşinci Bölüm: Türk Uyarısı Neden Şimdi Geldi?
Hakan Fidan’ın açıklamaları üç temel mesaj içermektedir:
1. Dosya istihbarat açısından açıktır ve askerî hazırlık gerektirmemektedir.
2. Ankara, Bağdat ile çatışma arayışında değildir; ancak dayatılmış fiilî durumları kabul etmeyecektir.
3. PKK varlığına yönelik resmî ya da yarı resmî herhangi bir örtü, Türkiye açısından kırmızı çizgilerin aşılması anlamına gelmektedir.
“Bir gün” ifadesi, zamansal bir takvimden ziyade siyasî ve psikolojik bir caydırıcılık dilidir.
⸻
Altıncı Bölüm: Irak Neye Dikkat Etmelidir?
Irak bugün son derece hassas bir stratejik kavşakta durmaktadır. Sincar dosyasının yanlış yönetilmesi, Bağdat’ın önemli bölgesel dengeleri kaybetmesine yol açabilir. Bu nedenle Irak’ın şu hususlara dikkat etmesi gerekmektedir:
1. Irak egemenliği ile yabancı silahlı örgütlerin varlığını net biçimde ayırmak.
2. Sincar’ın vekâlet savaşlarının sahasına dönüşmesine izin vermemek.
3. Haşdi Şaabi dosyasını, bölgesel bir çatışmanın tarafı değil, ulusal ve disiplinli bir güç olarak yönetmek.
4. Sincar konusunda Türkiye ile kalıcı bir güvenlik ve siyaset hattı kurmak; dosyayı medya üzerinden tırmandırmaktan kaçınmak.
5. Türkiye’nin Irak için bir rakip değil, özellikle kuzey bölgelerde vazgeçilmez bir ekonomik ve güvenlik ortağı olduğunu göz ardı etmemek.
⸻
Sonuç
Sincar artık yalnızca yerel bir kriz değildir; Irak’ın bölgesel dengeleri yönetme kapasitesini test eden gerçek bir aynaya dönüşmüştür.
Siyasal akıl şunu gerektirir:
• Türkiye provoke edilmemeli,
• İran’ın hesaplarına sürüklenilmemeli,
• Washington’un dosyayı tek başına yönetmesine izin verilmemelidir.
Irak, Sincar dosyasını doğru yönetirse onu bir çatışma alanından denge noktasına dönüştürebilir. Aksi hâlde Sincar, kimsenin açmak istemediği bir kapının anahtarı hâline gelebilir.
Assistant Professor Hazim Jerri Al-Shammari
Siyaset Bilimi Öğretim Üyesi – İstanbul Gelişim Üniversitesi



Yorum gönder