Зачем Турция заигрывает с крымскими татарами

Milli Eğitim Müfredatı ve Cihad/Mücahede/İctihad

Küresel kaosun ortasında Erdoğan’ın Londra teması ve yeni Nelson Kim?

YA İSTİKLÂL YA ÖLÜM

Hasan Oktay: İran Muhsin Fahrizade suikastı üzerinden BİDEN’e mesaj mı veriyor

İran 1 Aralık 2020
185

İran’da gerçekleştiği iddia edilen müthiş bir suikast haberi dünya gündemini sarsmaya devam ediyor. ABD’de yapılan başkanlık seçimleri sonrası dünya devletleri yavaş yavaş yeni başkana göre kendi ülkelerinde değişiklikler gerçekleştirirken gözler İran ve Türkiye’de idi. Türkiye Damat Berat Albayrak’ın görevine son vererek BİDEN’e göre şekillenecek yapısal değişiklikte önemli bir adım atmış oldu. Hatta Maliye bakanlığına Lütfü Elvan, AKP genel başkan yardımcılığına Efkan Ala’nın, Merkez Bankası başkanlığına ise Naci Ağbal’ın getirilmesini biraz da yoğun gündemin bunaltıcı baskısını aralayabilmek adına BİDEN’e benzeyenleri sahneye sürerek bu değişimde ABD’ye sıcak mesajlar veriliyor esprisi yapılmaktadır. Naci Ağbal, Lütfü Elvan ve Efgan Ala’nın resimlerini yan yana koyduğunuzda BİDEN’in resmine çok benzedikleri görülmektedir. Türkiye ABD’ye göre şekillenme stratejisinde ciddi adımlar atmanın gereğini bilen bir iktidar tarafından yönetildiği için Trump’un seçimi öncesi de ciddi bir stratejik hamle yapmıştı. Postmodern bir müdahale ile başbakan Ahmet Davutoğlu’nu ABD’ye Hılary Clınton’un seçileceği öngürüsüzlüğünden hareket ile değiştirmişti. Zira Clınton Davutoğlu dostluğundan AKP elitleri kendi geleceklerine karşı bir tehdit olarak gördüklerinden bir ön alma tedbir alma babından Davutoğlu’nu seçimlerden önce bir postmodern darbe ile devirmişlerdi. Şimdi ise BİDEN’in seçilemeyeceği Trumpun devam edeceği öngörüsü ile rahat hareket etmişler ve düşündüklerinin tersi olunca da DAMAT’ı kurban verip BİDEN’e benzeyenleri ön plana çıkartarak onlar üzerinden bir zırha bürünmeyi deneyecekler.

İrandki suikastın amacı nedir

İran nükleer fizikçi Muhsin Fahrizade’nin öldürülmesi iddiası ile dünya gündemine müthiş bir giriş yaptı. ABD seçimleri gerçekleşmesi, seçimler üzerindeki tartışma, seçilen başkanın 20 Ocak’ta yemin ederek göreve gelme sürecinde dünyada daha başka gelişmeler de beklenirken İran’daki suikast ididası ne anlama geliyor ve kim yaptı.
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Şemhani, İsrail ve Tahran’ın ‘terör örgütü’ olarak sınıflandırdığı Halkın Mücahitleri Örgütü’nü, nükleer bilimci Muhsin Fahrizade suikastının arkasında olmakla suçladı. İran suikastın daha nasıl yapıldığı konusunda dünya kamuoyuna inandırıcı bilgi veremezken suikastın kimler tarafından yapıldığı konusunda açıklama yapması akıllara ciddi sorular getirmektedir. Biz bu soruları diğer yazılara bırakalım.

Fahrizade’nin cenaze töreni sırasında İran devlet televizyonuna konuşan Şemhani, suikasta ilişkin bazı ipuçları olduğunu söyleyerek, “Kesinlikle Halkın Münafıkları (Mücahitleri) örgütünün bu işte rolü var ve bu cinayetin arkasında Siyonist rejim ile MOSSAD var” diyerek dikkatleri HMÖ ye ve İsrail üzerine çekmeye çalışırken ciddi anlamda zorlanmaktadır.

Suikastın, insansız hava aracı ile uzaktan elektronik cihazlar kullanılarak son derece karmaşık bir operasyonla gerçekleştirildiğini bildiren Şemhani, “Düşman tamamen yeni ve profesyonel bir yöntem kullandı” demektedir. Eğer Şemhaninin dediği doğru ise İran daha ülkesinde nasıl bir tehlike ile karşı karşıya kalındığını ve kalınacağını anlayamamış bir yönetici olarak istifa etmesi gerekmez mi.
Diğer yandan, İran merkezli İngilizce yayın yapan devlet televizyonu Press TV’ye konuşan bir kaynak, İranlı nükleer bilimci Muhsin Fahrizade suikastının gerçekleştiği olay yerinde toplanan silah kalıntılarının İsrail yapımı olduğunu söyledi.

İsminin açıklanmasını istemeyen söz konusu kaynak, Fahrizade’nin öldürüldüğü bölgeden toplanan silah kalıntılarının üzerinde İsrail askeri endüstrisinin logoları ve özellikleri olduğunu bildirdi. Adının açıklanmasını istemeyen yetkili televizyonlarda görmeye alışık olduğumuz subliminal reklamlar gibi İsrail’in böyle bir eyleme ürün yerleştirme yaparak kendi eylem yapabilme kapasitesini ve silah teknolojisinin reklamını yaptığını söylüyor adeta. İsrail algısının İslam dünyasının bilinç altına ne derece feci bir şekilde yerleştirildiğinin de bir anlamda resmi olarak görebileceğimiz bu açıklamalar belki de suikastın adresini karartmak için kullanılmaktadır.

İran suikastın nasıl gerçekleştirildiğini tam olarak ortaya koyamaz iken İsrail’i suçlaması dikkatlerden kaçmazken İsrail İstihbarat Bakanı Eli Cohen ise TelAviv’de yayın yapan 103 FM radyosuna yaptığı açıklamada suikasttan kimin sorumlu olduğunu bilmediğini ifade etti. diğer taraftan İran’da adı açıklanmasını istemeyen bir yetkili yaptığı açıklamada saldırıda kullanılan silahların uydudan kontrol edilebilen İsrail yapımı silahlar olduğunu öne sürdü.

Olay yeri görgü tanıkları ise Fahrizade’nin arabasının yakınında silahlı kişiler olduğunu söyledi. Kayhan gazetesi, Fahrizade’nin öldürülmesinde İsrail’in parmağı olduğu kanıtlanırsa İsrail’in kıyı kenti Hayfa’ya saldırılması çağrısında bulundu. ABD seçimlerine göre strateji geliştiren devletlere verilebilecek iki örnekten hareket edildiğinde Türkiye DAMAT’ı kurban verip BİDEN’e benzeyenleri vitrine çıkarırken İran ise Muhsin Fahrizade cinayeti üzerinden mağduriyet oluşturup İsraili suçlayarak üzerine odaklanan ABD’nin dikkatlerini İsrail’e yöneltmeye çalışıyor. Peki Muhsin’i kim öldürdü. Ve ya Muhsin gerçekten öldü mü.
Hasan Oktay kafkassam

Yorumlar