İranı ahvazda kim vurdu

İdlib anlaşmasına Amerika təhlükəsi

İranda askeri geçit törenine saldırı

İdlip Olayı Nasıl İncelenmeli -II-

Hangi lider Musul için Türkiye’den yardım istedi?

Manşet Üstü 20 Nisan 2016
1.272

Hangi lider Musul için Türkiye’den yardım istedi?

ömür
Irak Türkmen Cephesi Başkanının Federe Türkmeneli Devleti kuracaklarına dair sinyallerini verdiği “Kerkük’ü Federal Bölge İlan Ederiz” açıklamasının ardından, Musul içinde benzer bir gelişme olabileceği gündemde. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun çok değil daha bir yıl öncesinde “Türkiye Sykes Picot’un bekçisi değildir” sözleri hatırlanacak olursa, Türkiye’nin kurumsal hafızasından beslenen Irak ve Suriye politikalarının arka planı ve bu konudaki resmi görüşü net şekilde anlaşılabilir. Türkiye’nin bekçisi olmadığı Sykes Picot’un yeni gardiyanı hiç şüphesiz ki Irak Başbakanı Haydar el Abadi.
Sykes Picot’un Irak ve Suriye’deki muarızı öncellikle IŞİD. Irak’ta Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi ve Suriye’de muhalif gruplarda Sykes Picot’u işlevsiz bırakabilecek eylemlere, girişimlere imza atıyor. Özellikle Suriye’de PYD’nin başını çektiği oluşum, Suriye’nin toprak bütünlüğünü garanti eden Sykes Picot anlaşmasının en büyük düşmanı. Kandil’de konuşlu terör lortlarının da Sykes Picot’u pek umursadıkları söylenemez. Çünkü kim ne derse desin kuruluş amaçları, küresel kraliyetçilerin bölge halklarını entegre etttiği Sykes Picot’u, bir şekilde devre dışı bırakmak.
IŞİD, Irak’ta hafife alınmayacak bir güç olduğunu ortaya koydu. Geleneksel savaş ve gerilla savaşını başarılı bir şekilde uygulayan örgüt, yönettiği bölgelerde sivillerin üzerinde de terör estiriyor. Irak Hükümetinin ABD, Suriye Baas rejimininde Rusya hava desteği olmasa, IŞİD karşısında ciddi varlık gösterebilmesi mümkün değil. ABD de geçen ay Irak’a, Suriye ve Irak’ta IŞİD’e baskınlarda görev alacak 100 kişilik bir özel kuvvet yolladığını açıklamıştı. Günlerce yaygarası koparılan Irak ordusunun Musul operasyonu öncesinde ABD Başkanı Barack Obama’nın DAEŞ Karşıtı Uluslararası Koalisyon Özel Temsilcisi Brett McGurk, Musul’u kurtarma operasyonunun başlamak üzere olduğunu belirterek, Irak’ın istikrarı için tüm ülkelerden destek istemişti.
ABD Savunma Bakanı Ash Carter, Amerika’nın Irak’a, IŞİD’le mücadele kapsamında daha fazla sayıda asker ve Apache helikopteri göndereceğini, 200 Amerikan askerinin, IŞİD’le mücadele için ülkeye sevk edileceğini açıklamıştı. Amerikan yardımına bel bağlayan sadece kukla Abadi hükümeti değil. Iraklı Kürt yetkililerde dört gözle, ABD’nin Peşmerge güçlerine 410 milyon dolar mali ve askeri yardım yapmayı planladığı açıklamasının bir an önce gerçekleşmesini, deyim yerindeyse dört gözle bekliyor. Onlarda Amerika’nın Peşmerge güçlerine vermeyi planladığı mali ve askeri yardımlarla, bölgede IŞİD’e karşı yürütecekleri operasyonları güçlendirmeyi umuyor.
Musul operasyonu öncesinde Eski Musul Valisi ve Haşdi Vatani (Sünni gücü) Komutanı Asil Nuceyfi “-Haşdi Şabi’nin (Şii milis gücü) Musul’u kurtarma operasyonuna katılacağını zannetmiyorum. Türkiye, Peşmerge ve uluslararası koalisyon güçlerinin bu operasyonda etkili olmasını istiyoruz. Haşdi Şabi kentten yaklaşık 180 kilometre uzaklıkta ve lojistik destekleri yok. Bu operasyona kendini hazırlayan ve orada gücü olan Haşdi Vatani’dir” demişti. Irak ordusu, Musul’u IŞİD’den geri almak için düzenlenecek operasyon öncesi gerçekleştirilen baskınlarla kente giden yolu açmaya çalıştı.
Irak silahlı kuvvetlerinin davul zurnayla başlattığı Musul’u IŞİD’den geri alma harekâtına, ABD öncülüğündeki koalisyon uçakları da havadan destek verdi. Musul’un Mahmur ilçesinden üç koldan başlatılan askeri operasyona, Irak ordusu yanı sıra Haşdi Vatani de (Sünni güçler) katıldı ancak Peşmerge güçleri sadece destek rolünü üstlendi ve aktif bir şekilde çatışmalara girmedi. 03-28-2016’da Irak ordusunun Musul kentini terör örgütü DAEŞ’ten geri almak için başlattığı operasyonda üç köy kurtarıldı ve üzerinden beş gün geçmesinin ardından, hava muhalefeti dolayısıyla operasyon durduruldu.
Musul operasyonunun durdurulmasının asıl nedeninin hava muhalefeti olmadığı sonradan anlaşıldı. Irak hükümetinin Musul’u kurtarmak için başlattığı 3 haftalık süre içerisinde yalnızca 3 köyün geri alınabildiği ve IŞİD’e karşı kayda değer bir başarı kazanılamadığı operasyonu 3 haftanın ardından durdurma kararının alınmasında, IŞİD’in bölgeyi daha çok tanıdığı, Irak askerlerinin ülkenin başka yerlerinden gelmelerinin ve bölgeyi tanımamalarının etkili olduğu söyleniyor. Bir diğer nedende düşen petrol fiyatlarının, Bağdat’ın elindeki kaynakları tüketmesi ve Musul operasyonunu finans etmekte zorlanması. Bağdat’ta siyasi krizi ekonomik kriz tetikliyor. Uzmanlara göre krizin asıl sorumlusu son derece dramatik biçimde düşen petrol fiyatları.
Ekonomik kriz neysede asıl sorun bu değil! Asıl sorun; 2003 sonrası Irak’ta işgalci ABD ve diğer koalisyon güçleri tarafından oluşturulan, ekonomiyi, sivil ve askeri bürokrasiyi elinde tutan işbirlikçi seçkin zümreye savaş açan Mehdi Ordusu’nun lideri Mukteda El Sadr yanlılarının her an mevcut yönetimi alaşağı çekme ihtimali. Bağdat’taki idarecileri işte bu ihtimal tedirgin etmeye yetiyor. Yolsuzluk Abadi yönetiminin istikrarına en büyük darbe. Mehdi Ordusu’nun lideri Mukteda El Sadr’ın Abadiye yaptığı çağrı daha güncelliğini koruyor ve Irak’ta yeni hükümet kurulmuş değil.
Mukteda El Sadr söyledikleri yapmakla tanınan bir lider. Abadi bunu biliyor ve Mukteda El Sadr’dan çekiniyor. O nedenle IŞİD’le savaşan bazı birlikleri Musul’dan Bağdat’a çekerek hükümetinin gücünü arttırmaya çalıştı. Mukteda El Sadr yanlısı herhangi bir Şii komutanın darbe yapabileceği ihtimali sadece Abadi’yi değil, Abadi’yi Bağdat’a atayan şer odaklarını da hop oturtup hop kaldırıyor. Mukteda El Sadr’ın Abadi’ye yönelik eleştirilerinin ve eylem çağrılarının zamanlaması, Türkiye’nin Musul sorununda elini rahatlattı. Çünkü IKBY Başkanı Mesud Barzani’nin ifade ettiği gibi Musul operasyonundan sonra kentin idaresi konusunda taraflar arasında “siyasi uzlaşma” sağlanamadı.
Musul için Türkiye’den yardın isteyen lider kim? Irak’taki Haşdi Vatani (Sünni milis gücü) Sözcüsü Mahmut Surçi, terör örgütü IŞİD/DAEŞ’in elinde tuttuğu Musul kentinin siyasi çekişmelerden dolayı geri alınmadığını iddia ederek, “Bağdat’ın kentin geri alınmasında ciddi olmadığını düşünüyoruz. Bu yüzden İslam İttifakı’nın önemli iki gücü Suudi Arabistan ve Türkiye’den yardım istiyoruz” dedi. Heşdi Vatani gücü, Eski Musul Valisi Asil Nuceyfi’nin oğlu Abdullah Nuceyfi tarafından yönetiliyor. 10 bin Sünni milis yaklaşık bir yıldır Musul yakınlarındaki Başika bölgesinde Türk askeri uzmanlar tarafından eğitiliyor.
Heşdi Vatani gücü genellikle Sünnilerden oluşuyor. Sünni Araplar, Kürtler ve Türkmenler, Heşdi Vatani’de yer alıyor ve bu güce katılanların maaşlarını Türkiye ödüyor. Türkiye’nin örgütlediği, eğittiği ve finans desteği sağladığı Haşdi Vatani’den ayrıca Haşdi Şabi ile diyalogu var, irtibatı var. Mesela DAİŞ’in Kerkük’e bağlı Tazehurmatu nahiyesine kimyasal silahlarla saldırısından etkilenen Haşdi Şabi saflarında savaşan Türkmen Tazehurmatu yaralılarından ikinci grup 68′i yaralı ve 16′sı refakatçi olmak üzere 84 kişi tedavi için Türkiye’ye gönderildi.
Irak’ın Başika bölgesinde IŞİD güçlerinin Türk tanklarına tanksavarlarla saldırması Türkiye’nin Musul operasyonlarına zemin hazırlıyor. Kerkük merkezli Federe Türkmeneli Devleti teşebbüsü ve Haşdi Vatani’nin önderliğinde kurulacak Musul Federe Devletini, çok uzakta sanmayın. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun, Suriye’nin Eşme Köyü’nden geçen yıl gece yarısı operasyonu ile Türkiye sınırına getirilen Süleyman Şah Türbesi’nin, eski yerine taşınacağını açıklamasını da bir kenara not edin. Tüm bunları Türkiye PYD’ye diş bilerken, PYD’ye sağ gösterip IŞİD’e sağ vurursa, şaşırmayın diye söylüyorum.

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
[email protected]

Yorumlar