KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Gündem
  4. »
  5. Göktürk Tüysüzoğlu: Taliban ve Kuşak Yol Projesi

Göktürk Tüysüzoğlu: Taliban ve Kuşak Yol Projesi

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 5 dk okuma süresi
27 0

Afganistan güvenilmez bir aktörce yönetilirse Kuşak ve Yol Projesi’nin Çin-Pakistan ayağı da, orta koridor denen Orta Asya ayağı da ve hatta Orta Asya’dan Rusya’ya ulaşan kısmı da yatırımlar ve güvenlik bakımından istikrarsız ya da belirsizliğe mahkum olur. Çin’in stratejik aklı derhal Talibanla iletişime geçmişti zaten. Fakat sanılmasın ki Pekin’in Taliban ile stratejik bağlar kurmak için çekinceleri yok. Hiç güvenmeyeceği ve gerek aşırılıkçılık ile eşlenen iç siyasi kaygılar, gerekse de Afganistan’da yapılması gereken yatırımların güvenliği ve sürdürülebilirliği konusu büyük bir problem olarak kalacak. Zira Taliban çok güçlü olsa da içeride her an yeni rakipler, yeni isyanlar çıkabilecek (özellikle de her daim hareketli ve Taliban karşıtı olmuş Güney Türkistan/Kuzey Afganistan’da). Rusya’nın kaygısı ise Taliban’ın Fergana bağları ve şubelerinin aktive olması, bu Network’ün Orta Asya’ya ve oradan Rusya topraklarına nüfuz etmesi. Özellikle de Kuzey Kafkasya ile Tataristan coğrafyasına yayılabilecek bir radikal dinci dalga Moskova’da kaygı yaratıyor. Ayrıca, Avrasya’da (arka bahçe) kontrol edilemez bir ideolojinin siyasal güç kazanması ve onun Sovyet mirasına da referans gösteren hatıraları, Moskova’nın kendine yakın liderler eliyle ayakta tuttuğu bölgesel etkinliğine de bu yabancı ve ‘düşman’ ideoloji üzerinden darbe vurabilir. Bir diğer rahatsız aktör de Hindistan olmalı. Zira Pakistan’ın Taliban ile bağları, onu yönlendirme ya da etkileme kapasitesi ve onun bölgesel yayılımına vereceği lojistik ve istihbari destek Yeni Delhi için bir kabus. Özellikle de zaten kaynayan Cammu ve Keşmir bölgeleri için. 200 milyon kadar Müslüman yaşıyor bu ülkede. Modi’nin Hindutva odaklı politikaları ise önemli bir bölümünü radikalizme yaklaştırmış olabilir. Bu ‘damar’ Taliban üzerinden aktive edilebilir. Bu durum, Hint eyaletlerinde Keşmir dışında da istikrarsızlık demektir. Üstelik Pakistan üzerinden Çin’le temas kurup, yakın ilişkiler tesis edebilecek bir Taliban ihtimali Pekin’le bölgesel rekabet geliştirmek isteyen Yeni Delhi için hiç iyi olmaz. Dikkat edilirse, Pakistan, Taliban’ın tarihinde oynadığı rol ile her daim ön planda olacak bir aktör.

ABD, Taliban’a yenildi mi? Sorunun cevabı çekip gitmek ise, evet. Fakat olayı daha derinlemesine irdelediğimizde bunun stratejik bir çekilme ve kendisi adına ekonomik ve askeri maliyeti de azaltarak, özellikle Çin’in hegemonya tesisine darbe, Rusya’ya bölgesel bir kaygı bırakma anlamlarına gelen bir adım atıldığı da ortada. Üstelik Taliban endişesi üzerinden Hindistan’ın bir türlü değişmeyen ‘dengeci’ duruşu, daha Washington lehine bir pozisyona da evrilebilir.

Türkiye mi? Türkiye, Taliban’ın önünden kaçan ve hayatından endişe eden rakipler, Güney Türkistan’dan gelecek gruplar ve durumu fırsata çevirmek isteyen ‘fırsatçılarla’ birlikte büyük bir göç hareketliliği yaşayacak. İran sürecin lojistik imkanlarını organize ediyor. Zira bu nüfusu kendi topraklarında tutmak işine gelmediği gibi, Ankara’yı tedirgin ve meşgul tutarak başka meselelerle ilgilenmesini önlemek Tahran’ın işine geliyor. ABD ise Taliban’dan kaçan müttefiklerinin Türkiye’den başka bir sığınağı olamayacağını düşünüyor. Zaten bu hareketliliği başlatan da onun tavrı oldu. AB ise ‘geri kabul’ antlaşması bağlamında Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak isteyecektir. Kısacası Ankara’nın işi pek kolay değil. Süreçte Pakistan ile koordine olmak ve İslamabad’ın Talibanla ilişkisi özelinde nüfus hareketliliğini engellemek gerekiyor.

Göktürk Tüysüzoğlu

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.