Տարեվերջյան կարևոր ազդակ Իրանից

Yeni Türkiye’ye ABD’den İç Savaş Ve Bölünme Tehdidi

Türkiye Musul’da IŞİD firarda!

Topçubaşovun nəvəsi: Azərbaycanı çox sevirəm, ora getməyi çox istəyirəm

Göktürk Tüysüzoğlu: Dayton dahil tüm etno-federal girişimler yeniden gündeme getirilmeli

Gündem 7 Mayıs 2021
20

Slovenya’nın ‘illiberal’ düzene entegre popülist Başbakanı Janez Jansa’nın Bosna-Hersek’in Sırbistan ve Hırvatistan tarafından paylaşılarak geri kalan kısmın Boşnaklara bırakılmasını öneren yaklaşımı her ne kadar ‘of the record’ olarak yansıtılsa da bölgedeki popülist sağ kesimin etno-kültürel meselelere revizyonist ve güç politikalarına entegre yaklaşımını göstermesi bakımından çok önemli. Bilindiği üzere bu tutum, Hırvatistan’da HDZ ve Sırbistan’da Vucic’in partisi ve pek tabi ki Seselj taraftarı Radikallerin de desteklediği bir yaklaşım. Aslında bu tutum Kosova özelinde de Sırp çoğunluklu kuzeyin Sırbistan’a, bunun karşılığında da Presevo Vadisi’nin de Kosova’ya geçmesi yönünde bir toprak takası önerisiyle Trump döneminde gündeme getirilmiş ve belli kesimlerde (Vucic ve Taçi dahil) destek de bulmuştu. Aslında tüm bu planların ve revizyonist söylemlerin gündemde kalmasının temel nedeni, AB’nin Batı Balkanlar’a genişleme yönünde net bir tavır sergilememesi ve açık bir genişleme takvimi ortaya koymamış olması. Bu belirsizlik popülist liderleri revizyonist söylemleri kullanmaya itiyor. Zaten var olan tarihsel rövanşizm iklimi ve ‘büyük’ ile nitelenen revizyonist lebensraum girişimleri de özendiriliyor. AB, aynı zamanda Bosna özelinde başarısız olduğu görülen etno-federalizmi çözüm olarak görerek ve dayatarak toplumları idari duvarların arkasına saklıyor. Bu durum toplumların birbirleriyle temas etme ihtimallerini azaltırken, aynı zamanda her federe birimi kendi revizyonist amaçları ve söylemleri ile konsolide edip, ayrılıkçılığı ve anlaşmazlıkları canlı tutuyor. Etno-federalizm Balkanlar gibi etnik milliyetçiliklerin canlı olduğu bölgelerde bir çözüm önerisi olarak ortaya konmamalı. Zaten bu önerinin pek başarılı olmadığı, sosyal refah düzeyi çok yüksek ve tam olarak olmasa da etno-federalizme içkin bir yapı yansıtan Belçika ve İspanya’da da görülebilir. Nitekim buralarda da Flaman, Katalan ve Bask ayrılıkçılıkları halen etkin bir biçimde kendisini gösteriyor. Refah düzeyi yüksek örneklerde dahi problem olan bu anlayışın Balkanlar gibi bir bölgede işler halde tutulabilmesi mümkün görünmüyor. Bu nedenle Dayton dahil tüm etno-federal girişimler yeniden gündeme getirilmeli.

Göktürk Tüysüzoğlu

Yorumlar