KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Gündem
  4. »
  5. Gökçe Hubar: ‘Haklı Savaş’

Gökçe Hubar: ‘Haklı Savaş’

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 3 dk okuma süresi
364 0

Uluslararası ilişkileri yöneten rasyonel bir sistemin varlığını savunan fikirleriyle uluslararası hukuka öncülük eden Hugo Grotius, (1583-1645) saldırıya uğrayan bir halkı ve devletin mirasını korumak için yapılan savunma savaşlarını haklı savaş olarak adlandırmaktaydı. Ağır bir şekilde hukuku ihlal eden tarafları cezalandırmak amacıyla yapılan zorlayıcı savaşlar da, aynı şekilde, haklı savaş kapsamına girmekteydi.

Sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı veren ulusların savaşı da, soykırım işleyenlere karşı birleşip mücadele verenlerin savaşı da haklı savaşa örnek teşkil ediyor. Bunda hemfikir olmak mümkün. Sorun, haklı savaş kavramının günümüzde yanlış yorumlanmasından kaynaklanıyor.
Yozlaşmış iktidarlarını zor kullanarak devam ettirebilmek için her türlü protesto gösterisini kanla bastırmaya cüret eden diktatörlerin kendi halklarını katletmelerine haklı savaş denemez. Terörle mücadele ettiğini iddia eden devletlerin sivilleri bombalamasına da haklı savaş denemez. Bu tür eylemler birer savaş suçudur.

Bundan dolayı, Suriye’de terörle mücadele ettiğini iddia eden rejim güçlerinin, YPG’nin ve Rusya’nın haklı savaş yürüttüğünü söyleyemeyiz. Nitekim rejim güçleri yüz binlerce cana mal oldu. Rus, Amerikalı ve Avrupalı politikacıların terör örgütü olarak değerlendirmediği YPG, defaatle sivillere saldırı düzenledi. Rus uçaklarının hava saldırılarında hayatını kaybeden sivillerin sayısı da her geçen gün artış gösteriyor.

SİLAHLI-SİVİL AYRIMI
Uluslararası insani hukuk, silahlı-silahsız ayrımını esas alır. İdeal olan, sivillerin zarar görmemesidir. Her ne gerekçeyle olursa olsun okulları, ibadethaneleri, parkları, hastaneleri, çarşıları, küçük esnaf için ekmek kapısı olan dükkânları hedef almak, sivilleri hedef almak demektir.

Hiç kuşkusuz ki terör örgütü mensupları, kendilerini gizlemek maksadıyla halkın içerisine sızabilirler, ama onların etkisiz hâle getirilebilmesi için masum canların yok edilmesinin hiçbir etik yanı yoktur. Açıkça suçtur bu. Sadece kınanması değil, cezalandırılması da gereken bir suçtur.
Oysa Hugo Grotius doğal hukukun uluslar üzerindeki bağlayıcılığına inanıyordu. Ona göre, bir insan için ruh ne ise, bir devlet için de anayasa oydu. İnsan doğasının barışçıl bir toplumu arzuladığını öne sürüyordu. Ne yazık ki, ideallerle gerçeklerin çok farklı olduğunu görüyoruz. Savaş suçları işleniyor, işleyenler ceza almıyor.
Gökçe Hubar kafkassam

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir