Rus uzman: DTÖ neden ABD’nin Türkiye’ye yönelik yaptırımlarına sesini çıkarmıyor?

Nikol Paşinyla Respublikaçılar Partiyası arasındakı gərginlik getdikcə qızışır

Türkiye’de dinlerarası diyolog fetöcülerden sonra Selefi RABITA tarafından yürütülüyor!

Rus televizyon: O gece NATO neden Erdoğan’a yönelik olası suikasta göz yumdu

GKRY, Rusya ve İsrail

Rusya 23 Temmuz 2016
1.740

GKRY, Rusya ve İsrail

Rum tarafı, Kıbrıs’ta 2016’nın çözüm yılı olacağı beklentilerine inat, müzakerelerdeki uzlaşmaz, üstten bakan ve burnundan kıl aldırmayan olumsuz tavırlarını sürdürmeye devam ettirmektedir.
GKRY, bu konuda AB ülkeleri dışında, özellikle İsrail (Mısır) ve Rusya ile olan yakın ilişkilerine güvenmektedir.
Bu bağlamda İsrail’in özellikle ABD ve İngiltere ile olan yakın ilişki ve işbirliğinin de ayrıca altını çizmek gerek.
Suriye 2011’de kendi karasuları ve MEB’indeki tüm enerji arama, çıkarma, işletme ve pazarlama yetkisini Rusya’ya vermişti. Rusya artık konuşlandırdığı askeri mühimmatı ve elde ettiği üsleri neticesinde Doğu Akdeniz’de önemli bir aktördür.
Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre, Doğu Akdeniz’de bulunan hidrokarbon rezervleri üzerinde kıyı devletleri olan Mısır, Türkiye, Kıbrıs (GKRY ve KKTC), Lübnan, Suriye(Rusya), İsrail ve Gazze Şeridi hak sahibidir.
Rumlar enerji kaynaklarının tek başına kendilerine ait olduğu düşüncesinden hareket ile Yunanistan, Rusya, İsrail, Mısır ve diğer bölge ülkeleri ile uzun zamandır anlaşmalar imzalayarak kendilerini garantiye almaya çalışmaktadır.

GKRY’nin Rusya ve İsrail ile ekonomi, enerji, askeri(üs) alanlar başta olmak üzere daha birçok konuda kamuoyuna açıklanan ve açıklanmayan anlaşmaları olduğu bilinmektedir. Rum tarafının bu yakın ve özel ilişkilerine güvenerek ortaya koymuş olduğu uzlaşmaz tavırları ile Kıbrıs sorununun çözümüne bir katkıda bulunması şimdilik mümkün görünmemektedir.
İşte bu noktada Türkiye’nin öncelikle İsrail ve Rusya ile ilişkilerini düzeltmesi, ardından Mısır, Suriye ve diğer bölge ülkeleri ile de ilişkilerini düzelteceğinin sinyallerini vermesi ile bölgemizde çok uluslu, uzlaşmaya dayalı ve enerji merkezli pek çok gelişmenin yakın bir zaman içerisinde yaşanacağı öngörülmektedir.

GKRY son dönemde Doğu Akdeniz’de yaşanan enerji kaynaklı gelişmelerin kendi lehlerine olacağına inanmaktadır. Bu çerçevede Kıbrıs konusunun çözümü noktasında Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının GKRY’nin istediklerini yapmak zorunda olduğu gibi garip bir düşünceye kapılmıştır. Bu doğrultuda Türk tarafına müzakerelerde ciddi manada baskı yapılması beklentisi Rum tarafında hâkimdir.
Doğu Akdeniz’de bulunan enerji (Su, Petrol, Hidrokarbon, Enterkonnekte Elektrik) kaynaklarının İsrail(Mısır) Kıbrıs, Türkiye(TANAP) ve Yunanistan(TAP) üzerinden Avrupa’ya taşınabileceği öngörüsü hâkimdir. Bakarsınız Rum tarafının uzlaşmaz tavırları neticesinde bir çözüme ulaşılmaması halinde Güney Kıbrıs’ın öngörülen güzergâhın dışında kalması söz konusu olabilir.
2004’de Rumlar BM Annan Planına ‘’Hayır’’ demelerine rağmen AB tarafından ödüllendirilmişti. Acaba bu yeni süreçte GKRY’nin uzlaşmaz tavırlarını Rusya ve İsrail’de destekleyecekler mi? Bakalım önümüzdeki dönemde Türkiye, İsrail ve Rusya ile Doğu Akdeniz’de başlayan yakınlaşmanın ne gibi yansımaları olacak?

Gökhan Güler/Milliyet

Yorumlar