Birleşik Arap Emirlikleri’nde ilk Hindu tapınağının temel atma töreni düzenleniyor

Tahran – Moskova ilişkisinin geleceği

Rusya, Suriye’ye İskender füzelerini yerleştirdi Mi

Gürcistan’ın NATO’ya neden ihtiyacı var?

Azgın düşmanlığının hikayesi

Gündem 24 Ocak 2019
43

auda ebu tayi; hicaz çöllerinde bir hainin dişlerine mal olan azgın düşmanlığının hikayesi

yıllardır 1.dünya savaşında arapların türk’e ihaneti diye beynimize zerk edilen hadise aslında ingilizler ve özellikle lawrence denillen ingiliz casurusun abartmasından öte birsey değildir. yoksa gerçekte osmanlı’ya karşı bir arap ayaklanmasından daha çok ingilizlerin yalancı vaadlerine kanan ve altınların parıĺtısına aldanan mekke emiri hüseyin ve oğullarının aç gözlülükten ileri gelen ihaneti vardı.

1915’de britanya’nın mısır yüksek komiseri mcmahon ile mekke emiri şerif hüseyin arasındaki mektuplaşmalarda, hüseyin’in mersin’den iran’a kadar uzanan çizgiden başlayan kuzey sınırları ile yemen’e kadar olan güney sınırları arasındaki büyük arap krallığı hayaline sessiz ve muğlâk ifadelerle oyalama taktiği uygulayan ingilizler gözü aç haşimilerin ağzına bir parmak bal sürmüştü ve ingilizlere karşı cihat ilan eden osmanlı’ya karşı hicaza dahil olan bölgelerde hüseyin ve oğullarının isyanına bölgedeki bazı aşiretler de katılmıştı.

ürdün’ün güneyinde hicaz’a yakın bir yerleşim yeri olan maan civarında yaşayan hüveytat aşireti de; lawrence tarafından ayaklanmanın önderi seçilen mekke emiri’nin oğlu faysal’a en fazla destek veren arap aşiretiydi. hüveytat aşiretinin reisi bölgede acımasız bir savaşçı olarak bilinen ancak ünü lawrence’ın yakın adamı olmasından ve lawrence’in “bilgeliğin yedi direği” adlı kitabında bolca kendisinden bahsetmesinden ileri gelen auda ebu tayi idi.

vech’te faysal’ın çadırında osmanlı’ya karşı bir saldırı planlayan lawrence, faysal , auda ebu tayi ve faysal’ı adamları akşam yemeği yiyorlardı. auda ebu tayi akşam yemeğinden sonra birdenbire olduğu yerde ayakları üzerinde doğrulmaya çalışarak yüksek bir sesle “tanrı korusun!” dedi ve çadırdan dışarı firlayıverdi. dışarıdan sanki demir-çelik sesleri geliyordu. bir an için lawrence, mekke emiri hüseyin’in oğlu faysal ve çadırdaki diğer kişiler dışarı çıktıklarında auda’ ın dişlerinin arasına küçük bir kaya parçası yerleştirerek bir başka taş parçasıyla dişini paramparça etmeye çalıştığını gördüler. lawrence’ın şaşkın şaşkın baktığını gören auda dişlerini göstererek; “bunları bana osmanlı kumandanı cemal paşa verdi. faysal’ı işaret ederek “allah kahretsin ki efendimin yemeğini bir türk’ün verdiği dişlerle yedim!” dedi.

zaten bir kaç dişi kalmış auda’yı cehaletinin zirvesinde dişlerini parçalayacak kadar hainlik ve nankörlüğün şehveti öyle sarmıştı ki mesnevi’de geçen hikayedeki mümin isevileri ifsat etmek, parçalamak ve yok etmek için elini kolunu kestiren,kulağını burnunu yardıran kendine işkence yaptıran müfsit yahudi vezir gibi haset ve adavetinin şiddetinden kendine zarar vermekten zerre kadar tereddüt etmedi.

lawrence’ın önderliğinde haşimi mekke emiri hüseyin ve oğullarının akabe’yi ele geçirişlerine kadar bu akılsız auda eskiden aç kurtlar gibi yediği etleri acı çekerek ve zorlukla yiyordu. bir türlü doğru beslenemeden ve yeterli gıda alamadan yaşamaya başladığından oldukça kilo vermişti.

cemal paşa tarafından kendisine hediye edilen dişlerini cüretkarca parçalayan auda ebu tayi ingilizler karşısında sahibine yaltaklanan bir finoya dönüşürcesine mısır yüksek komiseri reginald wingate’in kendisine gönderdiği dişçinin taktığı dişleri düşmanlık ve kinin pisliğinde elinde yüzlerce türk”ün mübarek kanına karşılık olarak bir madalya takar gibi takmıştı. ihaneti ve adavetinden geriye kalan bugün kargaşa, kan ve ölümle kaynayan bir coğrafya sadece…

yazıklar olsun ingilizle bir olup ingiliz altınlarını cebe doldurmayı adalet ve marifet sayıp ihaneti milletine şeref, dinine hizmet sananlara…

ufuk doruk

Yorumlar