KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Gündem
  4. »
  5. Gassan Şerbil: Rayan’ın mesajları ve Ukrayna kuyusu

Gassan Şerbil: Rayan’ın mesajları ve Ukrayna kuyusu

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 9 dk okuma süresi
116 0

Faslı Rayan bizi kendi vaktine götürdü… Günlerimizi ele geçirdi. Televizyon ve telefon ekranlarının önüne sabitledi. Diğer tüm konulardan ilgiyi çaldı. Kaderi, insanlığımızın bir sınavı gibi göründü. Uzak yerlerden insanlar babasının acısına, annesinin kederine ve endişelerine ortak oldu. Tek bir kişi bu kadar sempatiyi ve ilgiyi nadiren kazanır. Çok sayıda insan kuyunun ağzının görüntüsüyle meşgul oldu. Medya ağları kameralarını başka bir yere çeviremedi. Rayan’ın kaderi onlar için de gelişmeleri diğerlerinden önce aktarmak ve izleyici çekmek için bir teste dönüştü. Yoğun yayın ve haber aktarımı, çocuğun maruz kaldığı kazanın ciddiyetine rağmen hayatta kalacağına dair umut ışıklarının yanmasına katkıda bulundu. Dolayısıyla hayal kırıklığının da beklentiler kadar büyük olması, ekranların ve izleyicilerin hüzne boğulması şaşırtıcı değildi.

Rayan’ın bize Eylül 2015’te dünyayı meşgul eden bir başka çocuğun hikayesini hatırlatması doğaldı. Bindiği ölüm botunun yolcularına ihanet etmesinin (ki bu ölüm botlarının adetidir) ardından cesedinin Akdeniz’in kıyılarından birinde yatarkenki görüntüsüyle Suriyeli Kürt çocuk Alan’ı. O gün Alan’ın dünyanın tüm ekranlarında dolaşan görüntüsü, bazı ülkelerin savaş cehenneminden kaçan Suriyelilere kapılarını açma kararında etkili olmuştu. Tabii ki bir kuyuya düşerek ölmekle denizde ölmek arasındaki şartların farkına dikkat ediyoruz.

Rayan’ın trajedisi, ekranları, internet siteleri ve gazeteleriyle medyanın muazzam etkisini, sanki büyük bir savaşın ortasındaymışız gibi nasıl acil haberler için yarıştığını doğruladı. Aynı zamanda medyanın hızı ve göz kamaştırıcı özelliğiyle geniş bir kamuoyunu bir amaç uğruna harekete geçirme becerisini teyit etti. Medyanın duyguları alevlendirme ve insanların önceliklerini hızla değiştirme yeteneğini de gözler önüne serdi. Söz konusu rol eğer bu türden bir insani hikayede faydalı ve soyluysa, medyanın etnik veya milliyetçi nefretleri körüklemek veya yanıltıcı senaryoların propagandası için kullanıldığında neden olabileceği tehlike dikkatle incelenmeli. Medya ormanı şu an zehirli duygular, yanlış bilgiler ve kasıtlı dezenformasyon kampanyaları için altın fırsatlar sunuyor.

Rayan’ın hikayesi üzücü bir sonla sona erdi. Perde kapandı. Ama bu çocuk ve kuyu hikayesinden alınan ve çocuklar ile insanlığa yararı olacak dersleri muhafaza etmek faydalı olacaktır. Gerçek şu ki bir çocuk aşırı yoksulluk içinde doğduğunda bir kuyuya düşmüş gibidir. Okula gidemediğinde veya okulu bırakmak zorunda kaldığında da… Çağdışı ve geri kalmış eğitim programları nedeniyle yeteneklerini yitirdiğinde bir tür düşüş yaşar. Tıpkı yıllarını işsizlik kuyusunda geçiren gençlerin hayatlarının yok olması gibi. En tehlikelisi de gençlerin ve çocukların fanatizm ve bağnazlık kuyusuna düşmeleridir. Onları, ülkeleri paylaşan, yoksulluk ve ölüm oranlarını yükselten grupların, karanlık fikirlerin destekçilerinin gözetiminde silah eğitimi alırken ve öldürme provaları yaparken görmektir. Korkunç Ortadoğu’da doğan her çocuk için kuyuların çok derin ve son derece tehlikeli olduğunu söylemek abartı olmaz.

Çocuk ve kuyu hikayesinde perde kapandı. Büyük insani sempati dalgalarının, yükseldikleri anda gerilemeleri adettir. Gerçek şu ki bu sempati dalgaları insanlığın gidişatını pek değiştirmiyor. Gelecek ekonomiler, cephanelikler, planlar, manevralar ve güç ilişkileri tarafından şekillendirilir. Bu güç ilişkileri, küçük devletler güçlünün şemsiyesi altına sığınmadan, bedelini geleceğini şekillendirme ve egemenlik haklarını kaybederek ödemeden çıkamayacakları kuyulara düştüklerinde onların üzerinde çok durmazlar.

Faslı Rayan’ın hikayesiyle meşgul olduğumuz sırada dünya, her iki tarafın da tarih olarak istisnai bir olayı, Pekin’deki Kış Olimpiyatları’nın açılışını seçen bir görüşmeye tanık oluyordu. Sporcuları ve madalyaları bir kenara bırakın. En büyük olay, Çin’in başkentinde Vladimir Putin ile Şi Cinping arasında düzenlenen zirveydi. ABD’yi endişelendiren, geçtiğimiz on yılların Avrupa’nın silahların gürültüsünden, istila ve ülkelerin çehrelerini zorla değiştirme saplantısından kurtulduğuna inandırdığı Avrupalıların uykusunu kaçıran Ukrayna krizinin ateşi üzerinde düzenlenmesi zirvenin önemini ikiye katladı.

Rus ve Çinli liderlerin zirvesinin, eski Soğuk Savaş rüzgarlarını andıran atmosferi yeniden başlatma tehdidinde bulunan bir tür ABD karşıtı eksen için sağlam bir temel oluşturduğu söylenebilir. Çin, Putin’in yalnızca NATO’nun Rusya sınırlarına yakın genişlemesine karşı olan tutumunu değil, aynı zamanda NATO’nun Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra yeni Avrupalı piyonlarını hareket ettirme tavrını reddeden tutumunu da destekledi. Rus-Çin açıklaması, NATO’dan Soğuk Savaş yaklaşımları olarak nitelendirdiği yaklaşımlarından geri adım atmasını talep etti. Ayrıca ABD, İngiltere ve Avustralya’yı içeren “AUKUS” ittifakına atıfta bulunarak Asya-Pasifik bölgesindeki olumsuz ABD etkisine tepki gösterdi. “Dost” ziyaretçinin de Pekin’in Tayvan meselesindeki tutumunu benimsemesi beklendik bir şeydi.

Putin’in Sovyetler Birliği’ni tek kurşun atmadan dağılmaya ittikten ve enkazından doğan zayıf Rusya’yı izole ettikten sonra, ABD’nin işgal ettiği konuma karşı geniş çaplı bir darbe düzenleme girişiminin bir parçası olan büyük bir krizi körüklemeyi başardığına şüphe yok. Putin’in saldırısının Çin ayağı çok önemli. Özellikle de “Çin ve Rusya’nın uluslararası arenada stratejik seçiminin sarsılmaz olduğu” vurgusuna Rusya’dan Çin’e petrol ve doğalgaz sevkiyatı için uzun vadeli anlaşmaların eşlik ettiği göz önüne alındığında.

Faslı Rayan’ın trajedisinde olduğu gibi; medya Ukrayna krizinde de önemli bir rol oynuyor. Putin’in medyası, halkının eski ve hassas yarasını kaşıyor: Batı, Rusya’yı kuşatmak, konumunu zayıflatmak ve rolünü küçültmek için hiçbir fırsatı kaçırmıyor.

Putin, ülkesini NATO aracılığıyla ablukaya alma projesine karşı koymaya çalışan endişeli bir ülke konumuna getirdi. Sovyetler Birliği’nin çöküşünü 20’inci yüzyılın en büyük jeostratejik felaketi olarak gören Putin, büyük olasılıkla bir karşı saldırıya ve büyük bir misillemeye liderlik ediyor. Putin’i endişelendirenin, NATO’nun ülkesinin sınırlarına yaklaşması değil, ülkelerin egemenliğini ve başkalarının çıkarlarını ihlal ederek Amerikan büyükelçiliklerinden yürütüldüğüne inandığı renkli devrimlerin yaklaşması olduğu açık ve net.

Yaklaşan Rus işgalinden ve Putin’in Ukrayna’yı tamamen işgali durumunda binlerce kişinin öleceğinden ve milyonlarca kişinin de yerinden edileceğinden bahsederek olayları büyüten ve abartıya kaçan karşı tarafın medyası da krizde büyük rol oynuyor. Kesin olan tek şey, Ukrayna krizinin çok tehlikeli bir kuyu olduğudur. Peki, Putin, ABD’yi içine düşmesi zor bir kuyuya mı çekti? Yoksa Putin başkalarını içine çekmeye çalıştığı kuyunun esiri mi oldu?

Gassan Şerbil

Şarku’l Avsat Genel Yayın Yönetmeni

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.