ABŞ-ın Türkiyəyə hücumunun ŞİFRƏLƏRİ: Qalib kim olacaq?

Fas’taki Fetöcüler PKKlılar IŞİDci Türkler ve Türk mafyası!

Armenian prime minister wants face-to-face meeting with Trump – Washington Free Beacon

ROBERT KÖÇƏRYAN SİYASƏTƏ HANSI GÜCLƏ QAYIDIR?

FIRAT KALKANI YA DA SÜLEYMAN ŞAH

Gürcistan, Manşet Üstü 1 Eylül 2016
838

Suriye Türkmenleri namaz kılarken yüzlerini kıbleye sırtlarını poyaza verirler. TPoyrazın estiği yön TÜRKİYE’ dir. Türkiye Fırat Kalkanı operasyonuyla IŞİD ve YPG ile değil, AB-D ve Rusya’nın Suriye politikası ile savaşıyor. Bizde herkes Ortadoğu uzmanıdır. Mart 2011 Suriye’de özgülük isteği başlayan olaylarda 6 ay silah kullanılmadı. 15 Mart 2011 bir bakalım. Rejime karşı protestolar Suriye’nin büyük şehirleri gibi Dera’da da rejim karşıtı gösteriler düzenlendi. Peki, ilk kıvılcım nasıldı , Dera’da bir duvara rejim karşıtı grafiti yapan birkaç gencin, polisler tarafından derhal tutuklanması ile binlerce kişi Haseke, Dera, Deyrizor, Halep, Humus ve Hama’da sokaklara dökülerek rejim karşıtı protestoların başladı. Ve sonrasında altıncı ayda silahlar konuştu. Suriye’nin pek çok yerinde olaylar daha da büyerek ufak çaplı çatışmalar yerini savaşa bıraktı. Ülke dışından gelen savaşçılar, rejime destek için gelen Hizbullah, 2014 yılında sahneye IŞID çıktı.Mit tırlarının Adana’da durdurulması. 22 Şubat 2015’te operasyonla taşınan Süleyman Şah türbesi vakası. Kobani olayları, 2015 Eylül ayında Rusya’nın askeri güç olarak Suriye’ye gelmesi. Türkmen Dağı’nda yaşanan çatışmamalar. Türkiye’nin Rus jetini düşürmesi. Cenevre turları, Münih görüşmeleri.Gözümüzün önünde gerçek bir savaş var.
Aylan bebek fotoğrafından Ümran bebek karesine binlerce insan karesi.500 bin ölüm, 275 bin yaralı, 300 bin kayıp liste ve rakamlar sürekli farklı veriliyor. Ve son olarak 26 Ağustos’ta başlayan Fırat Kalkanı Operasyonu. Bir gazeteci olarak hem 2011 öncesi ve sonrasında Suriye’de bulundum. Özellikle Halep bölgesini inceleme imkanım oldu.Şimdi gündemdeki olan Carablus’ta ve Cobanbey’de kaldım.Suriye Türkmen gençlerle birçok çalışma yaptık.Bizim en çok gazetecilik adına itiraz ettiğimiz nokta alanı hiç görmeyen, Suriye yapısını bilmeyen insanların saatlerce alan hakkında ahkam kesmeleri.Her ülkenin, her bölgenin kendi şartları var.Suriye’nin nüfusu savaş öncesi 23 milyon’du. Nüfusun % 92,9 iken Müslüman iken Hıristiyanların oranı % 7 idi. Sayılı ailede olsa yahudi ve ezidi mevcuttu. Suriye’de yapının dağılımı ise % 73,0 Arap , % 13,5 Türkmen, % 10,0 Kürt iken Çerkez, Çeçen, Arnavut, Ermeni, Asur ve Süryani unsurlarda kalan % 3,5 oluşturuyordu. Ülke çok dilli, çok dinli bir yapıya sahiptir. Komşuları batıda Lübnan olup ayrıca Akdeniz sahili vardır.
Doğu da Irak yer alır. Güney sınırında ise Filistin ki İsrail işgali nedeniyle tartışmalı Golan bölgesi ve Ürdün.Kuzey de en uzun sınır Türkiye.Bir ülkeyi tanımak için en kolay yol o ülkenin insanını tanımaktan geçer.Suriyeliler olarak adlandırılan bir kadim medeniyetin insanları Osmanlı sonrası Fransız mandası ve diktatörleri yaşadı.Ve sonrası iç savaş.Başta Filistin meselesini en fazla hisseden ülke Suriye’dir.2 milyon Filistinli mülteciye yıllarca ev sahipliği yapıyor bu ülke.Ortadoğu ülkeleri 1991 de SSCB dağılması ile değişen dengelere ayak uyduramadılar.25 yılda dünya değişti.Bu gecikmeden dolayı Batılı güçlerin proje operasyon bölgesi oldu.Suriye anlatırken yıllarca PKK’nın başı Apo ya ev sahipliği yapmasını ve Bekaa kampını unutmamak lazım.
Biz Ortadoğu’yla ne yazık ki savaşlarla ilgi göstermeye başladık. Birinci Körfez savaşı ile Irak’ı keşfettik, Arap Baharı ile Suriye diğerleri. Hep Filistin meselesi ile çalıştık ev ödevimizi. Kudüs’e elbette özgürlük ya diğer dikta altındaki ezilen halklar. Ya da sihirli kelime’’Orada Türkmenler Var’’

Türkiye’nin Milli bir Ortadoğu siyaseti olamadı. Süreklilik gösteren bir Türkmen yaklaşımı olmadı. Aynı sorunu Türk Cumhuriyetleri politikasında da gördük. Suriye özelinde açık kapı siyaseti ile 3 milyon insana ev sahipliği yapmamızla övünmenin yanında binlerce terör yapılanması içinde insanın sınırlarımıza geldiğini unutuverdik. Diriliş dizisi ve dombıra müziği eşliğinde mehtaran edasıyla Ortadoğu’da dolaşan biz Süleyman Şah torunları gerçekçilikten çok uzağız.15 Temmuz milad olarak alırsak içindeki irinleri ayıklayabilen yeni devlet yapısı Fırat Kalkanı’nı bir Süleyman Şah Türbesini geri almakla taçlandırabilecek mi zamanla göreceğiz. Şunu da herkes bilsin artık bölgede İsrail’e kardeş yeni bir sözde Kürt devletinin Irak ayağından sonra Suriye ayağı tamamlanıyor. Evet bu bir oyun.Ve üst akıl ölen masum insanlara celladınla yaşa diyor.Veselam orada yaşayanların adı Suriyeliden öte İNSAN.
GÜNGÖR YAVUZASLAN

Yorumlar