Türkiye’nin Suriye Müdahalesi ve Rusya’nın Tutumu

MOLLA REJİMİNİN MUKADDES CİHADI

İran daxilində İslahatçılarla Mühafizəkarlar arasında ziddiyətlər

TATARLAR …. TATAR ETNONİMİ NEDİR ?

Filistin’in kaderi Arapların elinden çıkmıştır

Gündem 29 Ocak 2020
108

1948’den beri yapılan savaşlar, atılan sloganlar Kudüs’ü işgalden kurtarmadığı gibi İsrail’in daha geniş topraklar elde etmesine yaramıştır. Buna rağmen Müslümanlar halen slogan atmakta Filistin’in bağımsızlığından bahsetmektedirler. Acı ama hakikat olan tek gerçek İslam dünyası bir yüzyıl daha kaybedecektir. Çünkü İslam dünyası içinde bulunduğu rezil durumdan utanıp hakikatle yüzleşmek, bir çıkış yolu aramak yerine tarihe sığınmıştır. Tarihlerindeki en rezil, en onursuz dönemi yaşamalarına, Batı’nın ve Amerika’nın kapıkulu olmalarına rağmen tarihe sığınarak hakikatten kaçmayı çare olarak görüyorlar. Müslüman kanının bir damla petrolden daha ucuz olduğu bir dönemde atalarının ihtişamlı saltanatlarını anlatarak çocuklarını teselli edenler bağımsızlık mücadelesi veremezler. Geçmiş zaferleri bugünün yenilgisini örtmek için anlatanların başarılı olduğu asla görülmemiştir.

İslam dünyasında milliyetçiliklerin, İslamcılıkların, asabiyetlerin en güçlü konuşulduğu devirde, Müslümanların dünyanın en mağdur, en zavallı, en geri halklar olması tesadüf değildir… Zira mağlubun edebiyatı güçlü olur.

Sömürge valisi gibi davranan krallar milliyetçilik sloganıyla, empeyalistlerle iş tutan sözde devrimci liderler Arapçılık karışık İslamcılıkla hakikati gizlemektedirler. Örneğin parçalanmış Arap dünyası bir avuç Yahudi karşısında her giriştikleri savaşı kaybetmelerine rağmen islamdan, arapçılıktan, asabiyet ve soyluluktan dem vurmaktadırlar. Oysa onların soyluluk dedikleri; Romalarının, kuyrukları havaya kalkık ve asil görünsün diye atlarının kıçına soktukları zencefil kökünün acısından başka bir şey değildir. Arap dünyasının kralları Roma atları gibi kıçlarında zencefil köküyle arzı endam etmektedirler. Zira kuyruğu dik tutmak kıçındaki zencefil kökünün acısına dayanmakla orantılıdır. İslam ülkeleri yaşadıkları büyük yenilgileri halklarına büyük bir zafer gibi anlattılar. Tarihlerini yalan üzerine inşa ettikleri için gelecekleri de yalan üzerine kuruldu. Bir türlü hakikatle yüzleşememeleri uydurdukları yalanı bir müddet sonra kendilerinin de kanıksamış olmasıdır…. Tarihe kaçıp sığınmak yerine bugünün hakikatiyle yüzleşmek ancak bizi kurtarabilir. Vesselam!
Mehmet Kurtoğlu

Yorumlar