Rus uzmandan uyarı: 15 Temmuz tekrarlanabilir

Վարչապետն անվստահություն հայտնեց խորհրդարանին

Ermənistan üçün Rusiya təhlükəsi getdikcə artır

ABD İNGİLİZ SÖZDE SAVAŞI

FETÖ İKİNCİ KALKIŞMAYI YAPABİLİR Mİ?

Türkiye 25 Eylül 2016
915

Son dönemlerde en çok tartışılan konulardan biri FETÖ’nün ikinci kalkışımda bulunup bulunmayacağına dairdir. Bu konuya ilişkin en önemli açıklama ise PKK terör örgütünün başı Abdullah Öcalan’ı 8 ay boyunca İmralı’da sorgulayan Emekli Albay Hasan Atilla Uğur tarafından yapıldı. Uğur açıklamasında Amerika ve bazı Avrupa ülkelerinin desteğiyle FETÖ-PKK olaylarının başlayacağını söyledi. Kasım ayında 2. kalkışmanın yapılacağını iddia eden Uğur’un söylemleri neden önemli? Çünkü Uğur ilk olarak Jandarma Teknik İstihbarat Daire Başkanlığı görevinde bulundu. Yani istihbarat ilişkileri ve bilgi kaynakları geniş ve güçlü bir isim. İkinci olarak Uğur, 15 Temmuz FETÖ’cü işgal girişiminden saatler önce işgal girişimine ilişkin bilgi almış ve bunu Türk kamuoyu ile paylaşmış bir isimdir.

Uğur, Yeni Şafak gazetesine verdiği röportajda “İkinci kalkışmaya hazır olun. Ve çok yakın bir zamanda. Çok net bilgi olarak söylüyorum: İkincisi daha kanlı olacak. Bugün bir zafer sarhoşluğu içindeyiz. Ben sizin aracılığınızla Türkiye’yi uyarıyorum. Kimse ‘tamam bu iş bitti, Türkiye rayına oturdu, artık Amerika başka bir şey yapamayacak, FETÖ başka bir şey yapmayacak, PKK başka bir şey yapamaz, biz belini kırdık bu örgütlerin’ falan demesin” dedi. Uğur kaos sırasında İngilizlerin 10 bin askerle Türkiye’deki İngiliz vatandaşları kurtaracağını söyledi. Aslında ise bu kurtarma operasyonu bir işgal operasyonuna dönecekti.

Uğur, kalkışmanın bu sefer Türkiye’nin güneydoğusunda başlayacağını söyledi. HDP’nin çağrısıyla halkın eylem yapacak ve emniyet ile TSK içinde deşifre olmamış kripto FETÖ’cüler halka ateş açacak. Türkiye’nin batı bölgelerinde ise sansasyon yaratacak 4-5 noktada büyük patlamalar gerçekleşecek. Böylelikle kaos ortamının yaratılmaya çalışılacak ve iç savaş denilen esas plan hayata geçecek. Öte yandan hapishanelerde büyük olayların çıkacağını aktardı.

Uğur ayrıca açıklamasında kriptoların hala görevde olduğunu söyledi. MİT’in 15 Temmuz’dan haberi olduğuna inandığını vurgulayan Uğur, milli bir sistemin kurulması ve liyakata önem verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret edilmemesi ve toplumun bölünmemesi gerektiğini dile getirdi.

Peki, Hasan Atilla Uğur’un dediği gibi bir kalkınmanın yaşanma ihtimali var mı? Türkiye’yi yöneten AKP’nin bu süreçte hataları nelerdir? 2013 yılında bazı FETÖ’cülerden “üç yıl sonra (2016’da) daha güçlü bir şekilde geleceğiz” dediğini öğrenmiştim. Bunun ilk denemesi 15 Temmuz’da yapıldı. İkinci deneme ise kesinlikle yapılacaktır. Çünkü 40 yıl boyunca PKK ve FETÖ’yü besleyenler bunun karşılığını er geç almanın yeni yollarını arayacaktır.

Batı, 40 yıldır bu ülkede bazı grupları besliyor. Daha sonra yerel dengeler için ajanlar faaliyette. Örneğin, İngilizlerin aşiret ağalarıyla görüştüğünü belirten Uğur, aşiret ağalarının borçlarının İngilizler tarafından ödendiğini söyledi. Daha sonra FETÖ’cülere gerekli talimatlar ve teminatlar verildi. Hala bazı FETÖ’cüler sessiz beklerken bazı FETÖ’cüler ise yıkılmadık ayaktayız mesajı veriyor. Bunun en önemli kanıtı ise AB ve ABD’de önemli toplantılara FETÖ’cü isimlerin iştirak etmesidir. Mesela bazı FETÖ’cüler Beyaz Saray’daki toplantılardan fotoğraf paylaşıyor.

İsmet İnönü’nün hatıralarına ve Cumhuriyetin ilk döneminde yazılan raporlara bakıldığında İngiltere ve Fransa’nın Doğu-Güneydoğu’daki Kürt aşiret ağalarıyla yakın bir ilişkisinin bulunduğu bilinmektedir. Ayrıca cumhuriyetin kuruluşunun ilk yıllarında çıkan isyanlar ve arkasındaki yabancı desteği bunun en önemli kaynağıdır. Öte yandan PKK terör örgütüne ABD ve AB ülkelerinin verdiği destek ortadadır. Tarihte denenmiş olan oyunların tekrar denenme ihtimali yüksektir. Yani yabancı istihbarat teşkilatlarının Türkiye’nin güneyinde büyük bir eylemi başlatma ihtimalleri yüksektir.

İkinci olarak FETÖ’nün bu süreçte oynayacağı rol önemlidir. FETÖ 15 Temmuz işgal girişiminde görüldüğü gibi hiç düşünmeden vatandaşlarının üzerine kurşun sıkabilmektedir. ABD ve AB’nin kuklası olan FETÖ’cülerin Güneydoğu’da başlayacak bir eylem sırasında vatandaşların üzerine ateş etme olasılığı oldukça yüksektir. Bu durum ise Türkiye’yi kaosa götürme noktasında önemlidir. Yaşanacak gelişmeler karşısında ise Batı, aylardır Türkiye’yi kaosa sürüklemeye, bölmeye ve yutmaya çalışmaktadır. Batı ülkelerinin bunun için Türkiye’deki uzantılarına çeşitli emirler ve talimatlar verdiği aşikardır. İlk emir 15 Temmuz’da başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

Evet, realist teoriye göre düşmanın her zaman saldırma ihtimali vardır. Peki AKP’nin hataları nedir? İlk olarak AKP, yıllarca ülkedeki Atatürkçü, milliyetçi vatanseverleri “muhalif” diye tasfiye ederken ülkedeki stratejik kadrolara FETÖ üyelerinin sızmasına göz yummuştur. Bu göz yumma AKP’li birçok siyasetçinin konuşmalarıyla teyit edilmiş durumdadır. İkinci olarak AKP, 15 Temmuz işgal girişimi sonrası OHAL ilan etmiştir. Ancak OHAL sürecinde bir kısım FETÖ’cülerin yanı sıra bazı Atatürkçü, milliyetçi isimleri de tasfiye etmeye çalışmaktadır. Ancak AKP, nedense kripto FETÖ’cülere dokun(a)mamaktadır. Yıllarca Işık evlerinde kalmış ve Gülen’e körü körüne bağlanmış bir çok isim hala yargıda, eğitimde, güvenlik sisteminde aktif görevlerine devam etmektedir. AKP içinden edindiğim bazı bilgilere göre akraba bağları nedeniyle bazı isimlere göz yumulmaktadır. Ancak kripto FETÖ’cüler OHAL’i amacından saptırarak muhalif tasfiye sürecine çevirmeye çalışmaktadır. Ayrıca birçok FETÖ’cü korunmaya devam etmektedir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu süreçte hatası çevresinde bazı insanlara hala güvenmeye devam etmesidir. Erdoğan’ın atması gereken ilk adım Cumhurbaşkanlık ve Başbakanlıkta önemli operasyonlar yapmasıdır. Özellikle AKP’nin içinde “bylock” programını kullandığı iddia edilen isimlere karşı operasyon başlatılmaması Erdoğan’ın hatalarının boyutunu göstermektedir. Batı, Türkiye’ye karşı direk işgal hareketini başlatmayacaktır. Batı Türkiye’deki “Truva atları” ile saldırıya zemin hazırlayacaktır. Bu nedenle cumhurbaşkanlık, başbakanlık ve AKP içindeki Truva atlarının temizlenmesi gerekmektedir. AKP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş’ın “AKP içerisinde FETÖ’cüler ne zaman temizlenecek?” diye soranlara, “Hadi oradan, git işine bak sen. AK Parti kendi içerisinde yapması gerekenleri yapar, kimseden akıl almaya ihtiyacı yok.” diye cevap vermesi aslında AKP’nin 15 Temmuz öncesi ve sonrası eleştirilerden bir şey anlamadığını göstermektedir.

Son olarak laik bir yönetim anlayışının kurulmaması ve laik kurumların tasfiye edilmesi Türkiye’ye ileri dönemde zarar verecektir. Çünkü Batı, tabiri caizse “tek ata oynamaz”. Her zaman başka seçenekler ve alternatifleri elinde tutar. Bu nedenle Türkiye’de bireyleri cemaatlere, örgütlere veya bazı gruplara kanalize olmasının önüne geçilmelidir. Sağlıklı ve bilimsel temellere dayanmayan eğitim her zaman başkaları tarafından kolayca yönlendirilebilecek bir topluluğun oluşmasına neden olur.

Amerika Araştırmaları ve Terör Uzmanı Emrah Kaya/ Kafkassam

Facebook- Twitter: @emrhky0407

Yorumlar