Fed Bakinsky: Rus propagandası bir kez daha dibe vurdu.
Batı ve diğer ülkelerle süregelen bilgi savaşının ortasında, Rusya’da giderek daha fazla, en hafif tabirle, kafa karıştırıcı açıklamalar yapılıyor. Basit tarihsel gerçeklerin yerini görkemli söylemler, karmaşık süreçlerin yerini ise basitleştirilmiş açıklamalar alıyor.
Dolayısıyla, Rusya Dışişleri Bakanlığı resmi temsilcisi Maria Zakharova’nın Polonya’nın Lenin tarafından “icat edildiği” yönündeki son sözleri, bu yaklaşımın bir başka örneği oldu.
“Lenin, birçok açıdan bağımsız Polonya devletinin mimarıdır. Ve modern Polonya’ya da ‘Vladimir İlyiç Lenin’in adını taşıyan Polonya’ denebilirdi.” Bu, Polonya Dışişleri Bakanı Radosław Sikorski’nin Macaristan Başbakanı Viktor Orbán hakkındaki şakasına verdiği cevaptı. Sikorski sosyal medyada, “Viktor, Lenin Nişanı’nı hak etti” diye yazmıştı.
Zakharova’nın “sansasyonel” açıklamasından önce bile, Lenin’in Ukrayna, Kazakistan, Azerbaycan ve bir dizi başka ülkeyi “yarattığını” duyduk. Sonuç olarak, 20. yüzyılın başlarında tek bir adamın birdenbire bölgenin neredeyse tüm haritasının yazarı haline geldiği izlenimi doğuyor.
Ve dikkat çekici olan şu ki, bu saçmalıklar sosyal medya trolleri tarafından değil, görünüşte ciddi uzmanlar, siyaset bilimciler, kamu figürleri ve hükümet yetkilileri tarafından dile getiriliyor.
Bu anlatılar devlet kontrolündeki medya aracılığıyla aktif olarak yayılmakta ve tarihin kabul edilebilir, hatta bazen tek versiyonu olarak sunulmaktadır. Zamanla, absürt olan norm olarak algılanmaya başlanır.
Bu “saçmalıklarla dolu küçük dünyada”, Sovyetlerin naftalin kokulu sloganı “Lenin, yaşayan herkesten daha canlıdır”u nasıl hatırlamayabiliriz ki? 21. yüzyıl Rusya’sında bu slogan yeni bir anlam kazanıyor. Lenin, “Kremlin hayalperesti” olmaktan çıkıp, tabiri caizse, geriye dönük olarak devletler yaratan evrensel bir “mucit”e dönüşüyor. Modern yorumcuların mantığına göre, sanki daha önce hiçbir şey yokmuş gibi, ülkeleri, halkları ve sınırları defalarca o yarattı.
Anlaşılabilir bir şekilde, Batı ile yaşanan şiddetli çatışma bağlamında, kasıtlı olarak yanlış anlatıların yayılması da dahil olmak üzere, bilgi cephesinde çok çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Ancak propaganda bile sınırlara sahip olmalıdır. Tarihsel masalların sürekli tekrarı, toplumda dünyanın çarpık bir görünümünü yaratır. İnsanlar kendi olağanüstü büyüklüklerine ve çevrelerindeki her şeyin sadece rastgele ve yapay olduğuna inanmaya şartlandırılırlar.
Bu durum özellikle Polonya örneğinde oldukça garip görünüyor. Eğer Polonya devletinin “Leninist kökenleri” teorisine inanıyorsak, yüzyıllardır süregelen bir geçmişe sahip büyük bir Avrupa devleti olan Lehistan-Litvanya Birliği ile ne yapmalıyız?
1917 devriminden çok önce var olan Polonya kültürünü, siyasi geleneğini ve devlet yapısını nasıl açıklayabiliriz? Bu sorular, kolay bir tabloyu engelledikleri için basitçe göz ardı ediliyor.
Aynı durum eski SSCB’nin diğer ülkelerinde de yaşanıyor. Ukrayna, Kazakistan, Azerbaycan ve diğer devletlerin Sovyet yönetiminden çok önce kendi tarihleri vardı. Evet, Bolşevikler sınırları değiştirdi ve idari yapılar oluşturdu, ancak halkları ve ülkeleri sıfırdan “icat etmediler”. Aksini iddia etmek, geçmişi kasıtlı olarak basitleştirmek ve çarpıtmaktır.
Bu mantığın diğer propaganda kaynaklarından ödünç alındığı anlaşılıyor. Örneğin, Ermeni “uzmanların” Azerbaycan ve Azerbaycanlıların Stalin tarafından “icat edildiğini” iddia ettikleri uzun zamandır biliniyor. Bu tezler uzun zamandır sahte tarih olarak algılanıyordu, ancak şimdi benzer fikirler, farklı kitlelere hitap etse de, Rus medyasında giderek daha fazla duyuluyor.
Bu durum mantıklı bir soruyu gündeme getiriyor: Komşu ülkeleri “yapay” olarak nitelendirmek bu kadar kolaysa, Rusya’nın kendisine de aynı şekilde bakarsak ne olur? Sibirya, Kafkasya, Volga bölgesi, Uzak Doğu gibi bölgelerinin tarihine yakından bakıldığında, ülkenin geçmişinin yaygın olarak tasvir edilenden çok daha karmaşık ve heterojen olduğu ortaya çıkıyor.
Aynı ilkel mantığı kullanarak, “gerçek” Rusya’nın sadece Moskova Prensliği olduğu gibi absürt bir sonuca varılabilir. Ancak ciddi tarih, bu tür basitleştirmelere başvurmaz.
Fed Bakinsky



Yorum gönder