Çavuşoğlu’nun Azerbaycan ziyareti Rus ve Azeri basınında geniş yankı buldu

Murtəza Həsənov : 21-ci əsrdə Türk Dünyasında Əməkdaşlıq: Türk Cümhuriyyətlərinin İnteqrasiyasında Türk Şurasının rolu

Türkiye İsrail ilişkileri düzeliyor mu

Irak, Türkiye’nin PKK ile mücadele için Kuzey Irak’a girmesine yeşil ışık yakacak

Fayez Sara: Anlaşmalar Bölgesi’ndeki Rus saldırıları

Gündem 13 Kasım 2020
68

Kuzeybatı Suriye’de son iki hafta içinde gerçekleşen Rus saldırıları, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından geçen ay yayınlanan rapordaki bulguları destekliyor. Rusya’nın Suriyelileri hedef alan hava saldırılarıyla suç işlediğinin kaydedildiği raporda, olup bitenlerin ciddiyetine dikkat çekiliyor. Ayrıca Rus güçlerinin Temmuz 2019 ile Ocak 2020 arasında İdlib bölgesinde ve çevresinde yaptıklarına atıfta bulunuluyor.

Yüzlerce ölüm ve yaralanmaya neden olması açısından son operasyonlar önceki operasyonları andırıyor. Bu operasyonlar, Rusya güçlerinin beş yıl önceki geniş çaplı askeri müdahalelerinden bu yana Suriye’de tek başına veya diğer müttefiklerle ortaklaşa yürüttüğü operasyonları da hatırlatıyor. Rusya söz konusu askeri operasyonları ile üç temel hedefi gerçekleştirmeyi amaçlıyor. İlki, Rusya’nın askeri ve güvenlik durum üzerindeki kontrolünü pekiştirmek, siyasi ve ekonomik hegemonyasını dayatarak Suriye’de ana aktör haline gelmek ve ülkenin çeşitli meseleleri ve geleceği hakkında söz sahibi olmak. Bu hedeflerden ikincisi, yönelimleri veya ilişkileri ne olursa olsun -silahlı yahut siyasi muhalif olduğuna bakılmaksızın- Esed rejimine muhalif olan herkesi zayıflatmak ve yok etmektir. Rusya zaten tüm bu tarafları ‘terörizm’ ve ‘aşırılık’ ile nitelendirmektedir. Rusya’nın üçüncü hedefi, rejimin bekasını garantileyen bir çözüme ulaşmak ve mümkün olduğu sürece Beşşar Esed’i iktidarda tutmaktır.

Rusya’nın tüm bu hedeflerinden anlaşıldığı üzere bütünüyle rejimden ve iktidardan yana olan bir tutum benimsiyor. Ruslar, imkanlar, ayrıcalıklar ve anlaşmalarla birlikte tartışmasız bir otorite haline geldiler. Bu durum onları Suriye muhalefetinden herhangi bir tarafla müzakere masasına oturmakta isteksiz kıldı. Türkiye, bu grupların Rusya’ya yaklaşmaları, Astana ve Soçi’ye gitmeleri ve katılımları hususunda ciddi bir rol oynadı. Bununla Rusya ile ilişkilerinin iyileşmesini ve Rusya’nın rejim yanlısı tutumunu kırmayı ümit ediyordu. Bu bağlamda gerçekleştirdiği tek başarısı, Mart 2020’de İdlib Ateşkesi’nin onaylanması oldu.

İdlib bölgesi ve çevresi son iki hafta içinde bir skandala tanık oldu. Rus savaş uçakları, terörist gruplarla mücadele bahanesiyle gerçekleştirdikleri saldırılarla, yüzlerce kişinin ölmesine ve yaralanmasına sebep oldular.

Son Rus operasyonları, tutarlı ve temel bir yaklaşımın devamı olmasının yanı sıra Moskova’nın Suriye politikasında, özellikle Esad rejimine muhalifler için nihai bir yer teşkil eden kuzeybatı bölgesinde hedeflerine ulaşmak konusunda neredeyse tek bir araçsa eğer, diğer yandan Amerikan seçimleriyle çakışması itibariyle de ikinci bir misyon daha taşımaktadır. Beyaz Saray’a giriş hakkı kazanan aday Joe Biden için mesajın alt satırında Moskova’nın Suriye’de var olduğu ve politikalarını sürdürdüğü, Washington’un Suriye meselesini tartışmak ve Rusya’nın vizyonuna uygun veya ona yakın bir çözüme ulaşmak istediğinde onunla buluşmayı beklediğidir.

Rusya’nın son askeri operasyonlarıyla gönderilen mesajlar sadece ABD’ye yönelik değildi. Aynı zamanda Moskova’nın ortağı olan Ankara’ya ve İdlib ile çevresindeki müttefiklerine de birtakım mesajlar gönderildi.

Söz konusu operasyonların amaçlarından biri Türkiye’nin Rusya ile Suriye’de varılan mutabakatlar ve İdlib ile çevresinde ilan edilen ateşkes anlaşmasının, Türk-Rus yakınlaşmasının bir parçası olduğunu açıkça anlamasını sağlamaktı. Özellikle tıpkı Azerbaycan-Ermenistan çatışmasında olduğu gibi başka bölgelerde de bu yakınlaşmanın derinleşmesi gerektiğini göstermekti.

Azerbaycan-Ermenistan çatışmasında Türkiye ve Rusya’nın tutumlarının farklı olmasının yanı sıra Türkiye, müttefiki olan Suriyeli silahlı gruplardan milisleri Azerbaycan saflarında Ermenistan’a karşı savaşmaya sevk etti. Sonuç olarak Rus savaş uçaklarının özellikle Türkiye ile birlikte hareket eden Feylek’uş Şam’a ait eğitim kampını hedef alıp El Kaide’nin uzantısı olan HTŞ ya da DEAŞ’a yakın olan Hurras ed-Din gibi grupları hiç hedef almamasından Türkiye’ye birtakım mesajlar gönderildiği anlaşılabilir.

Özetle Moskova, Suriye meselesinde olumlu gelişmeler görmeyi, yükünü hafifletmeyi, bir yandan İdlib ve çevresindeki durumu hava saldırıları ile hareket ettirmeyi ve öte yandan rejimi ve İranlı müttefiklerini bazı paralel hamlelere yönelteceği yeni bir gerçekliğin kapılarını açmayı hedefliyor. Moskova, -yeni bir başkanın ve yeni bir dönemin eşiğindeki- Washington’ı Suriye’de etkin ve aktif bir rol oynamaya teşvik etmeye çalışıyor.

Moskova, şiddetli saldırılarının ‘Suriye ve kuzeybatısındaki hedeflerine ulaşmak için bir araç olduğunu’ teyit etti ve tüm ilgili taraflara mesajını gönderdi. Rusya’nın bu hamlelerine verilecek cevaplara gelince, bunun için biraz daha zamana ve hesaplamalara ihtiyaç var.

Fayez Sara

Suriyeli gazeteci-yazar
şarkulavsat

Yorumlar