Rus siyaset bilimci: Olası Kürdistan devleti Rusya için zararlı

İdlib Sonrası…

Ankara Berlin yakınlaşması Alman istihbaratını nasıl vurdu?

Liberman Ermənistana niyə getmədi?

Ermeniler yarı başkanlıktan parlamenter sisteme geçiyor!

Ermenistan 4 Nisan 2017
808

Türkiyeli Ermenilerin patrik seçimine odaklandığımdan Ermenistan seçimleriyle ilgili değerlendirmemi en sona sakladım. Ermenistan seçimleri Türkiye’yi ve Azerbaycan’ı yakından ilgilendiriyor. ABD ve Avrupa’da örgütlü Ermeni diasporası, Ermenistan’da askeri üsleri bulunan Rusya’nın Ermenistan politikasıyla Türkiye’nin de sıklıkla karşı karşıya geldiği bir gerçek. Çünkü her 24 Nisan’da Şam şeytanı gibi akla hayale gelmedik yaptırımlarla Türkiye’nin karşısına dikilen diaspora, her yıl soykırım iddiaları ile Türkiye’nin başını ağrıtmaktan zevkten dört köşe. Dağlık Karabağ sorunu çözülmedikçe Ermenistan, bu bölgede savaşı sürekli tetikleyen odak olmayı sürdürecek. Ancak seçim sonuçlarının açıklanmasından sonra Ermenistan cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın yazılı beyanı yeni süreçteki rota hakkında önemli ipuçları veriyor.

Serj Sarkisyan; gerçekleştirilen parlamento seçimlerine katılımın bağımsızlıktan bu yana sahip oldukları tüm parlamento seçimlerinden daha fazla olduğunu, daha farklı olduğunu, anayasal reformların gerçekleştirilmesi, yarı-başkanlık sisteminden parlamenter yönetim sistemine geçiş yolunda büyük bir adım atıldığını belirtiyor. (Bkz. https://news.am/tur/news/382635.html ) Ermenistan’da 2015’te yapılan anayasa referandumu ile parlamenter sisteme teorik olarak geçilmişti. Yasal düzenlemelere göre 2018’de Cumhurbaşkanının görev süresi dolduktan sonra parlamenter sistem yürürlüğe girecek ve yeni hükümet parlamentodaki çoğunluk tarafından oluşturulacak. Ayrıca anayasada yapılan değişikliğe göre önemli yetkileri başbakana geçen cumhurbaşkanı da halk tarafından değil, 101 sandalyeli yasama organı Ulusal Meclis tarafından seçilecek. Bunun anlamı şu; hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Dağlık Karabağ sorununun çözümünde Sarkisyan, Ermenistan’ı denklemi dışında tutan bir politik anlayışa sahip olduğu izlenimi verebiliyor. Örneğin Nisan 2016’da Dağlık Karabağ Sorunu’nun tarafının Dağlık Karabağ yönetimi (Ermeni işgali altındaki Dağlık Karabağ’da bulunan Ermeni idaresi) olduğunu belirtmesi dikkat çekiciydi. Bu söylemiyle Ermenistan’ı savaşın dışında bırakma hamlesi yapmaya çalışıyordu. (Bkz. 07 Nisan 2016/ http://www.kafkassam.com/daglik-karabaga-karsi-guney-osetya-mi.html ) Ancak kendisinin Dağlık Karabağ Hankendi doğumlu olması, bu sorunun çözümünde duygusal davranabileceğinin de en önemli işareti. Sovyet rejimi döneminde Moskova’nın 24 Temmuz 1923’te Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti içinde kurduğu özerk bölgenin, 1988-1991 yılları arasında ikinci sekreteri olan Genrih Poğosyan’ın asistanlığını yapmış olması da Dağlık Karabağ konusundaki tavrının anlaşılabilmesini belki sağlar. Bununla birlikte devlet adamlığı refleksiyle hareket ettiği bir gerçek.

Kayıtlı 2 milyon 564 bin 795 bin seçmenin bulunduğu Ermenistan’da, 1 milyon 574 bin 947 kişi oy kullandı ve seçime katılım yüzde 60,86 oldu. Seçimi izlemek için Azerbaycan’ın yanı sıra tüm BDT üyesi ülkelere gözlemci yollamaları için davetiye gönderildi. Rusya, Türkmenistan, Kazakistan, Ukrayna ve Belarus’tan toplam 76 gözlemci daveti kabul etti. 2300 bağımsız gözlemciden, 310’unun Diaspora Ermenileri olduğu anlaşıldı. Gözlemciler 1600 seçim bölgesinde görev yaptı. Ermenistan’da dört siyasi parti ve 5 siyasi ittifakın katıldığı parlamento seçimleri iktidardaki Cumhuriyetçi Parti ile “Tsarukyan Koalisyonu” arasında kıran kırana mücadeleyle geçti. Muhalefetin zayıflığı ve plansızlığı, Ermeni seçmenlerin iktidardaki Cumhuriyetçi Parti’yi tercih etmesindeki en önemli etken. Azerbaycan ordusunun cephedeki başarısı karşısında Azerbaycan ve Türkiye ile barış görüşmelerini sürdürmeye çalışan Serj Sarkisyan ve Cumhuriyetçi Parti, seçim propagandasında Ermenistan’ın ilk cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan’nın Karabağ konusundaki “toprak vererek çözüm bulma” siyasetini eleştirmekten geri durmadı. Anlaşılan halkın nabzına göre şerbet vermeyi başardılar. Cumhuriyetçi Parti’nin en büyük rakibi görülen Gagik Tsarukian’ın önderliğinde bir araya gelen ve “Tsarukyan Koalisyonu” olarak bilinen muhalefet grubunun seçim vaadleri beklenilen etkiyi Ermeni seçmen üzerinde oluşturamadı. Tsarukyan seçim mitinglerinde, sandıktan kendi için oy çıkması durumunda Dubai ve Katar’daki “arkadaşlarının” 15 milyar dolar yatırım için hazır olduklarını söylemişti. Kulislerde bu arkadaşların sadece zengin şeyhler değil ayrıca önemli bürokratik görevlerde bulunan kişiler oldukları konuşulmuştu. (Bkz. http://www.agos.com.tr/tr/yazi/18078/ermenistanda-secim-heyecani )

Milyarder iş adamı Gagik Tsarukyan başkanlığındaki Çiçeklenen Ermenistan Partisi’ni, çiçekleri meyveye dönüşmeden don vurdu. Ermeni seçmenin ucu açık vaatlere prim vermediği reel politik bir tutum takındığı, seçim sonuçlarına bakıldığında daha net anlaşılıyor. Kim ne derse desin seçimin kazanan tarafı Rusya. Neden mi? Serj Sarkisyan ve Cumhuriyetçi Parti’nin en büyük destekçisi, Mart 2004’ten beri Rusya Dışişleri Bakanlığı görevini sürdüren Sergey Viktorovich Lavrov. 21 Mart 1950 Moskova’da doğumlu Ermeni asıllı Rus siyasetçi Lavrov bir söyleşide “Ben aslen Gürcü’yüm, babam Tiflis’ten, ancak kanım asıl Ermeni kanıdır.” Demişti. Lavrov’un babası Tiflis doğumlu bir Ermeni olan ‘Kalantaryan’, annesi ise Rus. Kendisini Gürcü kabul etmesinin nedeni babasının Gürcistan başkenti Tiflis’ten olması. Lavrov Rusça, İngilizce, Fransızca ve Singalaca dillerini biliyor.

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
[email protected]

Yorumlar