KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. İran
  4. »
  5. Erkan Avcı: İki Devlet Tek Millet: Farsların Düşman Kardeşliği

Erkan Avcı: İki Devlet Tek Millet: Farsların Düşman Kardeşliği

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 7 dk okuma süresi
8 0

Son zamanlarda Tacikistan, İran ile yakınlaşmaya başladı. Yıllardır iki zıt rejimin çakışmasından dolayı iki kardeş ülke arasında mesafe vardı. Bu mesafe de Tacik lider İmamali Rahman’ın özel çabasının ürünüydü. Zira İran’ın mollaları, 1979’daki devrimden sonra kurdukları rejimi başka ülkelere de ihraç etmeyi amaçlamıştı. Tacikistan’da kurulan rejim de laik karakterli olduğu için iki ülke bu konuda ters düşmüştür.

1991’de SSCB’nin dağılmasıyla birlikte bağımsız olan Tacikistan, bağımsız hayatına diğer Orta Asya ülkeleri gibi istikrarlı bir şekilde başlayamamıştı. 1992-1995 yılları arasında ülkede yaşanan iç savaş, büyük bir yıkım getirmişti. Bu savaşta ve 90’lar boyu ilerleyen süreçte Tacikistan, İran’ı ülkesini sabote etmek ve ajanlarına Tacikistan’da bu sabotajlar için kullanmakla suçlamıştı. Hatta öyle ki Tacik Müftülüğü’nün resmi internet sitesinde, iç savaş sırasında ölen 150 bin Tacik vatandaşının ölümünden İran sorumlu tutulmuştur.

Bu yüzden İran-Tacikistan ilişkileri gergin başlamıştır. Gergin de devam etmiştir. Bu süreçte Tacikistan, pek çok İranlı şirketi ülkesinden kovmuş, ülkesindeki birçok İran ticaret merkezini kapatmış, Tacik vatandaşların İran’da ticaret yapmasını yasaklamış ve İran’ın Şanghay İşbirliği Örgütü’ne üye olmasına engel olmuştur.

İran da 2015 yılında bir nevi yanıt olarak devleti dolandırmakla suçladığı, uluslararası ticaret imparatorluğu kuran ve bizim de Reza Zarrab’ın ortağı olarak tanıdığımız İranlı milyarder Babek Zencani’in Tacikistan’daki servetini geri istemiştir. Bu mesele de iki ülke arasında büyük bir krize sebep olmuştur.

Tacikistan-İran gerginliği, yasaklı Tacik bir İslamcı parti liderinin İran’da resmi bir konferansa katılmasıyla artmıştır.

Ancak reelpolitik şartlar, gergin olan iki ülke ilişkilerinin yumuşamasına zemin hazırlamıştı. Hem Çin’in Bir Kuşak Bir Yol projesi hem de Tacikistan’ın komşuları ile yaşadığı sınır problemleri nedeniyle algıladığı güvenlik tehditleri, İran ile Tacikistan’ın yakınlaşmasına sebep olmuştur. Hatta bu yakınlaşma öyle bir boyuta ulaşmıştır ki geçtiğğmiz Mayıs ayında İran, milli insansız hava aracı olan Ababil-2 drone’larını Tacikistan’da üretmek için bir fabrika açmıştır. Bu açılıştan hemen sonra Tacik lider Rahman da İran’a üst düzey bir ziyaret gerçekleştirmiştir. Bu ziyarette ticaret, ulaşım, enerji gibi alanlarda 16 anlaşma imzalanmıştır. Ayrıca 2023-2030 için ticari ve ekonomik işbirliği programı kabul edilmiştir.

Böylece, yalnızca birkaç hafta içerisinde iki ülke arasındaki ilişkiler, bölgede güvenliğin sağlanmasında ortak çıkarları temel alarak yeni bir siyasi düzeye ulaşmıştır. İlişkilerdeki bu hızlı gelişim, öncelikle Tacikistan’ın güney sınırlarındaki güvenliğini güçlendirme arzusuyla açıklanabilir. Zira Afganistan’da iktidarın Taliban tarafından ele geçirilmesinden sonra Tacikistan, uzun bir süre Orta Asya’da Afganistsn ile temas kurmayan tek ülke olmuştur. Zira Taliban, 92’deki iç savaşın baş aktörlerindendi ve o savaşı yaşayan Rahman tarafından güvenilmez bulunuyordu. Bu yüzden Afganistan’dan olası bir güç işgaline karşı Rusya, Çin ve Özbekistan ile birlikte Tacikistan topraklarında çeşitli askeri tatbikatlar yapılmıştır.

Tüm bunlar göz önüne alındığında, bölgesel güvenliği güçlendirme temelinde İran ile başlangıçta bir yakınlaşma mantıklı görünmektedir. Dolayısıyla etkili müttefikleri olduğunu Taliban’a göstermek için Tacikistan’ın mümkün olduğunca çok sayıda “müttefik” ve önemli askeri güce sahip ortaklara ihtiyacı var. İran için de Taliban rejimi endişe vericidir. Zira Afganistan’da Farsça konuşan ve Şii mezhebine mensup gruplar mevcut. Bunlar, Taliban’ın iktidara gelmesiyle dezavantajlı duruma gelmiştir. Bu yüzden İran, Afganistan’da nüfuz elde etmeye çalışmaktadır. Bu da Taliban’dan rahatsız olan diğer Fars kardeşi Tacikistan ile yakınlaşmasına yol açıyor. Yani “düşmanımın düşmanı dostumdur” anlayışı, her iki ülkeyi biraraya getiren bir unsur olmuştur.

Tabii ki tek neden bu da değildir. Ukrayna savaşından dolayı yaptırımlara maruz kalan Rusya, Tacikistan’ın ana ticaret partneri idi. Dolayısıyla Tacikistan da bu savaştan dolaylı da olsa etkilenmiş ve yeni bir ticari partner için İran’a yönelmiştir. Ancak İran da sırtını dayayabileceği bir ortak değil. Zira İran da uranyum mevzusundan ötürü maruz kaldığı yaptırımların neticesinde ekonomik darboğazın içindedir. Yani Tacikistan, arzu ettiği ölçüde yatırımı İran’dan sağlayabileceğini düşünmüyor.

Pek çok şey Afganistan’daki duruma ve Tacik hükümetinin Taliban’a karşı tutumuna bağlı olacak. Bir diğer faktör de Ukrayna’daki savaştır. Gelecekte Rusya’ya yönelik yaptırımların artıp artmayacağı ve Rusya’nın bölge güvenliğine desteğinin olup olmayacağı gibi soruların yanıtı, Tacikistan’ın çok boyutlu dış politikasının tekrar canlanmasında belirleyici bir etkiye sahip olacaktır.

Erkan Avcı
Kaynaklar:
– Muslimbek Buriev / Why is Tajikistan trying to set up relations with Iran once again? İran emperyalizmi Orta Asya cumhuriyetlerine ulaştı

– Hüda Huseyni / İran emperyalizmi Orta Asya cumhuriyetlerine ulaştı

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.