İstihbaratçı misyoner papaz Andrew Brunson’a karşı Amerika’dan istenen iki MİTçi kim?

73 лет назад, рано утром 23 февраля 1944 года

Rus askeri uzman: Laftan değil, yumruktan anlayan bir dünyada yaşıyoruz

KUDÜS’e ağlayanlar MOSSAD’ın Türkiye havaalanlarını kontrol ettiğini ne çabuk unuttu!

Erdoğan’ın Afrika çıkartması Ankara’nın gündemini değiştirir mi?

Gündem 23 Ocak 2017
961

Haziran 2013’te Ankara 19 Mayıs Stadı’nda Uluslararası Türkçe Derneği (TÜRKÇEDER) tarafından Uluslararası Dil ve Kültür Festivali kapsamında düzenlenen 11. Türkçe Olimpiyatları’nın resmi açılışında, olimpiyatlara Kenya ve Tanzanya’dan katılan öğrenciler ‘Ankara’nın bağları’ türküsünü ‘Tanzanya’nın bağları’ olarak yorumladıklarında izleyicilerden büyük beğeni almış ve türkü stadı adeta sallamıştı. Olimpiyat organizasyonu ile Gezi eylemleri nasıl olduysa denk düşmüştü. Anlaşılan Tanzanya’nın Bağları uyarlamasını yapanlar, “Demokrasi seçim değildir” demek için ironik bir zamanlamayı hedeflediklerini biliyor olmalılardı. (Bkz. 07.06.2013 http://www.timeturk.com/tr/makale/omur-celikdonmez/ankara-nin-baglari-buklum-buklum-yollari.html ) Nitekim sonraki süreçte yaşananlar gerçek niyetlerini ortaya koydu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan; ‘Ankara’nın Bağları büklüm büklüm’ yolları türkü sözleriyle kendisine mesaj yollayanların kendi ifadesiyle inlerine girdi ve şimdide yurt dışı yapılanmalarını dağıtıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 22-26 Ocak tarihlerinde Doğu Afrika ülkelerinden Tanzanya, Mozambik ve Madagaskar’a resmi ziyaret gerçekleştirecek olması bu açıdan önemli olduğu gibi bu ziyaretler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz yıllarda Afrika ülkelerine gerçekleştirdiği ziyaretlerin devamı niteliğinde olup, Türkiye’nin Afrika ortaklık politikası kapsamında kıtayla işbirliğine derinlik ve boyut kazandırılmasına yönelik iradenin somut göstergesini oluşturuyor. (Bkz. http://www.iha.com.tr/haber-cumhurbaskani-erdogan-3-afrika-ulkesine-resmi-ziyaret-gerceklestirecek-618564/ )

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Afrika gezisinin ilk durağı Tanzanya. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Tanzanya, Mozambik ve Madagaskar ziyareti öncesi, FETÖ’nün bu ülkelerdeki faaliyetlerinin röntgeni çekildi. Erdoğan Tanzanya’ya ulaşmadan FETÖ’nün Tanzanya imamı firari Atilla Halit Ün’ün Tanzanya’yı ve önemli örgüt elemanlarının Tanzanya’yı terk ettiği öğrenildi. Kimse Yok mu Derneği’nde yönetici olan Atilla Halit Ün, 2000’li yılların başında Tanzanya’ya gönderilmişti. Şahsın asıl adı Atilla, cemaat içindeki abileri, Atilla ismini gayri İslami buldukları için Halit ismini eklediler. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünden 1986-1987 mezunu. Farklı ülkelerde de çalışmış birisi. Adana Fellahlarından. 4 çocuk babası Atilla Halit Ün, 2013’te 6 yaşındaki oğlu İhsan Efe’nin Adana Hekimevi’nde düzenlenen mevlitli sünnet düğününde takılan 30 bin dolarlık takıyı Tanzanya’da inşa edilecek öğrenci yurdu ve su kuyularının yapımı için bağışladığını duyurdu. Aslında ortam sünnet düğününden ziyade adeta açık artırma müzayede salonunu andırıyordu. Çünkü Mevlitli düğünde kirvesi işadamı Casim Özbey, İhsan Efe’ye 20 bin dolar takı takmıştı. (Bkz. http://www.risaleforum.net/egitim-ve-kultur-33/genel-ve-guncel-haberler-181/198658-sunnet-takilarini-su-kuyusu-icin.html )

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 3-4 yıl önce ‘Tanzanya’nın bağları’yla mesaj veren yapının üst aklı, Erdoğan’ın Afrika ziyareti öncesinde Türk dostu Gambiya devlet başkanı Prof. Alhaji Dr. Yahya A.J.J. Jammeh’i (Yahya Jammeh), CIA marifetiyle devirdi! Yahya Jammeh Türkiye ile Gambiya arasındaki askeri anlaşmalar çerçevesinde Türkiye’de harp akademilerinde eğitim almıştı. Darbe yapılan başkan 1991’de Türk Jandarma Subay temel eğitim programından mezun olmuştu. Yani Ak Parti iktidarından çok önce hatta Refahyol Koalisyonundan da evvel, Türkiye Kara Kıta’ya yönelmişti ve kendisine yakın isimleri çoktan belirlemişti.

CIA’nın Gambiya operasyonunu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Afrika ziyareti öncesine denk getirmesi dikkat çekiyor. Hatta Türkiye’ye Gambiya üzerinden; “-sana söylüyorum kızım sen işit gelinim” kabilinden bir mesaj verme çabasına girdikleri söylenebilir. Çünkü bu darbe “ Gambiya’daki Türk nüfuzunu silmeye yönelik olduğu iddialarını güçlendirmektedir. Türkiye’nin Hint Okyanusundan sonra Atlas Okyanusuna açılma projesi engellenmeye çalışılmıştır. Türkiye’yi bir kez daha siyaseten demokrasi ve insan hakları silahıyla bu kez Afrika’da Gambiya’da vurmuşlardır.” (Bkz. Ömür Çelikdönmez/ http://www.kafkassam.com/turk-dostu-gambiya-devlet-baskanini-cia-devirdi.html )

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Afrika seyahati sürecinde kendi gündeminden hiç düşmeyecek bir konu Başkanlık Referandumu. TBMM Genel Kurulu’nda, anayasa değişikliği teklifi 339 oyla kabul edilerek yasalaştı. Teklifin tümünün 330’un üzerinde oyla kabul edilmesiyle referandum süreci de başladı. Teklif önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayına sunulacak. Cumhurbaşkanı’nın 15 günlük yasal süresi bulunuyor. Referandum tarihi de buna göre şekillenecek. Referandumun, Resmi Gazete’de yayımını takip eden 60’ncı günden sonraki ilk pazar günü yapılması gerekiyor. (Bkz. http://www.ntv.com.tr/turkiye/anayasa-degisiklik-teklifi-kabul-edildi,7nm31jbWkE6KE5tXwomHCQ ) ‘Hayır’ ve ‘Evet’ cephesi var güçleriyle propaganda faaliyetlerine asılıyor. Ancak bu konuya başka asılanlarda var ve onların derdi de referandum öncesinde rejim krizi çıkarmak. Direkt Anayasa değişikliği üzerinden olmasa da Türkiye’nin güvenlik güçleri üzerinden algı operasyonları yapılıyor.

Astsubay ve Uzmanların özlük haklarıyla ilgili yasal taleplerinin farklı bir mecraya çekilmek istendiği görülüyor. Konuyla ilgili 04.12.2016’da Müyesser Yıldız; “Ankara’da büyük ve çok tehlikeli bir kaynama yaşanıyor” başlıklı bir yazı kaleme aldı ve kamuoyunun haberdar olmadığı bu konuyu gündeme taşıdı. Belki de bu haber yorum, yaşanılacak olası gelişmeler açısından bir işaret fişeğiydi. Müyesser Yıldız’ın yazısından bazı satır başları şöyle; “ Ankara’da büyük ve çok tehlikeli bir kaynama yaşanıyor. Kaynamanın üssü de 15 Temmuz darbesinde Skorsky, Cobra helikopterleriyle Ankara’yı kana bulayan Güvercinlik’teki Kara Havacılık… İddialar vahim ötesi; Astsubaylar yemek yememe eylemi yapıyor… Yemekhanedeki cihazların kablosu kesiliyor… Eylemci askerler, komutanlarının emrini dinlemiyor… Ve nihayet öyle bir karar alınıyor ki!.. Komutanlardan biri, “Kabloları kesen ne yapmaz” diyerek, bütün uçuşları yasaklamış. İddialara göre, bunun üzerine 15 Temmuz darbesinin merkezlerinden olan Güvercinlik’teki Kara Havacılık Komutanlığı ve buraya bağlı olan Malatya’daki 2. Kara Havacılık Alayı’nda görevli astsubaylar yemekhaneye gitmemeye başlamış.

Ön inceleme yapılmış, olay araştırılıp, soruşturulmuş. Ankara’dakiler herhangi bir gerekçe belirtmezken, Malatya’dakiler lojmanların yakın olduğunu, evlerinde yemek yemeyi tercih ettiğini söylemiş. Komutanların, “Yapmayın. Yanlış yapıyorsunuz. Bu bir isyan sayılır” uyarısına rağmen, yemek yememe eylemi devam etmiş. Birkaç gün önce de Kara Havacılık Komutanlığı yemekhanesinde yemekleri sıcak tutmak için kullanılan “Benmari” denilen cihazların kablosunun “profesyonelce” kesildiği görülmüş.” (Bkz. http://odatv.com/ankarada-buyuk-ve-cok-tehlikeli-bir-kaynama-yasaniyor-0412161200.html )

Bu haber günümüz itibarıyla doğru olmadığı gibi 04.12.2016’dan öncede bir kaç kez benzer haber yapılmış. Ancak bu tür haber ve yorumların büyük tirajlı gazetelerde yer almaması nasıl yorumlanmalı bilemiyorum. Fakat hükümetin bu tür taleplere mesafeli olmadığı en azından haberdar olduğu izlenimi var. Çünkü İstanbul Emekli Astsubaylar Dernek yönetiminin (İSTEMAD) yoğun gayretleri sonucu başlangıçta Bakan Nabi AVCI ile kurulan diyalog vesilesiyle ile Milli Savunma Bakanı Fikri IŞIK’a intikal ettirilmiştir. Bakanın bizzat talimatı ile İSTEMADdan Hakları içeren dosya talep edilmiş, İSTEMAD Sözcüsü Yılmaz Demir ÖZÇELİK yaptığı açıklamada MSBlığı ile kurulan iletişim sayesinde MSB.lığı Askeri Baş Danışmanına gönderilen bu dosyanın bizzat MSB.Sn Fikri IŞIK’a arz edildiği ve MSB lığı tarafından takip eden günlerde hükümet adına bir açıklama yapılacağını bekledikleri ifade etti. (Bkz. http://www.haberborsa.com.tr/guncel/devletin-astsubay-ve-uzman-haklarina-ilgisi-h251044.html ) Başta da dediğim gibi bu bir algı operasyonudur ve aynalı sazanları tespit etme amaçlıdır.

Bir diğer haberde; Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Ahmet Takan’ın, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) devam eden Fırat Kalkanı harekâtı kapsamında El Bab’da 16 askerin şehit olmasıyla ilgili olarak “TSK koridorlarında ocak ayından itibaren subay ve astsubaylarda çok sayıda istifaların olacağı hatta bordo berelilerden toplu istifalar geleceği konuşuluyor” iddiasını aktarması. Ancak dikkati çeken husus bu haberinde yayın tarihinin geçtiğimiz Aralık ayına ait olması. Birileri temcit pilavı gibi bu tür buram buram algı operasyonu kokan haberleri servis ediyor. Ancak bu haberin kaynağının MHP’den ihraç edilen Gaziantep Bağımsız Milletvekili Prof. Ümit Özdağ olması dikkat çekiyor. (Bkz. http://m.t24.com.tr/haber/yenicag-bordo-berelilerden-toplu-istifa-gelecek-el-babda-yaralanan-asker-isid-turk-silahi-da-kullaniyor-dedi,378737#&ui-state=dialog – http://www.haber3.com/umit-ozdagdan-bordo-bereliler-toplu-istifa-edecek-iddiasi-3998777h.htm )

Görünen o ki anayasa değişikliği ve referandum süreci, yasal prosedürü içerisinde sürdürülecek. Ancak Ankara’da kulaklara kar suyu kaçıran derin odakların algı operasyonları da tam gaz devam edecek gibi. Hatta Cumhurbaşkanının Afrika temasları sonrasında Ankara’ya döndüğünde, TBMM’nin Anayasa değişikliği ve başkanlık referandumu kararını geri çekebileceği, bir kez daha görüşülmek üzere TBMM’ye gönderebileceği düşük olasılıklı ihtimalde olsa gündemdeki yeri koruyor.

Bende sizler için durumu bir bilene sordum. Fetöcü paralel devlet yapılanmasının Mit Müsteşarı Hakan Fidana yönelik yargılama teşebbüsünden sonra, ‘Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni hazırlayan Hukukçu, XXII., XXIV. ve XXV. Dönem Isparta Milletvekili, halen Yüksek Seçim Kurulu asil üyesi Recep Özel, Cumhurbaşkanının TBMM Kararının yeniden görüşülmek üzere TBMM’ye iade etmesinin teorik ve yasal olarak mümkün olduğunu ama temayüllere göre referandumun belirlenen tarihte icra edileceğini söyledi. Sonuç, referandumdan ve başkanlıktan vazgeçilecek bir sürecin rasyonel ve realist olmadığını gösteriyor.

Bu düşük olasılıklı gelişmeye bel bağlayanlar, Cumhurbaşkanının Milli Mutabakat Hükümeti kurmasını, acilen kamu idare reformunu gerçekleştirmesini ve kurulacak milli mutabakat hükümetinin öncelikle erken seçim kararı almasını da bekliyor. Malumu herkes yazıyor, önemli olan el değmemiş mahrem konulara değinmek! Bir Afrika gezisinden neler çıktı gördünüz mü?

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
[email protected]

Yorumlar