Emre Diner: DONALD TRUMP, VENEZUELA VE SONRASI…
Dünya, ABD Başkanı Donald Trump’ın beklenilen bir askeri operasyonu ile daha tanıştı.
Güney Amerika’nın doğal gaz, petrol üretiminde dünya lideri olan bir ülkesi Venezuela ile…
Trump askeri operasyonla 47 saniyede ülkenin lideri Nicolas Maduro ve eşini yatak odasından 47 saniyede alındığını açıkladı.
Peki Trump için Venezuela ne anlama geliyor?
Venezuela, yaklaşık 303 milyar varil rezerv ile listenin zirvesinde…
Venezuela günde yaklaşık 900 bin varil petrol ihraç ediyor.
Ve işin en can alıcı noktası ise petrolün en büyük alıcısı “Çin”.
Çökmüş bir ABD ekonomisi için bulunmaz bir fırsat…
Nitekim Trump’ın stratejisini yeni yıl mesajıyla bir kez tekrarladı.
Ne demişti ABD Başkanı?
“Bence, (ara seçimler) ülkemizin başarısıyla ilgili olacak. Fiyatlandırmayla ilgili olacak. Çünkü bize yüksek fiyatlar verdiler, biz ise onları düşürüyoruz. Enerji fiyatları ciddi şekilde geriledi, benzin fiyatları da çok düştü”
Trump’ın en büyük hedefi selefi Biden’ın iddia ettiği kötü gidişatı kurtarmak…
Mesajında verdiği enerjideki vurgu ise, yeni bir petrol ve doğalgaz rezervi ile halkına ucuz enerji sağlamak, ekonomiyi iyileştirme ve böylelikle hem ARA SEÇİMİ hem de “EKONOMİYİ KURTARAN LİDER” olmayı hedefliyor.
Tıpkı BARIŞ getiren LİDER olma hevesi gibi…
Dolayısıyla piyasaların kapalı olduğu hafta sonu Venezuela’ya yapılan askeri bir darbe Trump için elbette paha biçilmezdi.
“Venezuela’da biz yöneteceğiz” kelimesinin altında yatan ise, Venezuela’daki petrol kaynaklarını ABD’nin üzerine geçirerek, darbenin meşruluğunu sağlamlaştırmak.
Trump Venezuela’ya yaptığı askeri operasyon ile iç siyasete verdiği mesaj bu iken peki dışa ne mesaj verdi?
Madde madde sıralayalım:
1-Kimse dokunulmaz değil,
Kimse güvende değil…
İstediğimizi yatağından dahi alırız
2- ABD’nin 23 yıl önceki “müdahaleci” politikası yeniden sahnede
3- “Çin’e hala süper güç benim” mesajı…
4- Venezuela’daki Rusya’ya ve Çin’e değil, yalnızca ABD’ye akacak.
Fakat, ABD’nin Maduro’ya yönelik operasyonda yaralının olmaması, çatışmanın olmaması ise, Rusya ile ABD arasında bir anlaşma ve ya pazarlık ihtimalini de akıllara getiriyor.
PEKİ TRUMP’IN BİR SONRAKİ HEDEFİNDE HANGİ ÜLKE VAR?
Küba ve İran öngörülüyor.
İsrail ile ABD Haziran 2025’te İran’a yönelik saldırıları askeri yönde bir yıpratma hamlesi olarak değerlendirilebilir.
12 günlük İsrail-İran gerilimi enflasyon-resesyon ikilemini güçlendirdi.
İran’da “Riyal” değer kaybına uğramaya başladı.
Sonuç olarak, 28 Aralık 2025’te halk sokaklara döküldü.
Anlaşılan o ki, İsrail-İran geriliminin ikinci dalgası olan ekonomik boyutu sahnede…
ABD Başkanı Trump ise, İran’a yönelik saldırı için aradığı gerekçeyi buldu.
İran’daki rejim karşıtı protesto dalgası…
Trump İsrail ile hazırda beklediği saldırı sinyalini üç kelime ile verdi.
İran’a “Protestocuları öldürürseniz vururuz” açıklaması yapan Trump’ın Tahran’da rejim karşıtı gösterilerin büyümesine destek vermeyi planlaması ve saldırı zemini oluşturması maalesef beklenen en kötü senaryo…
Emre Diner



Yorum gönder