Elhan Şahinoğlu: Venezuela Krizinde Çin Faktörü
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılarak ABD’ye götürülmesi Çin’in sert tepkisine neden oldu. Pekin’i endişelendiren bir diğer konu da Maduro’nun kaçırılmasından bir gün önce başkent Karakas’ta Çin’den gelen bir heyeti kabul etmiş olmasıdır. Bu durum, Washington’un Maduro’nun kaçırılmasını planlarken Çin ile Venezuela arasındaki sıkı ilişkileri göz ardı ettiğini göstermektedir.
Çin için Venezuela, Latin Amerika kıtasında güçlenmek adına önemli bir araçtı. Bu nedenle Maduro’nun kaçırılarak ABD’ye götürülmesi, Çin’in çıkarlarına da ağır bir darbedir. Nicolas Maduro, 2023 yılında Pekin’de Çin lideri Şi Cinping ile yaptığı görüşmede, ikili ilişkilerin “stratejik ortaklık” seviyesine yükseldiğini ilan etmişti. İki liderin Mayıs 2025’te Moskova’da gerçekleştirdiği son görüşme sırasında Şi Cinping, Maduro’ya Çin’in Venezuela ile ilişkilere stratejik ve uzun vadeli bir perspektiften baktığını belirtmişti. Ayrıca Pekin’in, Venezuela’nın devlet egemenliğini ve sosyal istikrarını korumasını kararlılıkla destekleyeceğini de ifade etmişti.
ABD’nin Bölgesel Stratejisi ve Riskler
ABD, Venezuela üzerinde kontrolü sağladıktan sonra bu ülkenin Küba, Rusya, İran ve Çin ile olan ilişkilerini zayıflatmaya çalışacaktır. İlgili ülkeler de bu durumun farkındadır. Çin’in Venezuela’daki milyarlarca dolarlık yatırımlarının geleceği şu an belirsizdir. ABD, Venezuela’da çeşitli projeler yürüten Çinli şirketlerin faaliyetlerine kısıtlamalar getirebilir. Örneğin, Çinli bir petrol şirketi 2024 yılında 1 milyar dolarlık yatırımla Venezuela hükümeti ile 20 yıllık bir sözleşme imzalamıştı.
Pekin’in ABD aracılığıyla Venezuela petrolü alıp almayacağı veya Venezuela ile mevcut anlaşmaların devam edip etmeyeceği henüz bilinmiyor. Çin, Venezuela’nın en büyük kreditörü ve ham petrol ihracatının yüzde 80’inden fazlasını gerçekleştiren en büyük petrol alıcısı konumundadır. Çin ayrıca, Şi Cinping’in yürüttüğü “Kuşak ve Yol” Girişimi çerçevesinde Venezuela’daki madencilik ve altyapı alanlarında temel yatırımcıdır. İki ülke arasındaki ikili ticaret hacmi 2024 yılında 6,4 milyar ABD dolarına ulaşmış ve bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 52,5’lik bir artış anlamına gelmişti. Venezuela’nın Çin’e yaklaşık 12 milyar dolar borcu olduğu tahmin ediliyor. Elbette bu rakam Çin için çok büyük bir meblağ değil; ancak bu durum Pekin’in ekonomik faaliyet alanının daralması anlamına geliyor.
Pekin’in Beklentileri
Pekin, ABD’den Maduro ve eşinin serbest bırakılmasını talep etti. Bunun gerçekleşmesinin mümkün olmadığı açıkça görülüyor ve Pekin de bunun farkında. Buna rağmen Pekin, Venezuela’da kurulacak yeni yönetimin Washington’un baskıları karşısında Çin ile ekonomik ilişkilerden vazgeçmemesi için çaba gösterecektir. Bunun başarılı olup olmayacağını ise önümüzdeki aylar gösterecek.
Elhan Şahinoğlu



Yorum gönder