Şimdi yükleniyor

Elhan Şahinoğlu: Rusya ve Çin İran’a niye askeri destek vermek istemiyotlar

Beklendiği gibi, Rusya ve Çin İran’a askeri destek vermek istemiyorlar. Elbette Moskova ve Pekin, İran’daki rejimin çökmesini ve Washington’un bu ülkeyi kontrol altına almasını istemiyor; ancak Moskova ve Pekin’in ABD’yi durdurma niyeti de yok. ABD ve İsrail’in geçen yıl İran’a karşı yürüttüğü 12 günlük savaşta da Rusya ve Çin pasif kalmıştı. İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan’ın 12 günlük savaştan sonra Rusya ve Çin’in adını zikretmeden, “Ortaklarımız bize destek vermedi” cümlesini kurması tesadüf değildir. Pezeşkiyan burada Moskova ve Pekin’i kastediyordu; zira İran’ın bu iki ülkeden başka ortağı bulunmuyor. Oysa Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, daha önce Tahran’ı İran’ın yardımına gelmeyeceği konusunda uyarmıştı.

Çin, 2021 yılında İran ile bir anlaşma imzalamıştı. Bu anlaşmaya göre Çin, 25 yıl içinde İran’a 400 milyard dolar civarında yatırım yapmalıydı. Ancak “suyu üfleyerek içen” Çin, İran’a yatırım yapmakta acele etmedi. Çünkü Pekin, İran uranyum zenginleştirme politikasını sürdürdükçe bu ülkeye yönelik savaş ihtimalinin azalmayacağını anlıyordu. Çin ise savaş riskiyle karşı karşıya olan bir devlete yatırım yapmaz; bu nedenle söz konusu 400 milyar dolarlık anlaşma kağıt üzerinde kaldı. Bugün devam eden savaş, Çin’in İran’a yatırım yapma ve Tahran ile imzaladığı anlaşmayı yerine getirme ihtimalini iyice zayıflatmış durumda.

ABD ve İsrail İran’a saldırmadan önce Tahran, Rusya ve Çin’den belirli miktarda askeri teçhizat almıştı. Ancak ABD ve İsrail’in İran’a indirdiği darbelerin hedeflerinden biri de tam olarak bu askeri teçhizatın toplandığı merkezlerdir. İran’ın, önceki savaşta olduğu gibi bu kez de Rusya’dan aldığı hava savunma sistemleri işe yaramadı. ABD ve İsrail uçakları İran hava sahasında rahatça hareket ediyor.

Buna rağmen İran, elindeki füzelerle İsrail’e ve Arap ülkelerindeki ABD askeri üslerine darbeler indirmeyi başardı. Körfez ülkelerinin enerji merkezleri tehdit altındadır. Bu durum artık Çin’i endişelendirmeye başladı; çünkü Çin, İran’ın yanı sıra Körfez ülkelerinden de petrol alıyor. İran ise savaşı küreselleştirmeye çalışarak Çin’in bölgedeki enerji kaynaklarını ithal etme imkanlarını kısıtlıyor. Pekin, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma girişimlerinden de rahatsızlık duyuyor. Böyle bir durumda İran, düşmanlarıyla olan savaşında sadece kendi kaynaklarına dayanmak zorundadır. Sınırlı askeri kaynaklar ise İran’ın ABD ve İsrail’e karşı savaşı uzun süre devam ettirmesine yetmeyebilir

Yorum gönder