Fransız Fariba Adelkhah İran’da kayıp

Gürcustan Azərbaycan qonşuluqu və tərəfdaşlıgı hər zaman dostluq münasibətlərlə secilmişdir

Azerbaycanın populer şarkıcısından mükemmel performans

Ռուսները կարող են կարդալ ամերիկյան օդանավի գաղտնիքները. Էրդողանի մեծ խաղի մեջ

DOĞU TÜRKİSTAN MÜCADELESİNİ BİLMEYENLER VEYA BİLMEK İSTEMEYENLER İÇİN KISA BİR HATIRLATMA

Gündem 6 Ocak 2019
453

DOĞU TÜRKİSTAN’IN ŞEHİT KANLARIYLA SULADIĞI VATAN TOPRAĞINDAKİ TARİHİ MÜCADELESİNİ BİLMEYENLER VEYA BİLMEK İSTEMEYENLER İÇİN KISA BİR HATIRLATMA:
1. Önce Göktürk yazıtlarındaki Çin ve Çinlilerle ilgili uyarılar ve milli kimlikle ilgili vurgular okunmalıdır.
2. Kürşad Destanı, Göç Destanı, Ergenekon Destanı ve Oğuz Kağan Destanı bir kez daha okunmalıdır.
3. Tarih boyu Türkleri yok etmeye and içmiş, etrafındakileri, insan başta olmak üzere, kedi-köpek ve haşerat dahil her şeyi yutarak genişleyen ve büyüyen bir Yecüc Mecüc toplumu istilası ve zulmü ile karşı karşıya olduğumuz ve dahası bu belanın sadece bizim değil bütün Asya ve Avrupa için büyük bir tehlike olduğu iyi anlaşılmalıdır.
4. Bu topraklarda aynı zamanda Türk İslam medeniyetinin temellerinin atıldığı, buraların İslam öncesi ve sonrasında medeniyetin beşiği olduğu iyi hatırlanmalıdır. Osmanlıya bağlı olduğunu ilan eden Yakup Han’ın kurduğu devlet, 1932-1934’teki Hoca Niyaz Hacı Cumhurbaşkanlığındaki ve 1944-1949’daki Alihan Töre’nin Cumhurbaşkanlığındaki Doğu Türkistan İslam Cumhuriyetleri ve buradaki mücadele, bilhassa Rus-Çin işbirliği iyi bilinmelidir.
5. Son yüzyılın Kürşadları olan; Osman Baturlar, Mahmut Muhitiler, Hoten fatihi Mehmet Emin Buğralar, Kulca Kadısı Sabit Damollalar ve 1933’te İstiklâl Marşı’nı yazan Tohtu Hacılar (Mehmet Ali Tevfik) asla unutulmamalıdır.
6. Doğu Türkistan Cumhuriyeti kurulur kurulmaz ilk telgrafın Ankara’ya çekilip Gökbayrak’tan Albayrak’a selam verildiği ve Cumhuriyeti kuranların bir kısmının Çin’de bir kısmının da KGB zindanlarında can verdiği kesinlikle unutulmamalıdır.
7. Osmanlı son döneminde Doğu Türkistan’a gönderilen öğretmenlerden Giritli Ahmet Kemal, Kazan’dan giden Abdullah ve Muhlise Bubi ismindeki alimlerin eğitim ve uyanış faaliyetleri unutulmamalıdır.
8. Doğu Türkistan Türklerinin, tarih boyu gördükleri zulümleri, düğünlerinde bile söyledikleri şarkıların sözleriyle protesto ettikleri iyi öğrenilmelidir.
9. Doğu Türkistan’ın da, Kırım’ın da, Türkmenlerin de ve diğer bütün mazlumların da davalarını dillendirmek birilerinin ajandası olmak değil, insan olmanın, Türk ve Müslüman olmanın gerektirdiği bir ahlâkın sonucu haykırmaktır. Susmamak, şeytan değil insan olmanın en büyük işaretidir. Biz Türklerin ahlâkı, tarih boyu böyle şekillenmiştir.
10. Azerbaycan’ın büyük evladı AHMET CEVAD’ın 1937’de Bolşeviklerin yaptığı Türk soykırımına dair yazdığı Men Türk Evladıyam/Susmaram şiirindeki şu veciz ifadeler asla ve asla unutulmamalı, her mekanda dillendirilmeli ve Doğu Türkistan’daki zulme sessiz kalanlara, duymak istemeyenlere okunmalıdır:
“…
Karlı-buzlu cehennemler mesken olmuşdur bana.
Mene dime, sus deyirsen, ne vaktacan susacam,
Buhranların, hicranların, mahbesinde galacam?
Niye susum, konuşmayım, insanlıkda payım var,
Menim ana vatanımdır talan olan bu diyar.
Niye susum, konuşmayım, Türk yurdudur bu toprak,
Oğuzların, ilhanların vatanında kimdir, bak!
Susmayacam ! Koy atsınlar yük altında ölünce,
Tahkirlere düze-düze düşman mana gülünce,
Süt verirken doğma anam böyle demişdir mene
“Seni kurban besliyirem Türk Yurduna Vatana,
Bu dünyada azadlığı şan şöhretten üstün tut,
Alçaklığı, yaltaklığı rezilliği sen unut!
Senin sevgin Vatan olsun, Millet olsun, Men olum
Südüm sana haram olsun hıyanet etsen oğlum”!
Nece susum, konuşmayım, men eyleyim hiyanet?
Hanı sevgi, hanı vatan, de harda galdı millet?
Men bir kulum, yerim altun, suyum gümüş, özüm aç,
Atam mahkum, anam sari, elim her şeye muhtaç.
Dil yaranib danışmağa men danışa bilmirem
Aç kalbimi, yar sinemi, ciğer veremdir verem
kor amal tek surunmekde gören var mıdır mene
Ne vaktacan çörek için girek her alçak dona
Men Türk evladıyam, derin aklım, zekam var,
Ne vahtacan içimizde gezecekdir yağılar?
Ne kadar ki, hakimlik var, mahkumluk var, ben varam,
Zülme garşı isyankaram, ezilsem de susmaram!”
İbrahim Maraş

Yorumlar