Çavuşoğlu “Türkiye, Rusya karşıtı yaptırımları onaylamıyor

Eski İrancılar ve Eski Maocular İran’ın başına çorap mı örüyor

Maçı birlikte izleyen Putin ve Selman’ın ilginç “diyalogu” kameralara yansıdı

Dimitri Kurzanov: Ukrayna sorunu Türkiye işin içine çekilerek çözülemez

Gürcistan 11 Nisan 2021
133

Türkiye ile Ukrayna arasındaki Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey 9’uncu Toplantısı sonuçlarına ilişkin 20 maddelik ortak bildiride tarafların Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Sivastopol şehri ile Donetsk ve Luhansk bölgelerinin işgalden kurtarılması başta olmak üzere, Ukrayna’nın uluslararası kabul görmüş sınırları içinde toprak bütünlüğünü yeniden sağlamayı amaçlayan adımlar konusunda koordinasyonu sürdürmeyi, Kırım’ın Rusya Federasyonu tarafından hukuka aykırı ve gayrimeşru ilhakını ele almak amacıyla yeni bir format olarak “Kırım Platformu’nun kurulmasını desteklemeyi teyit ettikleri belirtiliyor.
Bu durum Türkiye’nin fiilen Rusya’nın kontrolünde olan Kırım konusunda açık ve net bir şekilde Ukrayna’ya destek verdiğinin anlamına gelmektedir. Oysa Kırım bağımsız olmadığı sürece Ukrayna ve ya Rusya bayrağı altında yaşaması Türkiye açısından pek bir şey ifade etmemeliydi. Bununla birlikte söz konusu açıklamaların pratikte nasıl uygulayacağı konusunda bazı soruları gündeme getirmektedir. Türkiye-ABD ilişkilerinin tarihin en düşük seviyesinde olması üzerine Ankara, Rusya’yı bölgesel dengeleyici güç olarak görmektedir ve dolayısı ile Rusya ile ilişkileri gerginleştirmekten kaçınmaktadır. Fakat Kırım konusu Rusya’nın üzerinde çok titiz durduğu bir sorun olduğu için Türkiye Rusya ilişkilerinde dikkate alınması gereken bir problem olarak karşımıza çıkacaktır.
Bunun yanında Pentagon, Türkiye için kırmızıçizgi olan PYD/YPG’ye destek vermeye bu terör örgütü üzerinden Türkiye’ye mesaj vermeye devam etmektedir. Bunun yanında ABD Dışişleri Bakanlığı, CAATSA kapsamında Türkiye’ye uygulanması kararlaştırılan yaptırımların 7 Nisan’da yürürlüğe girdiğini açıkladı.
ABD-Türkiye ilişkilerinde sorunlar çözülmediği sürece, Türkiye’nin Ukrayna yüzünden Rusya ile ilişkileri bozabilme ihtimalinin beklenmemesi lazım. Söz konusu durum üzerinde ABD’ye karşı pozisyonun zayıflatacaktır. Bu bağlamda Türkiye’nin Ukrayna’ya vereceği destek sınırlı ve büyük oranda sembolik olduğunu söyleyebiliriz. Bununla birlikte bildiride Ankara’nın Ukrayna’ya verilen desteği Türkiye’nin Rusya’ya karşı, özellikle Suriye konusunda, müzakere kozlarını artırma isteğinde yattığını söyleyebiliriz. Ayrıca da Türkiye’nin yerli savunmayı geliştirme kapsamında Ukrayna’dan askeri teknolojiyi elde etme gayretlerinin de olduğunu göz ardı edilmemelidir. Türkiye bir taraftan Ukrayna ile silah sanayi anlamında işbirliğini artırırken diğer taraftan da Rusya’yı işkillendirmemeye dikkat etmelidir. Zira geçmiş iki olayı hatırlarsak 17 Şubat 2016 merasim sokak saldırısı Başbakan Davutoğlu’nun Ukrayna seyahati sonucu Salı günü partisinin grup toplantısında yaptığı o meşhur konuşmanın hemen akabinde olması ve yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir Ukrayna seyahati sonucu yapmış olduğu konuşmayı takip eden günlerde 27 Şubat 2020 de İdlip’te 36 askerin Suriye rejim güçlerinin elindeki Rus uçaklarınca bombalanarak şehit edilmesi olayları oldukça önemlidir. Şimdi özellikle Montrö anlaşmasının gözden geçirilebileceği açıklamaları, Ukrayna ile bu gergin atmosferde sanki sorunun kaynağı Türkiye imiş gibi sorunun Türkiye üzerinden tartışılmaya çalışılması yeni beklenmeyen olaylara çağrı niteliğindedir.
Türkiye Ukrayna krizinin tarafı değil, krizin barışçıl yollar ile çözümünü sağlayabilecek bir konumdadır. ABD AB Rusya arasındaki Ukrayna sorunu Türkiye işin içine çekilerek çözülemez.
Dimitri Kurzanov kafkassam Kiev

Yorumlar