Rusya’da ucak kazasında yolculardan birinin kızının Türkiye’de yaşadığı ortaya çıktı

Güvenlik sorunları gölgesinde başkanlık tartışmaları

İran’ın Muhacir İha Fabrikası

Suriya münaqişəsi və Türkmən məsələsi

Devleti Okumak

Gündem 22 Nisan 2018
103


Anladığımız o ki 21. YY’ın bize ve bütün dünyaya dayattığı olağanüstü hali, Devlet elinde bulunan verilere dayalı olarak, yapmış olduğu analizle, ülkenin içinde bulunduğu sorunları alt alta yazmış ve çözümü Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin bir an önce devreye alınması şeklindekarar vermiş.

Türkiye’nin gündemini uzun süre kapatacak seçim meselesinin, gündeminden çıkarmanın, ülkemiz çıkarları bakımından bir zorunluluk olarak görüldüğü açıktır. Halkın onayladığı Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi bir an önce kanunlara uygun olarak uygulamaya geçmeli, hem var, hem yok haline son verilmeliydi. Geçişi doğal seyrine bırakmak, içinde bulunduğumuz zamanının ruhuna uygun değildi.
Bütün bu belirsizlikleri gidermek, devletin yürütme erki ile ilgili iktidar alanını güçlendirmek, toplumsal dinamizmini korumak, ülkemizin çıkar ve politikaları ile çatışan “çokuluslu” devlet ve yapıların müdahalelerine gerektiği gibi gereken zamanda cevap verecek devlet organizasyonunu, hiçbir tartışmaya mahal bırakmayacak biçimde ortaya çıkarmak için 26 Ağustos 2018 den 24 Haziran 2018’e evrilerek erken seçim şeklinde ortaya çıkmıştır.
2019 Kasımında yapılması planlanan seçimlerinin, 24 Haziran’a alınmasını parti veya şahsi siyasi politik hesaplara dayandırmak çok sağlıklı olmaz sanırım.
Verilen seçim kararını, Güneyimizde yaşadıklarımızı saymadan, sadece Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ı yönelik yaşananları veya yaşanması muhtemel sorunları dikkate alsanız bile son derece akıllı ve devlet sorumluluğu taşıdığı ve Türkiye’nin siyasi geleceğini biçimlendirecek bir karar olduğu görülecektir
Medeniyet coğrafyamızda yaşanan yangına, Türkiye’den başka Allah rızası için bir tas su dökenin olmadığı tartışmasız bir gerçektir. Herkesin yangına körükle gittiği, hangi ülkeyi nasıl böleriz, hangi ülkenin yönetim biçimini istediğimiz hale nasıl getiririz diyenlerin çarptığı duvar olan ülkemizin, ‘bir olma, diri olma, İri olma’ mecburiyeti vardır.
Bu emperyalist süreçte, yaşananların hiçbiri yerel değildir. Fillerin tepiştiği çimenlerin ezildiği, bölgemizde yaşanan küresel ölçekli bu kavgada ülkemizi güvenli bir şekilde geleceğe taşıma kaygısına dayanan erken seçim kararı sağlıklıdır.
Bu seçim, kimin seçileceğinden daha çok, ülkemizin karşı karşıya kaldığı saldırılara cevap verecek kadronun ortaya çıkma süreci şeklinde okunmalıdır.
Türkiye’miz, yeni sisteme hızla geçmek, güç biriktirmek, hazırlıklı olmak, karar mekanizmalarını hızlandırmak, olağanüstü kararlar alabilecek hale gelmek, kendisine ayak bağı olan çevre ve kişilerin engellerinden kurtulmak zorunda.
Yazdıklarımla yeterince meramımı anlatamamışsam; Türkiye’yi istedikleri gibi şekillendirmek için planlarına oyuncak etmek isteyen güçler, ekonomiyle, silahlı saldırı biçiminde, sosyal olaylar ve çeşit çeşit terör örgütleriyle vurmayı planlıyorlar. “Biz hep birlikte Türk milletiyiz” diyerek direndik direneceğiz. Gizli gündemlerle açık mücadelemizle cevap vereceğiz.
Abdullah Buksur

Etiketler:
Yorumlar