Temmuz’da S-400’ler Geliyor

BREXIT EUROSKEPTİKLERİ YILDIRABİLİR Mİ?

Mısır Suriye İhvan hareketi ne için oluştu

Şu an Türkiye ve İran ile diyalog zor ve faydasız

Çin ticaret savaşında ABD’ye pençelerini gösterdi

Gündem 3 Haziran 2019
144

Kafkassam olarak Çin ABD savaşına dikkat çekmeye çalışıyoruz ve bu süreçte ABD İran savaşının gereksiz olduğunu ifade ediyoruz. Şarkulavsad gazetesinde yayınlanan yazıyı dikkatinize sünüyoruz.
Pekin, Washington ile arasındaki ticaret savaşındaki söylemini, Çin Savunma Bakanı’nın iki ülke arasındaki ‘vergi savaşının’ gerçek bir savaşa dönüşmesi halinde, ülkesinin çıkarlarını savunmaya hazır olduğunu vurgulaması ile en üst seviyeye taşıdı.

Bununla birlikte Pekin, ABD ile Çin arasındaki müzakerelerin başarısızlığa uğramasından Washington’ı sorumlu tuttu.

Bazı madenlerin yasaklanması tehdidi, yabancı şirketler için ‘kara liste’ oluşturulması, gümrük vergilerindeki artış ve ‘savaş söylemleri’… Pekin, Washington ile girdiği ticaret savaşının başlamasının üzerinden bir yıl geçtikten sonra geçtiğimiz günlerde ABD’yi hedef alan sert söylemlerde bulunmaya başladı.

“ABD artık ticaret savaşının baskın tarafı değil”

Çin Devlet Konseyi’ne bağlı Basın Ofisi Başkan Yardımcısı Guo Weimin, dün, Pekin’de düzenlediği basın toplantısında, “ABD artık ticaret savaşının baskın tarafı değil” dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Temmuz 2018’de Çin ürünlerine yönelik vergi tarifelerini artırmasının ardından Pekin’den benzer bir karşılık almıştı. Gazetecilere, “Çin-ABD Ticaret Sürtüşmesi Hakkında Çin’in Tutumu” başlıklı, ‘Beyaz Kitap’ isimli bir raporun sunumunu yapan Guo, o tarihten bu yana ABD’deki ürün fiyatları ve üretim maliyetlerinin arttığını, ABD’nin Çin’e yaptığı ihracatın düştüğünü ve büyümesinin küresel tehdit altında olduğunu söyledi.

Rapor, ABD’nin özellikle Çin ithalatını hedef alan son gümrük vergilerinin iki ülke arasındaki ticaret sorunlarını asla çözemeyeceğine işaret etti. Buna karşılık rapor, Çin’in sürdürülebilir ekonomik gelişimi için söz konusu vergilerin, güçlü bir ivme olabileceğine, çünkü ülkenin ekonomik görünümünün ‘oldukça iyimser’ olduğuna dikkat çekti.

Çin’in tutumlarını özetleyen 21 sayfalık rapor, ABD’nin Mayıs ayının başlarında 200 milyar dolar değerindeki Çin ürünlerine uyguladığı vergi artırımına karşılık, yıllık olarak Çin’e ithal edilen 60 milyar dolarlık Amerikan ürününe zamlı vergi tarifesi uygulanmasından bir gün sonra duyuruldu.

“Ortak bir karar alınana kadar herhangi bir anlaşma olmayacak”

Öte yandan Çin Ticaret Bakan Yardımcısı Wang Shouwen, düzenlediği basın toplantısında, ABD’yi sorumsuzca davranarak, Çin’e verdiği sözleri yerine getirmemekle suçladı. ABD ile Çin arasındaki müzakerelere katılan heyette yer alan Wang, “Eğer ABD, Çin’i tavizler vermeye zorlamak için azami baskı uygulamak ve ticari anlaşmazlıkları artırmak istiyorsa, müzakerelere devam etmek imkansız olur” ifadelerini kullandı. Açıklamasını İngilizce olarak sürdüren Wang, “Tüm noktalarda ortak bir karar alınana kadar herhangi bir anlaşma olmayacak” dedi.

Müzakereler sırasında Çin’in birçok zorluk yaşadığını ve bunlara karşı pratik çözümler geliştirdiğini belirten Wang, “Fakat buna karşın ABD geri çekildi ve onlara bir inç verildiğinde bir yarda talep ettiler” diye konuştu. ABD’nin abartılı taleplerde bulunduğunu ve iki ülke arasındaki anlaşmaya ‘Çin’in egemen haklarıyla ilgili talepler’ eklemek konusunda ısrarcı davrandığını söyleyen Wang, vergi tarifelerinin artırılmasının gerginliği daha da artırdığını ve müzakerelerin ciddi şekilde zarar görmesine neden olduğunu sözlerine ekledi.

Wang’ın açıklamalarıyla aynı saatlerde Çin Savunma Bakanı Wei Fenghe de Asya’nın en büyük güvenlik zirvesi Shangri-La Diyaloğu’nda bir açıklama yaptı.

“ABD savaş istiyorsa hazırız”

Dünya’nın ikinci büyük ekonomik gücünün Washington’ın saldırılarına vereceği cevapla ilgili konuşan Wei, “Eğer ABD müzakere isterse kapımız açık, yok eğer savaş istiyorsa buna da hazırız” dedi.

Öte yandan Çin Devlet Konseyi’ne bağlı Basın Ofisi Başkan Yardımcısı Guo açıklamasında, ABD-Çin ticaret müzakerelerinin başarısızlıkla sonuçlanan müzakerelerinin üzerinden bir ay geçtikten sonra söz konusu başarısızlığın sorumlusunun ABD olduğunu, çünkü Washington’ın taleplerini birkaç kez değiştirdiğini söyledi.

Bununla birlikte Çin, müzakerelerin Pekin’de henüz belirlenmemiş bir tarihte devam edeceğini doğrulamıştı. Ancak Guo, dün, Pekin’de düzenlediği basın toplantısında bu olasılığa ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında Haziran ayının sonunda Tokyo’da gerçekleşecek G20 zirvesinin oturum aralarında yapılması planlanan ikili görüşme hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığını söyleyen Guo, gazetecilere tanıttığı ‘Beyaz Kitap’ta Çin’in mümkün olan tek seçenek olarak ‘işbirliğini’ sunduğunu, ancak aynı zamanda, ‘temel ilkelerden ödün vermeyeceğini vurguladığını’ söyledi. Bununla birlikte Guo, Washington’ın fikri mülkiyet hırsızlığına ilişkin iddialarını ise ‘kesinlikle temelsiz’ olarak nitelendirdi.

Öte yandan ABD, iki ülke arasındaki Pekin lehine olan büyük ticaret açığının yanı sıra kamu şirketlerine teknoloji ve devlet mali desteği sağlama yükümlülüğü gibi Çin’de faaliyet gösteren yabancı şirketlerin karşılaştığı bir takım engellere dikkat çekiyor.

Diğer yandan ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşına bir de teknoloji alanındaki bir çatışma eşlik ediyor. Washington, geçtiğimiz ay, Çin merkezli Huawei Teknoloji Şirketi’ni ABD menşeli teknolojiye erişimi engellenen şirketlerin bulunduğu ‘kara listeye’ almıştı. ABD’nin bu adımı, cep telefonlarını tedarik etmek için ABD üretimi çiplere ihtiyaç duyan Huawei için ciddi bir darbe oldu.

Pekin ise bu hamleye Cuma günü ‘güvenilir olmayan’ yabancı şirketlerin bulunduğu bir ‘kara liste’ yayınlayarak yanıt verdi. Aynı şekilde Çin hükümeti, ABD teknoloji endüstrisinin ihtiyaç duyduğu bir takım ‘nadir madenlerin’ ihracatını durdurabileceğini ima etti.

Çin Savunma Bakanı Wei ise Huawei ile ilgili olarak, “Huawei, kurucusu Ren Zhengfei’nin orduda görev almış eski bir mühendis olmasına rağmen askeri bir kurum değil” ifadelerini kullandı. Şirket kurucusunun eski bir ordu mensubu olmasının, şirketin orduya ait olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Wei, “Bu mantıksızca bir düşünce. Çünkü ordudaki askerler emekli olduktan sonra, dünyanın dört bir yanında çeşitli şirketler kurabilirler” diye konuştu.

Bununla birlikte Wei’den bir gün önce konferansta konuşan ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan ise Huawei’nin Çin hükümetine ‘çok yakın’ olmasının şirketin güvenirliliğine gölge düşürdüğünü söyledi.
Şarkulavsat

Yorumlar