KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi

  1. Anasayfa
  2. »
  3. İran
  4. »
  5. Cibril Ubeydi: İran rejiminin içeriden çöküşü

Cibril Ubeydi: İran rejiminin içeriden çöküşü

Kafkassam Editör Kafkassam Editör - - 5 dk okuma süresi
60 0

İran’ın kendi iç dinamikleriyle bir çöküş yaşayacağı kehanet değildir. Bu kaçınılmaz sona yaklaşıldığı, dışarıdan ve içeriden görülmektedir. Eski Cumhurbaşkanı Ali Ekber Haşimi Rafsancani’nin kızı, meclis üyesi Faize Haşimi Rafsancani, ‘’İran rejiminin Suriyelilerin ve Yemenlilerin öldürülmesinde parmağı var’’ dedi. Bu açıklama, rejimin politikalarının kaçınılmaz sonuçlarına dair içeriden bir tanıklık olarak kabul edilir. Yani rejimin önde gelen destekçileri dahi artık bu politikaların sürdürülemez olduğunu görüyor. Yetkililer bu durumda çıkıp, bu söylemler ‘İslami rejimin’ düşmanları tarafından uydurulmuş yalanlardır diyerek ve İran’ın Husileri destekleyerek, Yemenlileri ve yarım milyon Suriyeliyi katletmiş olması gerçeğini gizleyemez.

Sayın Faize Rafsancani’nin, İran rejimi hakkında İsrail’den daha fazla Müslüman öldürdüğünü söylemesi şüphesiz cesur bir duruştur. Nitekim İran rejimi farklı düşüncelere ve özgürlüğe saygılı değildir ve kendisini sorgulayan muhalifleri tasfiye etmekten çekinmez. Faize Rafsancani İran’ın düşmanları listesine dahil edilebilecek bir şahsiyet değildir. Reformist ve muhalif olarak tanımlanabilir ama aklı başında kimse kalkıp da onun ‘Büyük Şeytan Amerika’nın’ ajanı olduğunu ileri süremez. Zira babası ülkede cumhurbaşkanlığı ve meclis başkanlığı görevlerinde bulundu, ölmeden önce Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi başkanlığını yapmaktaydı. Böylesi bir şahsiyetin ‘içeriden çöküş’ yaşandığını ikrar etmesi, rejimin adeti olduğu üzere onu ajan olarak nitelemesine olanak tanımıyor.

Faize Rafsancani, “İran yönetimi, kendi halkına karşı İsrail, ABD ve şahlık rejiminden daha fazla yanlış yaptı. Yönetimin içeride ve dışarıda bizi sürüklediği felaketler hiçbir dönem bu boyutlarıyla yaşanmamıştı’’ diyor. Bu cesur açıklamalar rejimin tam merkezinden bir ifşa olarak değerlendirilebilir. İçeriden tanıklık yapan Rafsancani, yönetimi ‘akıl dışılık’ ve ‘talibanlaşmakla’ suçluyor. İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi için, ‘’elinden hiçbir şey gelmez, o perde arkasından oynatılan bir kukladan ibarettir’’ diyor.

Humeyni Devrimi’nden bu yana İran rejimi, ‘İslam Devrimi’ kisvesi altında, komşu ülkelere Safevi soslu bu özgün devrimini ihraç etmeye girişti. Bu doğrultuda, toplumsal barışı tehdit eden mezhep çatışmalarını körükledi.

İran rejimi bölgeyi anlaşmazlıklara sürükledi ve komşuları için sürekli bir tehdit oluşturdu. Körfez ülkelerinin Basra Körfezi’ndeki deniz taşımacılığını ve ticari hareketlerini sabote ederek, Hürmüz Boğazı’nı kapatmakla tehdit etti.

En son bölgedeki milislerine sabotaj yapma talimatı vererek Basra Körfezi’ndeki dört ticari gemiyi tahrip etmelerini sağlamıştı.

Faize Rafsancani’nin İran rejiminin suçlarıyla ilgili açıklamaları, rejimin kendi içinde çalkantılı bir süreçten geçtiğini ve çöküşün eşiğinde olduğunu gösteriyor. Rejim, kendi yandaşlarını yüz üstü bırakmaya, hatta bir kısmını tasfiye etmeye başlamıştır. Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani’nin ölümündeki şüpheler devam ediyor, otopsi raporları ölmeden önce yüksek düzeyde radyasyona maruz kaldığını göstermekteydi.

Şüphesiz İran rejimini içeride ve dışarıda zor günler bekliyor. İfade özgürlüğüne, çok sesliliğe inanmayan, sahte bir demokrasinin ardına gizlenen despot yönetimi, alışkanlık haline getirdiği çatışma ve gerilimi tırmandırma yöntemleri kurtarmayacaktır. Bugün İran rejimi sadece dış tehditlere maruz kalmıyor, artık baskılara daha fazla tahammül edemeyen kendi halkıyla da karşı karşıyadır. Halk susturulmuş olmaktan, yoksulluktan, sefaletten ve hastalıklarından bitap düşmüştür. Rejimin destekçilerinin açıktan itirazları bunu kanıtlar niteliktedir.

Cibril Ubeydi
Libyalı araştırmacı yazar şarkulavsat

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.