Ahvaz saldırısı ve 88. kuruluş yıldönümünde Suudi Arabistan!

Rus uzman: Aliyev ve Nazarbayev SSCB’nin başına geçseydi ülke dağılmazdı

İranı ahvazda kim vurdu ?

İdlib anlaşmasına Amerika təhlükəsi

CIA’nın eski patronu: Rockefeller’in ABD düzeni çöküyor!

Gündem 2 Şubat 2017
1.627

Tam olarak böyle demiyor! 2011 ve 2012 yılları arasında ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatının (CIA) eski başkanı David Petraeus’a göre; ABD’nin 20. yüzyılda kurduğu dünya düzeni “Rusya, Çin, aşırıcı dini gruplar ve siber tehlikeler” tarafından tehdit altında. ABD’nin 20. yüzyılda kurduğu düzenin “farklı yönlerden beklenmedik tehlikelerle” karşı karşıya olduğuna dikkati çeken Petraeus, bu “tehlikelerin” ABD’nin politikaları sonucu ortaya çıktığını belirterek, “Amerikalılar şu anda var olan uluslararası düzeni kabul etmemeli.” diyor. David Petraeus’ın karın ağrısı başka. Çünkü Amerika’daki karteller ve tröstler arası kavganın bir tarafı ve Trump’ın karşıtı. Petraeus, “Bu durum kendi kendine oluşmadı. Bunu biz yaptık. Kendi kendini koruyan bir durum da değil bu, bu bizim kontrolümüz altında olmalı. Eğer bu kontrolü bırakırsak zamanla yıpranacak ve ardından ise çökecektir.” değerlendirmesinde bulunuyor. Haksızda sayılmaz. Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren projeleri o ve ekibi hazırlamadı mı? Bu durumun birçok kişi tarafından “medeniyetler çatışması” şeklinde sunulmaya çalıştığını kaydeden Petraeus, ABD’nin buna izin vermemesi gerektiğini, ABD’nin 7 Müslüman ülke vatandaşlarına vize sınırlaması getirmesine ilişkin olarak da bu durumun bir an önce son bulması gerektiğini belirterek, sınırlamanın terör örgütleri tarafından “propagandaya” dönüşebileceği yönünde Başkan Donald Trump’a uyarıda bulunan Petraeus, “Bu uygulama sona ermeli.” diyor.

Bu terör örgütlerinin mimarının ve finansörünün kim olduğunu bilmezlikten gelerek akıl vermeleri yok mu? İşte o insanı çileden çıkarmaya yetiyor. Bölge halkını işgal sürecindeki işkence ve ölümlerle, tecavüzlerle radikal örgütlerin kucağına iten siz değil miydiniz? Terör örgütleriyle mücadele etmeye yeltenen bölge ülkelerinin gözünü korkutmak için IŞİD’in; isyan unsurlarını ve aslında büyük ölçüde terör unsurlarını da bünyesinde barındıran gerçek bir konvansiyonel ordu olarak tanımlayan CIA’in eski direktörü General David Petraeus değil miydi? (Bkz. Ömür Çelikdönmez/ 02.06.2015/ http://www.dombira.eu/welcome/read/696/avrupali+cihad%C3%A7ilar+bulgaristan’i+mesken+tuttu ) İki yıl önce yazmıştım. “IŞİD’in miadı dolduğu için tasfiye edilmesi mümkün. El Kaide’yi kullanarak IŞİD’i ortadan kaldırmayı planlayan küresel şer odaklarının kadim planları yine Müslümanları birbirlerine kırdırmak stratejisini içeriyor. Hava operasyonlarından daha etkili sonuç alabilmek için ‘IŞİD’e karşı kara gücü’ arayışında olan Washington yönetimine CIA eski Direktörü David Petraeus’tan önemli bir teklif geldi. Petraeus, Washington yönetimine IŞİD’e karşı El Kaide’nin Suriye kolu Nusra Cephesi’ni kullanmayı önerdi. ABD’nin Irak ve Afganistan’daki işgal güçlerinin eski komutanı da olan Petraeus, öneriyi 2007’de Irak’ta edindiği tecrübeden yola çıkarak hazırlamış.” (Bkz. Ömür Çelikdönmez /02 Eylül 2015/ https://www.nokta32.com/haber/10379/cia%E2%80%99nin_taseron_orgutu_el_kaide_isid%E2%80%99e_karsi/ ) Hatta Irak ordusunun ve belki de Türkiye’nin Musul’u elde etme ihtimaline karşı, Musul barajının yıkılabileceğini gündeme getirerek, affedersiniz ama eşeğin kulağına kar suyu kaçıran yine bu adam değil miydi? Hatırlayacak olursak; 2007 yılında Irak’taki ABD güçlerinin komutanı David Petraeus ve o sırada Bağdat’taki Amerikan elçisi olan Ryan Crocker, Başbakan Nuri Maliki’yi barajın çürük bir zeminde inşa edildiği ve bu yüzden çok tehlikeli olduğu konusunda uyarmışlardı. (Bkz. 02 Mart 2016 / http://www.haber-sanliurfa.com/yazarlar/omur-celikdonmez/musul-baraji-yikilirsa-ii-nuh-tufani-bekleniyor/18336/ )

Kim bu anne tarafından Yahudi babası tarafından Flemenk olan David Howell Petraeus? 7 Kasım 1952 tarihinde Hollanda asıllı Amerikalı bir ailenin oğlu olarak Orange County, New York’da doğdu. Komando İhtisas Kursu (Ranger Training Brigade) sertifikalı olup albaylığı sırasında Savaş Tarihi doktorası aldı. Irak Savaşı’nın başlangıcında 101. Hava İndirme Tümen Komutanlığı görevinde bulundu. Harekâtın ikinci haftasında Dicle üzerindeki köprüleri uçar birlik harekâtlarıyla ele geçirdi. Süleymaniye’de Türk askerlerinin başına ABD askerleri tarafından çuval geçirildiği dönemde, ABD’nin Kuzey Irak’tan sorumlu komutanıydı. Başkan Barack Obama’nın kararıyla CIA başkanı olmadan önce ABD’nin Afganistan’daki ordularının komutanıydı. Evlilik dışı ilişki yaşadığı gerekçesiyle CIA Başkanlığı görevinden istifa etti. ABD Başkanı Barack Obama, evlilik dışı ilişki yaşadığını kabul eden Petraeus’un istifa mektubunu kabul etmişti. General Petraeus’a CIA başkanı olmadan önce erken evre prostat kanseri teşhisi konuldu. CIA başkanlığında Rockefeller hanedanının aile şirketine dönüşen bu istihbarat örgütünü iyi yönetemedi. Ekim 2012’de Libya Bingazi’de ABD askeri birliklerini ve elçilik görevlilerini hedef alan, terör saldırısında CIA’nın doğru bilgi kullanamadığı gerekçesiyle ABD basınında yerden yere vuruldu. Petraeus’un bir zamanlar bir arkadaşına Rockefeller Cumhuriyetçisi olduğunu söylemesi CIA başkanlığından tasfiye sürecini hızlandırdı. Petreaus, New Hampshire’da oy vermek üzere bir Cumhuriyetçi olarak kayıtlıdır. Kendisini bir seferinde Nelson Rockefeller geleneğinden gelen bir kuzeydoğulu Cumhuriyetçi dostu olarak tanımlamıştı. Fakat 2002 yıllında, iki yıldızlı bir general olduktan sonra oy vermeyi bıraktığını söyledi. (Bkz. Steve Coll, The General’s Dilemma: David Petraeus, the pressures of politics, and the road out of Iraq The New Yorker September 8, 2008) Petraeus’un geleneğinden gelmekle övündüğü Nelson Aldrich Rockefeller (8 Temmuz 1908 – 26 Ocak 1979); New York valisi (1959-1973) ve ABD’nin 41. başkan yardımcısı (1974-1977).Cumhuriyetçi Parti’nin ılımlı kanadının önderlerindendi.

FBI, Uluslararası Güvenlik Yardım Gücü International Security Assistance Force ya da ISAF komutanı David Petraeus’un biyografisini yazan kendisi gibi ordu mensubu Paula Dean Broadwell ile evlilik dışı ilişkilerini ortaya çıkardı. İşin ilginç yönü David Petraeus ile evilik dışı ilişkisi deşifre edilen Paula Dean Broadwell’ın Medya ve toplumda toplumsal cinsiyet eğilimine odaklanan bir medya danışmanlık firması olan Think Broader Vakfı’nın kurucusu olmasıydı. Medyanın, dünyanın bir numaralı istihbarat kurumunun başını ‘deviren’ kadının hayatını didik didik etmesi çok sürmedi. Emekli General David Petraeus’un 9 Kasım 2012 günü açıklanan CIA başkanlığından istifası ABD’yi ve dünyayı şok etti. FBI’ın iki kadının karıştığı taciz e-mailleri soruşturması sonucunda farkına vardığı ilişkinin aylardır belli devlet kurumlarında bilindiği de ortaya çıkan gerçekler arasında. Daha bir yıl önce ABD başkanlığına adaylığı konuşulan son yılların en parlak generali, parlak kariyerini, 40 yaşındaki bir kadının cazibesine kapılarak sona erdirdi. Dahası 38 yıllık evliliğine de ağır bir darbe vurdu.

40 yaşındaki iki çocuk annesi Paula Broadwell hakkında genel olarak bilinen, Petraeus hakkında yazdığı ‘’Herşey İçinde: General David Petraeus’un Eğitimi’’ adlı kitabın yazarı olduğuydu. New York Times gazetesine konuşan Petraeus ailesinin bir yakını, ikili arasındaki tanışıklığın seksüel ilişkiye dönüşmesinin Petraeus’un 2011 yılında ordudan emekli olmasından hemen sonra başladığını söyledi. Yani CIA başkanlığına başladıktan 2 ay kadar sonra. Evlilik dışı ilişkinin ABD ordusunda kriminal suç ancak CIA’de olmadığını not edelim. İddiaya göre Paula Broadwell, bir zamanlar Petraeus’un komuta ettiği Özel Operasyonlar Komutanlığı’na ev sahipliği yapan Florida Tampa MacDill Hava Üssü’nde sosyal irtibat görevlisi olarak çalışan ve orada kocası Scott ile yaşayan 37 yaşındaki Jill Kelley’e anonim tehdit emailleri gönderdi. Farklı haber kaynaklarına göre Broadwell, Kelley’i Petraeus konusunda ‘rakip’ görüyordu.

Kelley, tehdit emailleri üzerine dostu olan bir FBI ajanına başvurdu. FBI ajanı da yerel otoriteler nezdinde yaptığı soruşturmayla gönderilen tehdit emaillerinin izini sürdüğünde Paula Broadwell’in emailine ulaştı. Broadwell’in emaillerini incelediklerinde ise Petraeus’a ait emailler ve bazı seksüel içerikle karşılaştılar. İlk ihtimal olarak Petraeus’un email adresinin hacklenip hacklenmediği araştırıldı. Hacklenmediği tespit edilince FBI yetkilileri konuyu hem Petraeus hem de Broadwell ile paylaştı. İkisi de bir ilişki yaşadıklarını itiraf etti. FBI’a, bu ilişkide her hangi bir ulusal sırrın sızdırılmasının kesinlikle söz konusu olmadığı teminatı verdiler. Adalet Bakanlığı Petraeus’un patronu konumundaki Ulusal Güvenlik Direktörü James Clapper’ı konu hakkında 6 Kasım akşamı 17:00 sıralarında bilgilendirdi. Bunun üzerine Clapper aynı gece Petraeus’tan istifa etmesini istedi. Petraeus perşembe akşamı istifasını sundu ve Obama Cuma günü istifayı kabul etti. 12 Kasım 201(Bkz. http://amerikabulteni.com/2012/11/12/david-petraeusun-iliski-yasadigi-paula-broadwell-hakkinda-ne-biliyoruz/

ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatının (CIA) eski başkanı David Petraeus’un Trump’a çeki düzen vermek istemesinin arka planında, Soros’un da patronu ABD”nin ve dünyanın en zengin birkaç aileden birisi olduğu tartışmasız kabul edilen Rockefeller hanedanının sözcülüğünü üstlenmesi var. Rockefeller genellikle CIA’ya yatırım yapıyor ve bu istihbarat örgütünü, şirket işlerinde kullanıyor. Daha önceki yıllarda da İran’da Musaddık darbesi, Guatemala darbesi ve Küba Domuzlar Körfezi çıkartması operasyonlarına imza atan CIA başkanı Allen Dulles’ı (1893 – 1969) bu göreve getirmişlerdi. http://www.kafkassam.com/rockefeller-ve-rothschildin-ortadogu-kavgasi.html Bu gelenek bozulmamış olmalı ki, David Petraeus dahi CIA başkanlığında bulunmuş. ABD başkanlık seçimlerinde. Rockefeller Hillary Clinton’u desteklemişti. Trump seçim kampanyası süresince CIA’nın aleyhine çalıştığını anlattı durdu. Demem o ki, David Petraeus’un ABD’nin 20. yüzyılda kurduğu düzenin “farklı yönlerden beklenmedik tehlikelerle” karşı karşıya olduğuna dikkati çekmesi, bu sömürü imparatorluğunun yıkılmakta olduğunu ilan etmesi aslında Rockefeller hanedanlığını bekleyen tehlikeleri anlatmak içindir. Korkunun ecele faydası yok! NASIL Kİ Firavunun finansörü Karun tarih sahnesinden silinip gittiyse, çağdaş firavun ve Karunlarında aynı akıbeti yaşaması kaçınılmazdır, Sünnetullahtır.

Ömür Çelikdönmez
Twitter:@oc32oc39
[email protected]

Yorumlar