İran’ı Pasifleştirme Projesi: ABD Yaptırımları

Esra Özsüer’in “Türkokratia – Avrupa’da Türk İmajı” adlı kitabı üzerine

İndiki vəziyyətdə Ermənistan münaqişənin həlli istiqamətində heç bir adım atmayacaq

Վանա լճի Աղթամար կղզին արդեն խմելու ջուր ունի

Cevad Zarif’in Öz Savunma Doktrini Perspektifi ve İşbirliği İmkânı

İran 11 Aralık 2017
117

Güvenlik ve savunma paradigmaları, her devletin, coğrafi, tarihsel ve kültürel niteliklerinin bir sentezi olarak ortaya çıkmakta ve zaman içerisinde pekişmektedir. Bu durum, ülkelerin askeri yapılanmalarından tehdit algılamalarına ve savunma sanayi faaliyetlerine kadar geniş bir çerçevenin temelini teşkil etmektedir. İran, güvenlik ve savunma paradigması, bu çerçevenin somut bir karşılığını sunmaktadır. İran Dış İşleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, 10 Aralık 2017’de New York Times’da paylaştığı görüşünde İran’ın tarihsel tecrübeleri ve kimliksel (dini, etnik v.b.) nitelikleri dolayısıyla kendine has bir güvenlik ve savunma paradigması oluşturduğunu ve bunun ağırlık merkezini “kendine yetme/öz savunma” anlayışının teşkil ettiğini ifade etmiştir. Zarif bu durumun, İran’ın bilinçli ve planlı bir şekilde inşa ve tercih etmekten ziyade, İran’ın tarihsel süreçte karşılaştığı tecrübelerin doğal bir yansıması ve zorlaması ile meydana geldiğini, diğer ülkeler ile işbirliğinin bu doğrultuda güvensizlik ekseninde değerlendirildiğini dile getirmiştir.
İran anayasasında, bilimsel, askeri ve ekonomik alanlar başta olmak üzere bir çok alanda temel ilke olarak benimsenen ve anayasanın felsefi özünü oluşturan “kendine yetme/öz savunma” anlayışı, İran siyaseti ve dış politikasına da etki eden faktörlerin de başında gelmektedir. Bu bağlamda son dönemde İran ve Türkiye arasındaki stratejik işbirliği ve yakınlaşma sürecinin bu perspektiften değerlendirilmesi gerekmektedir. İran ve Türkiye arasında, iki ülkenin güvenliği, toprak bütünlüğü ve bölgesel güvenliği tehdit eden gelişmelere karşı işbirliği gereksiniminin ortaya çıktığı gözlemlenmekle birlikte, İran’ın öz savunma anlayışı bu işbirliğin gelişmesi ve güçlenmesini ne şekilde etkileyebileceği mutlaka derinlikli bir analize tabi tutulmalıdır. İki ülkenin işbirliği imkanı, İran’ın, öz savunma anlayışı çerçevesinde tanımladığı tehditlerin ve güvenlik perspektifinin bölgesel güvenlik anlayışına ve Türkiye’nin tehdit algılamalarına uyumlu hale getirilmesine bağlıdır. İran’ın öz savunma anlayışının realist teoride var olan “kendine yardım (self-help)” anlayışı düzleminde devam ettirilmesi işbirliği imkanını kısıtlayacak, bölgesel güvenliğin tam manasıyla sağlanamaması ve dolayısıyla İran’ın ulusal güvenliğinin tehdit altında olmaya devam etmesine neden olacaktır.
Çağatay Balcı/ Kafkassam

Yorumlar