Şimdi yükleniyor

Cemil Hasanlı: Azerbaycan Dili Üzerine: Kampanyacılık ve Gerçekler

 

İlham Aliyev’in malum konuşmasında (yerli televizyonlara verdiği mülakatında) Azerbaycan dilinin korunmasıyla ilgili söylediklerinden sonra ülkede bir dil kampanyası başlatıldı. Kurum ve kuruluşlar toplantılar düzenleyip Azerbaycan dilini korumanın öneminden bahsediyorlar. Sanki bu konuşmaya kadar Azerbaycan dilini korumak gerekmiyormuş da insanlar Azerbaycan dilini korumak gerektiğini şimdi anlamışlar.

Bilimler Akademisi ve Yazarlar Birliği’nde de dil istişareleri yapıldı, ateşli nutuklar atıldı. Son etkinlikte AYB (Azerbaycan Yazarlar Birliği) Başkanı, Halk Yazarı Anar; yardımcısı Elçin Hüseynbeyli; akademisyenler İsa Habibbeyli, Rafael Hüseynov, Nizami Caferov, Teymur Kerimli, Kamal Abdulla, Muhtar İmanov; Halk Yazarları Çingiz Abdullayev, Elmira Ahundova; Milli Meclis Milletvekilleri Elnare Akimova, Jale Aliyeva, Seyyad Aran; Profesörler Nadir Memmedli, Telman Velihanlı, Kerim Tahirli; “Edebiyat Gazetesi” Genel Yayın Yönetmeni Azer Turan; Azerbaycan Yazarlar Birliği Uluslararası İlişkiler Sekreteri şair ve çevirmen Selim Babullaoğlu; Edebi Çeviri ve Edebi İlişkiler Merkezi Başkanı Esad Cihangir konuşma yaparak, Azerbaycan dilini korumanın sadece dilbilimcilerin değil, bir bütün olarak toplumun borcu olduğunu belirttiler; iyi de yaptılar. Ama şimdiye kadar kampanyacılıkla hiçbir şey düzelmedi.

Dili koruyan da, geliştiren de, yaşatan da halktır. İlham Aliyev dilin korunması ve ona özen gösterilmesi hakkında konuşuyor; bu güzel. Ancak onun kararnamesiyle atanan Başbakan, yani Azerbaycan hükümetinin başı olan Ali Esadov, Azerbaycan dilinde konuşmayı bırakın, Azerbaycan Türkçesiyle yazılmış bir metni yüzünden bile okuyamıyor. Bu bir yana, İlham Aliyev’in kendi soyadını bile Azerbaycan dilindeki metinden yanlış okuyor. Uluslararası görüşmelerini Rusça yürütüyor. Hatta Türkçeyi bilen İranlı yetkililerle bile Rusça müzakereler yapıyor. Azerbaycan hükümetinin neredeyse yarısı bu durumdadır. Siz bununla mı Azerbaycan dilini korumak istiyorsunuz?

Azerbaycan Bilimler Akademisi Başkanı İsa Habibbeyli, bir kağıda bakıp robota Azerbaycan dilinde “Nasılsın?” diye soruyor. Yapay zeka çağında robot onu anlamıyor, öylece bakakalıyor. Bu biçare millet onun ne dediğini nasıl anlasın? Akademinin yayımladığı “Haberler” dergisinin neredeyse her sayısının her sayfasında dil hataları var. Tüm bunları düzeltmek için Cumhurbaşkanının dil hakkında konuşmasını bekleyip sonra mı dil koruma üzerine şatafatlı toplantılar düzenlemek gerekiyor?

Birkaç yıl önce ülkedeki ortaokulların mezuniyet sınıflarında (9. ve 11. sınıflar) öğrencilerin yarısı —yani bağımsız Azerbaycan Cumhuriyeti’ndeki öğrencilerin yüzde 50’si— Azerbaycan dili sınavından başarısız not almıştı. Aslında bu trajik bir durumdu. Hükümet bu durumu ortadan kaldırmak için hangi acil önlemleri aldı?

Yaklaşık 6-7 ay önce ülkemizin en tanınmış dilbilimci akademisyeni; “Vopşe” (aslında), “tak çto” (o yüzden), “znaçit” (yani) gibi Rusça kelimeleri dilimizin sözlüğüne dahil etmemiz gerektiğini teklif etti. Bu teklife ne oldu? Böyle giderse Rusça küfürleri de resmileştirmemiz gerekecek; çünkü onlar da Azerbaycan dilinde çok sık kullanılan kelimelerdir. Öyle ki, Rusça bilmeyen bir Azerbaycanlı bile köpeğe “poşel otsuda” (git buradan) diyor.

Ülkede Azerbaycan dilinde basılan kitapların büyük bir kısmında çok sayıda ciddi dil hatası var; maddi imkansızlıklar nedeniyle düzelti (tashih) profesyonelliği son yıllarda çok düştü. Hatta yayımlanan bazı kitapların isimlerinde bile dil hataları yapılıyor.

Sık sık mahkemelere gidiyorum. Savcıların ve müfettişlerin hazırladığı iddianamelerde, hakimlerin yargılama sürecindeki konuşmalarında ve açıkladıkları hükümlerin dilinde Azerbaycan dilinden eser yok. Hakim sanığa soruyor: “Size yönelik ileri sürülen suçlamayı okudun mu?” Sanık “Evet” diyor. Hakim soruyor: “Anladın mı?” Sanık “Hayır” diyor. Hakim “Neden?” diye sorunca, sanık “Bir cümle 8 bin kelimeden fazla, nasıl anlayayım?” diyor. Sanki bizim ülkemizde hukuk dili apayrı bir dildir ve Azerbaycan diliyle hiçbir ilgisi yoktur.

Azerbaycan televizyonları kelimenin tam anlamıyla Azerbaycan dilini katletmeye ant içmiş gibi. Yayın programlarında konuşulan dil Azerbaycan dilini korumuyor, geliştirmiyor; aksine dilin belini kırıyor, onu çirkinleştiriyor. Artık sadece meyhanelerde (atışmalarda) değil, yazılan şarkılarda bile Rusça kelimeler kafiye amaçlı yaygın olarak kullanılıyor ve bu manzara Azerbaycan dilini saygınlıktan uzak, gülünç bir duruma düşürüyor. Genel olarak ekranlar; dil eğitimi ve dil kültürü olmayan kişiler tarafından işgal edilmiş durumda. İltimas ve rüşvet, ülke televizyonlarını kavga, gıybet ve hakaret mecrasına dönüştürdü. İki hafta dil takibi yapılsa, dilin haline ağlamak için iki göz yetmez. Sanki dilin korunmasının televizyonlarla hiçbir ilgisi yok. Giderek halkın dili ile televizyonların dili arasında büyük bir uçurum oluşuyor.

Bütün kampanyaların sonuçsuz kalması gibi, Azerbaycan diliyle ilgili yürütülen bu kampanyanın da bir sonuç vermesi zor. Çünkü amaç dili iyileştirmek değil, kendi çocuklarıyla Rusça konuşan Cumhurbaşkanının “dil duyarlılığına” gösterişli bir destek vermektir.
Cemil Hasanlı

Yorum gönder