Cemil Hasanlı: Ali Kerimliye kitap verilmiyor
Çok eskiden bir fıkra vardı: Bir mahkumu döverek “Kapital” eserini kendisinin yazdığını itiraf ettirmişlerdi. Bugün bu fıkrayı neden hatırladım? Sahte ve uydurma bir suçlamayla iftiraya uğrayarak hapsedilen Halk Cephesi Genel Başkanı Sayın Ali Kerimli, okumak için kitaplar istemiş. Yakınları bugün DTX (Devlet Güvenlik Servisi) tecrithanesine birkaç kitap götürmüşler. Benim 2013 yılı başlarında yayımlanan “Alimerdan Bey Topçubaşov” kitabım da Ali Bey’e götürülen kitaplar arasındaymış.
Ancak DTX çalışanları kitabı tecrithaneye sokmamış ve geri çevirmişler. Bu monografiyi, Alimerdan Bey’in doğumunun 150. yılı münasebetiyle yeni faaliyete başladığı dönemde Azerbaycan Diplomatik Akademisi yayımlamıştı. Sebebi ise Alimerdan Bey’in, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Avrupa’ya gönderilen ilk diplomatik barış heyetine başkanlık etmiş olmasıydı.
Acaba 91 yıl önce vefat etmiş, ülkenin en aydın devlet adamı ve entelektüeli hakkında yazılmış bu monografide ne var ki, onu DTX tecrithanesine sokmuyorlar ve okuması için Ali Kerimli’ye vermiyorlar?
Sovyet hükümeti 70 yıl boyunca Alimerdan Bey’i takip etti. Büyük alim ve hekim Mustafa Bey Topçubaşov, her defasında KGB’ye çağrıldığında Alimerdan Bey ile hiçbir akrabalık bağı olmadığına dair ifade verirdi. Halbuki onlar amca çocuklarıydı. 1872 yılında Mirza Cafer Topçubaşov’un vefatından sonra Petersburg bölge mahkemesi, mirasçılarının belirlenmesi hakkında bir araştırma yapmıştı.
Ve 19 Ekim 1873 tarihinde mahkeme; Erivan’da yaşayan Ağa Bey Topçubaşov (Mustafa Bey’in babası) ile Tiflis’te yaşayan 7 yaşındaki Alimerdan Bey Topçubaşov’un, Mirza Cafer Topçubaşov’un doğrudan varisleri olduğuna karar vermişti. Mahkeme, Mirza Cafer’in tüm mal varlığını bu iki kişi arasında bölüştürmüştü. (Bakınız: Sudebniy Vestnik, 1874, No: 80)
Sovyet hükümeti döneminde Alimerdan Bey’in baskı görmesi anlaşılabilirdir; o, bağımsız Azerbaycan’ın kurucularından biriydi. Peki şimdi, uğrunda mücadele ettiği, uluslararası alanda tanınması için canını dişine taktığı bağımsız Azerbaycan’da neden böyle bir muameleyle karşılaşıyor? İşte bu anlaşılır değil. Yoksa DTX hâlâ “Kapital”i yazanı mı arıyor?
Yeri gelmişken; 2013 yılındaki Bakü baskısından bir yıl sonra, Alimerdan Bey hakkında yazılmış bu temel monografi 2014’te Moskova’da “Nauka” yayınevinde Rusça, 2019’da Londra ve New York’ta “Routledge: Taylor and Francis Group” yayınevinde İngilizce, 2022’de ise Türk Tarih Kurumu tarafından Ankara’da Türkçe yayımlandı. Tüm dünyada geniş kitlelere ulaşmış, bağımsızlığımızın mimarlarından biri olan Alimerdan Bey Topçubaşov hakkındaki bir kitaba DTX’nın yasak koyması akıl kârı değildir.
Yeri gelmişken, tıpkı Ali Kerimli gibi Alimerdan Bey de hapiste yatmıştı. Bağımsız Azerbaycan’ın değil, Çarlık Rusyası’nın hapishanesinde. Ve o dönem “Kresti” hapishanesinde kitapların yanına girmesine engel olunmuyordu; Alimerdan Bey üç ay içinde 50’den fazla kitap okumuştu. Onların arasında Rusya’nın düşmanı olan I. Napolyon hakkında bir kitap bile vardı.


Yorum gönder