PAŞİNYANIN MESAJLARINI NECƏ OXUMAQ LAZIMDIR?

Ramiyə Məmmədova: “Jrinovski, Zatulin kimilərinin Azərbaycanla bağlı düşündükləri xülyadır”

Türkiye’den kaçan dört bin FETÖcü Kırgızistan’da!

Rusya’daki Azerbaycan Diasporası Türk ve Rus Gençleri Buluşturuyor

Celal RUŞEN: İranda seçimlerin sonuçlarını Türkler belirleyecek

Gündem, İran 19 Şubat 2021
63
MAKEDONYA'DA SINAVSIZ ÜNİVERSİTE

Geçtiğimiz Çarşamba günü İran’ın velayet-i fakihi Hamenei, sanal ortamda Tebriz halkıyla bir görüntülü konuşma gerçekleştirerek Tebriz halkının Pehlevi rejimine karşı 1978 yılındaki ayaklanmasını kutladı. Eski konuşmalarına nispeten daha uzun bir konuşma yapmış oldu. Hamenei’nin konuşmalarında her zaman olduğu gibi bu konuşması da İran medyasında geniş bir şekilde yer aldı. Fakat daha önceki yıllarda Hamenei’nin doğrudan bu konuyu çok ciddi değerlendirip aynı şekilde Azerbaycan ve Tebriz Türklerine hitap etmesi olağan dışı olarak değerlendirilebilir, özellikle konuşmanın içeriğine bakıldığında konu daha iyi anlaşılacaktır. Hamenei konuşmasında Tebriz halkının 1978 yılında Pehlevi rejimine karşı ayaklanmasını bahane ederek İlk lider olan Humeyni’nin de Azerbaycan ve Tebrizliler hakkında söylediklerini hatırlatarak Azerbaycanlıları cesur, dindar ve devrimci olarak değerlendirdi ve övgüler yağdırdı. Hamenei İran tarihini Azerbaycan tarihi olmadan eksik olarak nitelendirdi. Elbette kastımız konuşmada geçen sözlerin hepsini değil genel hatlarını ve özetini anlatmak ve sonra esas analizimizi yapmaktır. Hamenei’nin bu uzun konuşmasında en önemli bölüm ise doğrudan Azerbaycan ve Tebriz’i açık bir biçimde seçimlere geniş katılım sağlaması için çağrıda bulunması kuşkusuz en önemli bölümüdür.
Hamenei “Ülkenin müzmin dertlerinin dermanı seçimlerin geniş katılımlı geçmesidir…”
Tabi Hamenei’nin konuşmasında yer aldığı konular ve söylemleri eleştirmeğe çalışırsak sayfalara sığmaz. Fakat ülke liderinin çok geniş ve uzun bir giriş yaparak bu konuyu açık bir biçimde söylemesi ve aynı zamanda konuşmalarının içinde hatta bir defa bile Türk sözünün geçmemesi bizce sıra dışı olmadığı gibi Türk düşmanlığını yansımasıdır. Bu davranışı İ.İ. Cumhuriyetinin özünü ve varoluş felsefesini yansıtmakta ve oldukça normaldir. Bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğine inandığım bu ve benzeri beyanları İran’ın resmi idarecileri tarafından Gelecek Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Azerbaycan Türklerinin seçime geniş katılım sağlaması yönünde sarf edildiğine inanıyorum. Pers ve siyasal Şia sistemine meşruiyet kazandırılması açısından açık bir siyasi oyun olarak değerlendirilmelidir.
Hamenei’nin seçimlere birkaç ay kala Azerbaycan Türklerine böyle açık çağrıda bulunmasının iki önemli nedeni vardır. Geçen aylarda Azerbaycan’ın Karabağ bölgesinde yaptığı askeri harekatın Güney Azerbaycan Türkleri tarafından yakından takip edildiği ve aynı vatanseverlikle aynı duygularla hareket edildiğine şahit olduk. Bu İ.İ. Cumhuriyeti yetkilileri tarafından da açık bir biçimde anladıkları gibi o kadar geniş yankılandı ki Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın Bakü’de askeri geçitte okuduğu şiire karşı çığ gibi büyüyen itirazlarda anlaşılmaktadır. Aslında o tepkiler görünürde Türkiye Cumhuriyeti devletine yönelik olsa da asıl mesajın Güney Azerbaycan Türklerine yönelik olduğu kanısındayım. Büyük bir panik ve korku içinde sosyal medyaya sarılan İranlı yetkililerin mesajının muhatabı başkaları değil Azerbaycan Türkleri olduğunu düşünüyorum, Peki neden bu korku?
Son yıllarda İran Azerbaycan’ı dediğimiz Güney Azerbaycan bölgesinde ciddi bir biçimde ayakları yere basan bir Türk hareketi önemli siyasi denklemlerde yerini almıştır. Azerbaycan Milli Harekatı olmadan neredeyse hiçi bir siyasi ve sosyal harekat gerçekleşme ve ya başarılı olma şansını bulamamaktadır. Meclise girmek isteyen, belediye meclisine seçilmek isteyen ve ya cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bölgeden oy almak isteyen, Harekatın bir tarafından çekiştirmek ve bu söylemi suiistimal ederek politik çıkarlarına daha fazla katkı sağlamak istemiştir. Elbette aynı zamanda yönetiminde işine gelmekte ve meşruiyetini arttırmakta olup istikrarlı olarak hareket kabiliyetini genişletmek yönünde kullanmıştır.
Tamda meşruiyet demişken en az son bir yılda gelişen olaylardan sonra özellikle Aşı konusunda Hamenei’nin talihsiz açıklaması ile İ.İ.Cumhuriyetinin şimdi her şeyden çok ihtiyacı olduğu politik can suyu seçimlerden gelecek olan meşruiyet boşluğunu ortadan kaldıracak, itibar kaybını iade edecek olan seçimlere geniş katılımdır. İşte bu yüzden Hamenei’nin ve genelde yönetiminin zor günlerinde ya da savaşta ve siyasi sıkışıklık durumlarında Azerbaycan Türklerine yönelmek suretiyle aşmaya çalışmaktadır
Celal RUŞEN
KAFKASSAM Iran masası

Yorumlar