ÜZEYİR HACIBEYLİ`NİN GÖZÜNDEN ÇARLIK VE SOVYET REJİMLERİ

Fuat Safarov; Israil: “Ermeni Soykırımı”nı tanımıyoruz, çünkü

Bu, hərbi dövlət çevrilişi deyildi,əsgər bu işə qarışmadı…”

Brüksel’in Büyük Britanya’ya kestiği ceza Londra saldırısı!

buzdağının görünen kısmında Rusya-Türkiye ilişkileri olumlu

Gündem 8 Aralık 2020
130

ABD-Türkiye ilişkilerinde devam eden gerginlik ışığında, Rusya-Türkiye ilişkilerinde mevcut olan anlaşmasızlıklar ön plana çıkarılmamaya çalışılmaktadır. Zira zor dönemden geçen Batı-Türkiye işbirliğini göz önünde bulundurduğumuzda Rusya, Türkiye için Batıy’ya karşı önemli bir dengeleyici rol oynamaktadır. Bu bağlamda söz konusu kritik bir dönemde İstanbul’da İnsansız Hava Aracı (İHA) AR-GE Merkezinin izinsiz görüntüsünü çeken iki Rus gazetecinin savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılması, Türkiye tarafından Rusya’ya verilen iyi niyet jestidir. Zira bu aşamada Türkiye’nin, Rusya ile ilişkilerinde büyük bir krizden kaçınmaya çalıştığını söyleyebiliriz. Söz konusu Rus gazetecileri, ABD ya da İngiltere’de tutuklansaydı bu kadar hızlı bırakılmayacağını tahmin edebiliriz.
Bununla birlikte Türkiye-Rusya ilişkilerin sorunlarından muaf olmadığını dile getirmekte fayda vardır. Zira Rusya’nın Karabağ’a barış gücünü göndermesi Türkiye’nin Azerbaycan’da ve genel olarak Kafkasya’da artan etkisini sınırlandıran bir adımdır. Daha önce de aynı şey Suriye’de ve Libya’da yaşanmıştır. Bu bağlamda bize göre Rusya-Türkiye ilişkilerindeki gerçek durumunu Türkiye’de bulunan Rus analisti İvan Starodubtsev isabetli bir şekilde aktarmaktadır. İ. Starodubtsev’a göre günümüzde Rusya-Türkiye ilişkileri İdlib ve Karabağ yüzünden türbülansa girmiştir. Bunun yanında Starodubtsev, söz konusu türbülans döneminde Türkiye’ye giden Rus gazetecilerin Türkiye’de tüm protokol kurallarına uyması gerektiğini tavsiye etmektedir. Türkiye-Rusya ilişkilerin eskisi kadar iyi olmadığını dile getiren Starodubtsev, Rus gazetecilerin Türkiye’de dikkatli olmasını önermektedir.
Kaffkassam Başkanı Hasan Oktay da yukarıdaki eğilimini doğrulayan açıklamada bulunmuştur. Bu bağlamda Oktay’a göre ‘Lavrov Laçın koridorundan bahsederken 9 Kasım ateşkes anlaşmasında vurgu yapılan Navçivcan geçiş koridorundan hiç bahsetmemesi, Karabağa yerleşen Rus barış gücüne takviye olarak Mınsk grubu üyelerinden de gerekirse asker söz konusu olabileceğine vurgu yaparken Türkiye’den hiç bahsedilmemiş olması gelecek günlerde Dağlık Karabağ üzerinde çok daha heyecanlı tartışmaların olabileceğinin işaretidir’.
Sonuç olarak buzdağının görünen kısmında Rusya-Türkiye ilişkileri olumlu görünürken, su altında kalan ve daha büyük olan buzdağın kısmında sorunlar gittikçe artmaktadır.

Kafkassam

Yorumlar