“Büyük Azerbaycan Uğruna – Bağır Seyidzadə” adlı kitap Türkçede
“Büyük Azerbaycan Uğruna – Bağır Seyidzadə” adlı kitap Türkçe olarak okurların hizmetine sunulmuştur.
AZERTAC’ın haberine göre, yetenekli araştırmacı Adıgüzel Memmedov’un kaleme aldığı bu kitapta, Azerbaycan’ın tanınmış toplumsal-siyasal şahsiyeti ve diplomatı Bağır Seyidzadə’nin onurlu yaşamı ve faaliyetleri ele alınmaktadır.
1941 Mart’ında ise Azerbaycan’ın başında bulunan
Mir Cafer Bağırov Stalin’e “Güney Azerbaycan
Hakkında Özet Rapor” gönderdi. İşbu raporda şöyle
“Şah rejimi İran’da Azerbaycanlılara karşı polis
baskısı politikası uyguluyor.”
22 Haziran 1941 tarihinde SSCB ile Almanya
arasında savaşın başlamasıyla, Güney Kafkasya’da
konuşlandırılmış 17. Ordu İran sınırına doğru hareket
etmeye başladı. SSCB yetkilileri, İran’la Sovyetler
Birliği arasındaki 1921 anlaşmasına atıfla, ülke güvenliği
için gerekli görmeleri halinde İran sınırına olası
müdahaleye dair açıklama yaptı. İngiltere de Fars
Körfezi istikametinden, Arabistan kıyılarındaki müs-
temlekelerinden İran’a ordu sevk etti. Dönemin Baş-
bakanı olan Muhammet Ali Furuği İngiliz ordularının
İran’da konuşlandırılmasına dair bir anlaşmaya imza attı.
16 Eylül 1941’de Rıza Şah iktidardan düşürüldü ve
yerine oğlu Muhammet Rıza Pehlevi geçti. İngiliz ve
Sovyet orduları güneyden ve kuzeyden İran’a girdi.
İran’ın Dışişleri Bakanı Süheyli İran Büyükelçiliklerine,
İngiliz yanlısı bir tavır takınmalarına dair direktifini
diplomatik kanallar üzerinden gönderdi.
9 Eylül 1941 tarihli şifreli telgrafla Stalin
Bağırov’u günübirlik Moskova’ya davet etti. Yapılan
görüşmede Bağırov kendi tekliflerini Stalin’e iletti. Bu
teklifler dosyası Azerbaycan Komünist Partisi Merkezi
Komitesi Sekreteri Aziz Aliyev başkanlığında bir
heyetin Güney Azerbaycan’a gönderilmesini de içe-
riyordu. Stalin, Bağırov’un tekliflerini kabul etti.
Bağır Seyidzade işte tam da bu dönemde
Komsomol Örgütü Merkezi Komitesi’nin İdeoloji Şube
Sekreteri görevindeydi ve Aziz Aliyev başkanlığında
büyük bir heyetle beraber İran’a gönderildi. Heyet
bütünüyle Azerbaycanlılardan oluşuyordu. Süleyman
Rahimov, Mehbalı Emiraslanov, Ağaselim Atakişiyev,
Mustafa Kuliyev, Mirza İbrahimov da heyetteydiler.
Askeri Konsey kararı ve Güney Kafkasya Ordusu
komutanının emri üzerine 16 Eylül tarihinde Komiser
Albay Aziz Aliyev Tebriz’e giren 47. Ordu Askeri
Şurası üyeliğine alındı. Bir süre sonra Mir Cafer Bağırov
Aziz Aliyev başkanlığındaki heyetten bilgiler almaya
başladı ve Stalin’i Güney Azerbaycan’daki durum
konusunda 1941 yılı sonuna kadar bilgilendirdi.
Söz konusu dönemde Azerbaycan’da Farsça bilen
yetişmiş eleman sayısı çok azdır. Bu nedenle bazı
çevirilerde büyük hatalar yapılıyordu ki böyle hataların
ciddi olumsuz sonuçlarını Aziz Aliyev bizzat dene-
yimlemiş bulunuyordu. Aziz Aliyev’in yerli halkla te-
masları daima Azerbaycan dilinde gerçekleşiyordu, oysa
Moskova’ya gönderilecek raporlar çoğunlukla diplomasi
dairelerinde çalışan Ruslar ve Ermeniler tarafından
Rusça olarak hazırlanıyordu. Bu durumda da pek çok
çeviri hatalarına yol veriliyordu. Mir Cafer Bağırov her
defasında Moskova’ya durumu izah etmek ve çeviri
hatalarının neden olduğu anlaşılmazlıkları gidermek
zorunda kalıyordu.
İşin içine garez de girmişti. Zira Aziz Aliyev’le
SSCB’nin İran Büyükelçisi Andrey Smirnov arasında
ciddi görüş ayrılığı söz konusuydu. Bu görüş ayrılığı
Aziz Aliyev’in Sovyet askeri birimlerinin komutanına
bir mektup yazması sonrasında gün yüzüne çıkmıştı.
Mektubunda Aziz Aliyev yerli halkın, yani Azerbay-
canlıların silahlarının toplanması çalışmalarının sonlandırılmasını istiyordu. Bunun üzerine Moskova’ya başvuran Smirnov Aziz Aliyev’i milliyetçilikle suçlamıştı.
Mir Cafer Bağırov SSCB Dışişleri Halk Komiseri Yar-
dımcısı Vladimir Dekanozov’la (kendisi Azerbay-
can’dandı) irtibata geçerek Aziz Aliyev’i savunmaya
girişti. Mir Cafer Bağırov’a gönderdiği 24 Ekim 1941
tarihli Güney Azerbaycan Raporu’nda Aziz Aliyev şöyle
yazar:
“Okullarda dersler Farsça yapılıyor, yerli
Azerbaycanlılar Türkçe okumak istiyorlar, bu yüzden
“Vatan Yolunda” gazetenin yayına başlaması Azer-
baycanlıları fazlasıyla sevindirmiştir.”
Aziz Aliyev Bakü’den Tebriz’e gönderilen Azer-
baycan aydınlarından bazılarını “Vatan Yolunda” ga-
zetesinde çalışmaya yönlendirmiş, bazılarına milli
okullar kurulması için çalışmaları görevini vermişti.
Azerbaycan aydınlarından bir grubu ise Farsçayı mü-
kemmel bir şekilde öğrenmeleri amacıyla Moskova’daki
diplomatik kurslara gönderilmişti. Bağır Seyidzade
Moskova’ya kursa gönderilen grubun içinde bulu-
nuyordu.
Moskova’da Farsçayı mükemmel bir şekilde
öğrendikten sonra Bağır Seyidzade Azerbaycan Kom-
somol Örgütü Merkezi Komitesi İkinci Sekreteri
25 Büyük Azerbaycan Uğrunda Bağır Seyidzade_____________
görevinde kalmakla, 1944 yılında İran’a döndü. Fakat bu
dönemde Güney Azerbaycan’da cereyan eden olayların
iç yüzünü anlayabilmek için Azerbaycan halkının
bölünmüş tarihine dünden bugüne bir göz atmamız
gerekecek. Kitabımızda bugüne kadar gün yüzüne
çıkarılmamış arşiv belgelerine başvurduğumuz dikkate
alınırsa, bu konu Azerbaycan’ın siyasi ve diplomatik
tarih bilimi açısından özellikle önem taşımaktadır.
Kitapta ayrıca Azerbaycan’ın liderlerinden M.C. Bağırov’un ve cumhuriyette tanınmış simalardan biri olan Mirhasan Seyidov’un karşılaştıkları zorluklara, Moskova tarafından çeşitli baskı ve saldırılara maruz kalmalarına da değinilmekte; dönemin karmaşık toplumsal-siyasal ortamına geniş ve çok yönlü bir bakış sunulmaktadır.
“Büyük Azerbaycan Uğruna – Bağır Seyidzadə” kitabı geniş bir okuyucu kitlesi için kaleme alınmıştır.



Yorum gönder