Rusya’da Postmodern Ekonomik Kriz

Paralel temas hatları: Suudi Arabistan, İran ve Türkiye

The Armenian Diaspora and Armenia: A New Relationship?

Putin Nazarbayev benzeşmesi

Bu millet TABURCU’dur gerisi lafugüzaftır

Gündem 22 Eylül 2020
54

Son günlerde Türkiye’ye karşı bölgesel gelişmeler gerekçe gösterilerek ciddi anlamda saldırı olmaktadır. Hem iç politikada ve hem de dış politikada tehditlere varan gelişmeler olmaktadır. Bu tehdit ve gelişmelere söylenebilecek en güzel cevabı TABURCU kelimesi ile vermek gerekir. Neden Türk hekimleri hastalarını iyileştirdikten sonra ‘’taburcu’’ ederler; ‘’gitsin’’, ‘’evci’’ gibi kelimeler kullanmazlar, hiç aklınıza geldi mi? Taburcu kelimesinin çok hüzünlü bir hikayesi vardır aslında.
Özellikle 1. Dünya ve Çanakkale Savaşı sırasında ülkenin tıp eğitimi veren tek kurumu Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane, hocalarını, öğrencilerini cepheye yolluyor, eğitime ara vermek zorunda kalıyor, binası ise tamamen hastaneye dönüşüyordu. Sadece cephede savaşmakla kalmıyor, savaş olmadığında ya da geride kalan kıdemsiz tıbbiyeliler, direnişte bizzat çalışıyorlardı. İzmir’in işgalinin üç gün sonrası, 18 Mayıs 1919’da, okulda hararetli, hüzünlü konuşmaların yapıldığı, hemen direniş gruplarının örgütlendiği bilinir.
Daha çok bahsedilecek olay, anlatılacak konu var ancak, şunu söylemek gerekir.
Ülkede herkes askerdir, eli silah tutan tüm erkekler savaştadır. Gerçek kurumsal düzeyde tek hastane vardır, ülkenin her yanındaki cephelerde tüm hekimler subaydır, askerdir. Yaralılar iyileştirilir, komutan hastalarını, askerlerini dolaşır. Hastanede, kışlada, revirde, cephede çadırda, savaşta. Tabip subay, iyileşenleri, tekrar silah tutabilecekleri savaşa, taburuna yollar, ‘’taburcu’’ eder. Başka hiçbir milletin, ülkenin hastanesinde, hastalar iyileştiklerinde ‘’taburuna yollanmaz, taburcu’’ edilmez. Bazı değerleri, yaşamının içine böylesine sindirmiş başka bir millet yoktur…. nereye gidiyorsun diye soranlara askerin verdiği cevap Kızıl elmaya ne zaman döneceksin dendiğinde ise asker dönmek yok diyor.
Çağrı Yıldırım

Yorumlar